Hazır İçeceklerin Suyu Çıktı

0

Yaz meyvesi vişneler ya kaynatılıp kavanozlara doldurulur ya da poşetlenip buzluğa kaldırılırdı. Biz çocuklar vakti geçmeden ne kadar vişne yesek kârdı. Ancak vişnenin vakti geçince de siyah eriğin zamanı gelirdi. Bu kez erik ağaçlarının dibine kümelenirdik.

Neyse ki onlar biraz daha bodurdu da doya doya yiyebilirdik. Erikleri yine büyüklere kaptırmadan yemek zorundaydık. Çünkü onlar vişnelerle aynı kaderi paylaşırdı. Ya komposto halinde ya da torbalanıp buzlukta muhafaza edilirdi. Bizler pek hoşlanmazdık tabii, ziyan ettiklerini düşünürdük. O zamanlar çocuk penceresinden bakarken, şimdi büyüklerinden penceresinden bakıyoruz aynı mevzuya.

Alkolsüz içecekler alkolsüz mü?                                                                                                                                          Hazır içeceklerin çeşidi günden güne artıyor. Firmalar her yaz başı yeni bir ürünle karşımıza çıkıyor. Toplumumuz ise alkolsüz içeceklerin hiçbir riski olmadığı düşüncesiyle gönül rahatlığıyla içiyor. Oysa esasında hazır içecekler bu kadar rahat davranmaya müsait değil. “Alkolsüz” diye isimlendirilmeleri gerçekten alkolsüz olduklarını garanti eder mi?

2013 yılında yapılan bir çalışmada, marketlerdeki alkolsüz içeceklerin ethanol (etil alkol) içerip içermediği araştırıldı. Çalışmada farklı markaların %100 meyve suyu, meyve nektarı, gazoz, kola, meyveli soda, portakallı gazoz ve süt ürünleri kullanıldı. Araştırma sonunda kolalarda binde 0,14, portakallı gazlı içeceklerde binde 0,53, meyveli sodalarda binde 0,88, enerji içeceklerinde binde 0,47, meyve sularında binde 1,46 ve süt ürünlerinde binde 0,25 oranda ethanol bulunabildiği tespit edildi. Bu içeceklerin piyasada “alkolsüz içecek” adıyla satılmasında yasal olarak bir problem yoktur. Çünkü TGK Alkolsüz İçecekler Tebliği’ne göre alkolsüz içeceklerde 3,0 g/L’den fazla olmamak kaydıyla alkol bulunabilir.

İçeceklerde iki sebepten dolayı alkol bulunur. Meyveler kendi bünyelerinde doğal olarak bir miktar etanol bulundurabilir. Yahut fermantasyon işlemiyle az da olsa etanol oluşabilir. Yani içeceklerdeki etanol, meyvenin doğal yapısından kaynaklanabilir. Bunda bir beis yoktur. Asıl problem katkı maddeleridir. Meyve suyu ya da sair alkolsüz içecekler birçok işlem basamağından geçer ve katkı maddelerine maruz kalır. Bu maddelerden bazıları bizzat kendisi etanol içerebileceği gibi, alkolle muamele edilmiş de olabilir. Alkolsüz içeceklerde bulunan eser miktardaki alkolün kaynağı katkı maddeleriyse, bu alkol dinen sakıncalı olabilir. İçindeki alkol miktarı sarhoşluk vermese ya da içeceğin yapısını değiştirmese de içine alkol girdiğini bile bile bir Müslüman’ın bunları tüketmesi doğru olmaz. İhtiyatlı davranmak lazımdır.

Yine mi jelatin?
Hazır gıdalarda elimizi neye uzatsak jelatine rastlıyoruz. Su ürünleri dâhil her türlü hayvandan elde edilebilen bu maddenin kullanım alanı kaynağı kadar çok… Jelatin, meyve suyu imalatında da en çok kullanılan maddelerden biridir. Bazı meyveler yapısı itibariyle parçacıklıdır ve suyu bulanık olur. Şeftali, kayısı, portakal gibi meyveler bunlardandır. Bazı meyvelerin suyu ise berrak, parlak ve canlı olur. Elma, vişne, armut, nar gibi meyvelerin suları berraktır. Üretimde meyveler preslenirken katı kısımları, hücre duvarı ve meyvenin -kemikler için son derece faydalı olan- pektin kısmı meyve suyuna karışır ve su bulanıklaşır. Bu nedenle berraklaştırma uygulanır. Çünkü tüketici -sağlıklı ve doğru olmasa da- bu meyve sularının daha parlak ve berrak olmasını talep eder. Bu kısımlar berraklaştırma işlemiyle meyve suyundan uzaklaştırılır.

Berraklaştırma, bazı kimyasal ya da organik maddelerin ilavesi ve sıcaklık yardımıyla olur. Jelatin, bu işlemde kullanılan en yaygın maddelerden biridir. Meyve suyundaki bulanıklık maddelerinin dış yüzeyi eksi (negatif) yüklüdür. Jelatinin dış yüzeyi ise bu asidik ortamda artı(pozitif) yüklü olur. Böylece jelatin bulanıklık maddeleriyle çökelti oluşturur. Çökelti dibe çöktükçe meyve suyu berraklaşır. En sonunda bu çökelti meyve suyundan ayrılır.
Görüntü berrak olsa da arka plan karanlık

Meyve suyu berraklaştırmada sadece jelatin kullanılmaz. Bentonit, kitin, kitosan, silikon dioksit gibi maddeler kullanılan diğer berraklaştırma ajanlarıdır. Bu maddeler, gerek sağlık gerek helallik açısından oldukça tehlikelidir. Özellikle kitin ve kitosan, sert kabuklu böcekler, yengeç, ıstakoz, karides gibi canlılardan üretilir. Berraklaştırıcılar son üründe direkt bulunan maddeler değildir. Tankın dibinde çökelti oluşturur ve uzaklaştırılırlar. Ancak meyve suyu tankına bizzat karıştırıldıkları aşikârdır. Haliyle meyve suyunun bu maddelerden hiç eklenmemiş kadar ârî olacağını düşünmek doğru olmaz.

Çocuklar meyve suyuyla hasta mı oluyor?
Ebeveynler meyve sularını gönül rahatlığıyla çocuklarına içirirler. Çünkü sağlıklı olduğunu düşünürler. Oysa araştırmalar bunun tam aksini söylüyor. Sadece bir kutu meyve suyu, gazoz ya da kola ile vücuda 10-12 çay kaşığı şeker yüklenmiş olur. Üstelik glisemik indeksi yüksek olduğundan bu şeker vücutta hemen metabolize olup kan şekerini bir anda yükseltir. Şekeri düşürmeye çalışan pankreas ise haddinden fazla mesai yaptığından yorulur. Pankreasın yüksek şekerden kaynaklanan yorgunluğu, zamanla kronikleşir ve yağlanmanın da etkisiyle insülin direnci ve diyabet baş gösterir.

“Şeker içermez”, “light” veya “diyet” şeklinde etiketlenen ürünler de mevcuttur. Şeker içermedikleri halde aynı tatlılığa sahip olmalarını sağlayan yapay tatlandırıcılardır. Aspartam, asesülfam potasyum, sakkarin gibi tatlandırıcılar özellikle bağırsak ve böbrekler için zararlıdır. Bunlar, vücuda monosodyum glutamat (MSG) gibi ağır harabiyet verir. The Center for Science in the Public Interest (CSPI) aspartam, asesülfam potasyum ve sakkarini en zararlı 10 katkı maddesine dâhil etmiştir.

Renklendirici katkı maddelerinin çocuklarda hiperaktivite, anksiyete, huzursuzluk, fevrilik, asabiyet gibi problemlere yol açıyor. Çocukların diyetinden renklendirici içeren gıdalar çıkartıldığında düzelme sağlandığı görülmüştür.

Geçmişe dönüş
Gelin sizi çocukluğunuza götürelim. Sadece sizi değil, ailenizi, çocuklarınızı ve hayatınızı da… Sonra hep orada kalın. Evvela, o zamanlar bizler her şeyin doğal ve temiziyle gıdalanmıyor muyduk? Yine -elimizden geldiğince- öyle yapalım. Mesela kovaları alıp köye vişne, erik ağaçlarının, üzüm bağlarının dibine gidelim. Küçükken sopalarla uzanamadığımız dallara şimdi elimizle uzanıp en temiz ve güzellerinden toplayalım. Yanımızdaki minikleri kucağımıza alıp birazını onlara toplattırmayı da ihmal etmeyelim. Sonra eve gidelim, temizleyip bir güzel kaynatalım. Birazını şimdi içip, birazını kış için saklayalım. Çocukluğumuzun güzelliğini, çocuklarımıza da yaşatalım.

Hazır içecek sözlüğü
……………………………………………………….
Soda: Karbondioksit (CO2) eklenmiş su
Maden suyu: Yer altından çıkan doğal mineralli su.
Meyve aromalı içecek: Meyve içermeyen yapay içecek
E 950: Asesülfam potasyum
E 951: Aspartam
E 954: Sakkarin
E 211: Sodyum benzoat
E 102: Tartrazin

Ev Yapımı Limonata
4 adet orta boy limon
4 yemek kaşığı şeker
2 litre su
……………………………………………………….
Yapılışı: Limonların kabuğunu beyaz kısmını dâhil etmeden rendeleyin. Rendelediğiniz kabukları şekerle birlikte 3-4 dakika ovun. Limonların beyaz çeperini soyup robottan geçirin. Kabuklara ilave edip karıştırarak bir limon özü oluşturun. Daha sonra bu öze, yavaş yavaş karıştırarak (çırpma teli kullanabilirsiniz) suyu ilave edin. Elde ettiğiniz limonatayı ince ve temiz bir tülbentle süzüp şişelere doldurun. Afiyet olsun.
Not: Limon özünü suyunu eklemeden bir gece buzdolabında bekletip daha aromatik bir limonata elde edebilirsiniz. Damak tadınıza ekşi gelirse şekerini arttırabilirsiniz.

BU SAYIYI SATIN AL E-DERGİYİ SATIN AL
(Toplam 541 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.