Kişisel GelişimKültür Sanat

Hayal Değil, Hakikat Kuralım

Hayal kurmanın sizin için ne anlam ifade ettiği çok önemlidir. Siz mi hayal kuruyorsunuz, hayal mi sizi kuruyor?

“Hayal etmek” güzeldir, “hayale kapılmak” ise tehlikeli. Çünkü, hayal kırıklığı yaşadığınızda kırılan “hayal” değil, sizsinizdir.

Gerçekçilikten uzak hayaller, ayağınızı yerden keser. Yükselir, yükselir, yükselirsiniz. Gökyüzünde saray kurmaya çalışırsınız. Aklı bir karış havada, başında kavak yelleri esen, bulutlarda yaşayan biri olur çıkarsınız. Aslında gördükleriniz seraptan ibarettir. Bu hayal-i ham ile Donkişotluk yapmaya kalkarsınız. Çevreniz sizi “hayalperest” olarak görür. Söylediklerinize gizliden veya açıktan gülerler. Sizin için “Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır.” derler. Onların gözünde bir zavallı-sınızdır artık.

Çöplükte yatıp vezir rüyası görmek, yalnızca bir teselli olabilir. Zira umut, fakirin ekmeğidir. Rüya ile hülya olmasa züğürdün canı çıkar.

“Hayal peşinde koşmak” ile “hayali peşinde koşmak” farklı şeylerdir. “Hayali peşinde koşan” kendine ait olan bir şeyin ardına düşmüştür ve koştuğuna göre ona yaklaşıyor demektir.

Önemli olan, gerçekçi hayaller kurabilmektir. Çoğu insan işte bunu yapamaz. Özellikle çocukların ve gençlerin hayalleri gerçeklikten uzak kalır.

Şimdi kısacık bir deneme yapalım. Yazıyı okumayı burada kesin ve bir portakalı soyup yediğinizi hayal edin…

Hayalinizi tamamladıysanız şu sorular üzerinde düşünün:

Portakalı yerken kendinizi dıştan mı gözlediniz içten mi; yani filme alır gibi kendi portakal yemenizi mi izlediniz yoksa kamera gözlerinizde miydi? Bulunduğunuz mekânda halı, önünüzde masa ve tabak var mıydı? Elinizdeki bıçağın sapı nasıldı? Günün hangi saatiydi? Pencereler açık mıydı? Kolunuzda saat, parmağınızda yüzük, gözünüzde gözlük var mıydı? Asıl önemlisi, elinizde portakal var mıydı? Onun ağırlığını gerçekten hissedebildiniz mi? Portakalı soymak gerçek hayattaki kadar vakit aldı mı? Yoksa hedefinize (portakal yemeye) gerçek olamayacak kadar kısa bir sürede mi ulaştınız? Meyvenin kokusunu alabildiniz mi? Onun suyunun boğazınızdan geçişini hatırlıyor musunuz? Beş duyunuzu hayalinize ne kadar katabildiniz? Duyularınıza duygularınız da eşlik etti mi? Portakalın kabuklarını hatırlıyor musunuz, onlara ne oldu?

Yukarıdaki sorular üzerinde yalnızca kendiniz için değil, diğer insanların hayal güçleri hakkında da düşünün ve lütfen şunları da sorgulayın:

Hayalen bir portakalı soyamayan kişiden banka soygunu senaryosu yazması beklenir mi? Bugününü tahayyül edemeyen biri bilim-kurgu romanı kaleme alabilir mi? Dünü tam hatırlayamayan insandan tarihi yorumlamasını istemek doğru mudur?

Cevaplarınızı bilemem, fakat takdir edersiniz ki bir şeyi gerçeğe uygun olarak hayal etmek kolay değildir. Pek çok sefer tecrübe ettiğimiz bir durumu bile zihinde canlandırmak güçtür. Hal böyleyken geleceğe dair gerçekçi hayaller kurmanın zorluğunu varın siz düşünün.

Muhayyileyi kullanmanın zorluğundan mıdır bilmem, kimisi plan yapmayı hayal kurmaya tercih ederken kimi de plan dahi yapmadan hemen harekete geçer.

Doğru olan, gerçekçi ve motive edici bir hayal peşinde koşmaktır. Bu koşu, planlı bir koşu olmalıdır aynı zamanda. Akla hayale gelmedik başarılara imza atanlar, akıllı hayalcilerdir. Onlar hayal değil, hakikat kurarlar.

En Yeniler

Bir Yorum

  1. Gercekten cok anlamli bir anlatim olmus. Emeginize,yureginize,elleriniize saglik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı