Kişisel GelişimKültür Sanat

Helal Gıdanın Önünde Uzun Bir Yol Var

29 Eylül tarihinde Türkiye’de ilk defa “Helal Gıda ve Sağlıklı Ürünler Fuarı” düzenlendi. World Halal Council (Dünya Helal Konseyi) ile Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Derneği (GİMDES) tarafından organize edilen fuarı sizin için gezdik.

Bir gıda maddesinin içeriğinde haram madde olup olmadığı biz tüketiciler tarafından hemen anlaşılması mümkün değil. Öncelikle ürünün içerisinde kullanılan maddelerin mahiyetleri bilinmeli ki haramdır ya da helaldir demek mümkün olsun. Bunu söyleyebilmek için de ürünü bir takım kimyasal analizlere tabi tutmak gerekiyor. Bu analizleri yapabilmek için de alanında uzman kişilere ve donanımlı laboratuarlara ihtiyaç duyuluyor.

Sadece bu yeterli olmuyor, analizi yapılıp helal sertifikasını alan bir ürünün zaman içerisinde kontrol ve denetlemesinin devam etmesi de gerekiyor. Son olarak da vitrinde tüketiciye ayrı bir etiketle sunulması işi iyice kolaylaştırıyor. Biz de gıdalarda kullanılan maddelerin tamamı için hassasiyeti bulunan insanların böyle bir kolaylığa ulaşabilecekleri bir yolu var mı, ümidiyle fuarı gezdik.

İlk olarak analiz sonuçlarını net bir şekilde görüp göremeyeceğimizi araştırdık. Ancak Türkiye’de “helal gıda kanunu” olmadığından son tüketici şuan için sertifika alan firmaların ürünlerinde böyle bir etiket göremiyor. Bunun kolay olmadığını fuar içinde ve dışında yaptığımız araştırmalarda da gördük. Şimdi bunları sizlere aktaracağız.

Fuar alanında göze takılanlar ilk bakışta fuar alanındaki acemilikler dikkatimizi çekmedi değil. Birçok insan gibi biz de kafamızdaki soru işaretleri ile geldiğimiz fuardan bütün sorularımıza cevap aramaya çalıştık. Ancak gördük ki stant düzeni gelen ziyaretçileri ve halkı bilgilendirme açısından yeterli ve doyurucu değil. Stantlarda birebir sizinle ayrıntılı ilgilenen firmalar olduğu gibi, ilgisiz ve sadece reklam amaçlı gelmiş firmalar da vardı. Dağıtılan CD ve broşürlerde ise gerçekten aydınlatıcı olanların yanında reklam amaçlı hazırlandığını gördüklerimiz de vardı. Bir de “domuz yağı ayrıştırma çubuğu” meselesi ile karşılaştık. Bu stanttaki domuz yağı ayrıştırma çubuğu diye tanıtılan ürünün sadece bir gösteriden ibaret olduğunu gördüm. Zaten kısa bir süre sonra da standı kapatmışlardı.

Fuara katılan diğer Müslüman ülkelerin sayısının azlığını da dikkat çekici buldum. Bu katılımcıların sadece azlığı değil, yanlarında yeterince Türkçe bilen tercüman getirmemeleri de ayrı bir sorun olmuştu. Çünkü insanlar bu firmalarla irtibat kurmakta sıkıntı yaşadılar.

Gıda ürünleri ve gıda ürünlerine katılan katkı maddelerinin yanında fuarda kozmetik ilaç ve kişisel bakım ürünleri de dikkat çekiyordu. Bu ürünlerin bazıları ülkemizde üretilmeye başlanmış iken, bazıları ise hala ithal edilen ürünlerden oluşuyor. Kişisel bakım ürünlerini bu fuarda görmek beni çok sevindirdi. Çünkü sağlığımız için kullandığımız ilaçların, vitaminlerin, balık yağlarının, kapsüllerde kullanılan jelatinsi maddenin de analiz edilip helal sertifika alması sevindirici bir gelişme.

Fuar ilk adım, ama yol çok uzun
Türkiye’de helal belgesini almak isteyen bir firma, bazı ön şartları yerine getirdikten sonra başvurusunu yapıyor. Burada sertifika veren şirkete büyük iş düşüyor. Çünkü resmi bir kurum olmayan bu firma helal gıda sertifikası verdiği üretici firmaları sürekli denetlemek zorunda. Bunun yanında tüketicilerin şüphelerini de haklı çıkartmaması gerekiyor. Bir de helal gıda sertifikası sadece ürüne veriliyor. Firmaya verilmiyor. Verilen ürünün de sadece ihraç edilen bölümünü kapsıyor. Ama firmalar da çok önemli çünkü insanlar üründen çok firma isimlerine odaklanıyorlar.

Helal gıda sertifikası, ürünün tüm aşamalarının denetlenmesi sonucu veriliyor. Bu sertifika bile bizim içimizi rahatlatmaya yetmiyor. Çünkü bir mamulün, çiftçiden alınıp raflara ulaşmasına kadar geçen süre çok uzun ve karmaşık aşamalar barındırıyor. Zaten bu sertifikaya ülkemizde sahip firmalar, ürünün üzerinde belirtemiyorlar. Çünkü ülkemizde bu konu üzerinde çıkmış bir kanun yok. Bir kanun çalışması onaylanırsa ürünlerin üzerine helal mührü konabilecek. Şimdilik sadece ihraç edilen ürünlerin üzerinde görebiliyoruz.

Bunun yanında dünyanın çeşitli ülkelerinde helal sertifikası veren başka özel firmalar da var. Bu firmalar ürünün işleniş aşamalarını denetçileri ile denetleyip, sağlıklı, temiz ve İslami koşullara uygunluğunu kontrol edip, ürünün helal sertifikası alıp alamayacağını belirliyorlar. Zaten helal ürünler fuarı da, helal belgesini alan bu firmaları bir araya getirip tanıtmak amacı ile düzenlendi.

Böyle bir gayeyle düzenlenen fuar ilk olması nedeni ile güzel bir hadise. Ama gıdaların fıkhı yönü ile biyoloji, kimya ve gıda mühendisliğinin işin içerisine girdiği çok geniş bir saha var önümüzde. Her bir adımda ayrı ayrı sorular ve şüpheler var. En basitinden rekabet ekonomisinde emek, özveri ve titizlik isteyen gıda sektörü ve tüketicileri buna hazır mı? Çünkü şüpheleri gidermek için uzun yolda yapılanların fiyatlara yansıması gerekecek. Buna üreticilerin de tüketicilerin de hazır olması ise ayrı bir mevzu. Ancak kafamızdaki tüm soru işaretlerine rağmen gezdiğimiz fuar alanında ilkler güzel ve desteklenmeli. Tüketiciler de bilinçlenmeli. Sadece vitrinden ürünü alıp arkasına bakmadan gitmenin yolunu aramamalı. Sormalı, sorgulamalı ve öyle almalı. Hatta bazen de bırakıp gitmesini de bilmeli.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu