Hasbahçeden İnciler – 8

0

Deve ile Çalılıktaki Yılan

Bir deve kırda otluyordu. O kırın çer çöpüyle besleniyordu. Bir çalılığa geldi. Çalılık saçı gibi sık ve temiz bir yüz gibi tazeydi. Oradan bir şeyler yemek için boynunu uzattı. Çalılıkların arasında bir yılanın çöreklenmiş olduğunu, başını kuyruğuyla birleştirmiş bir vaziyette beklediğini gördü. Tehlikenin farkına varıp hemen geri döndü, çalılıktan bir şey yemeye hiç hevesi kalmadı.

Çalılık, devenin geri adım atmasını içinde olan dikenlere bağladı. Deve onun böyle düşündüğünü hissederek dedi ki: – Benim korkum senin içinde gizlice yatan misafirdendir, ev sahibinden değil. Asıl korkum yılanın dişindeki zehir, sende olan dikenlerin keskinliği değil. Misafirden korkmasaydım ev sahibini bir lokma yapar yerdim.

İyi olan kimse, kötü ve alçak olandan korkarsa buna şaşılmaz. Korkusu, nefsindeki pisliktendir, varlığından değil. Yani kendinden değil, kötü ahlakından korkar.

Küle basmayan kimse, külün içindeki gizli ateşten korkuyor demektir. İyiler, kötülerden değil onların pis yaradılışlarından uzakta dururlar.

(Baharistan’dan Seçmeler, Molla Câmî, Hazırlayan: Doç.Dr. Ozan Yılmaz, Hasbahçe Kitaplığı)

Ruhların Tanışması

Zünnûn-i Mısrî anlattı:

İsrailoğulları’nm Tih sahrasında dolaşırken, Rahman olan Mevlâ’sının muhabbeti kendisini kaplamış ehl-i cezbeden siyahî bir cariye gördüm. Gözünü göğe doğru dikmiş bakıyordu. Kendisine selâm verdim; ismimi söyleyerek selâmımı aldı. Kendisine beni nereden tanıdığını sordum, şöyle dedi:
“Allâhü Teâlâ, ruhları bedenlerden iki bin sene önce yarattı. Sonra onları arşın etrafında tavaf ettirdi.

İşte orada birbirleriyle tanışanlar, birbirlerine ısınıp kaynaştı. Ayrı düşüp tanışamayanlar ise birbirlerinden uzaklaştı. İşte o cevelân esnasında benim ruhum da senin ruhunu tanıdı.”

“Hikmet sahibi olduğunu görüyorum, Allâh’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret dedim. Şöyle dedi:

“Ey Efendi! Azalarının üzerine Allâhü Teâlâ’nın ihsan ettiği adalet terazisini koy; Allah için olandan başka her şey eriyip kaybolsun, kalbin de safi olup içinde Allâh’tan başka şey bulunmasın.”

“Nasihatini artır.” dedim, şöyle dedi:

“Nefsin için kendi nefsinden fedakârlık yap ve yalnız kaldığında Allah’a kulluk et ki ona dua ettiğinde sana icabet etsin.”

(Salihlerin Hikâyeleri, İmam Yafiî, Tercüme: İbrahim Coşkun)

(Toplam 244 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.