Hikaye ve Günlükler

Heyecanı Satın Alabilir misin?

Kelimelerin Hikayesi

Hey Canım, candayım, heyecanım.

Yani içinizdeyim, kimse beni üretmek için azamî ücret ve de cüret ödemedi. Ancak bazı heyecan tiryakileri vardır. Hayatlarını tehlikeye atmaktan ictinap etmezler, en çetrefilli mevzulara dalmaya büyük iştiyak duyarlar. Böyle insanlar için tehlike karşısında duyulan yürek çarpıntısı kadar keyfli bir şey yoktur. Onlar için hayatın enerjisi, heyecandır.

Mesela bir av esnasında tehlike karşısında heyecanlanabilmek için, yüksek miktarlarda para sarf ederler, her türlü fedakarlığa katlanırlar. Adeta tehlike ve zorluğu, bu heyecanı yakalamak için parayla satın alırlar. Tek istedikleri, hayatın heyecanını bir nebze hissedebilmektir.

Heyecanın ekserisi, mevsime ve havaya endekslidir. Her mevsim biterken biraz hüzün biraz da heyecan karışır. Yaz mevsimi bitse bile, renkler tek tek solsa da gözlerdeki parıltı sönmez, ruha bir heyecan siner.

Sonbaharda nebatatın rengi sarıdır ve çiçekler mahzun bakar. O koskoca gövdeli ağaçlarda bile matemin hüznü görülür. Bütün bu hüzünlü manzaranın altında gizli bir şey, yeni mevsimin heyecanı vardır ki, kış da olsa, bu yeni heyecanın vefakâr dostları bulunur.

Ondandır ki tabiat rengarenk libasından sıyrılarak hüzne gark olurken, insanın ruhunda sevinç ve kalbinde heyecan eksik olmaz. Bilirsiniz ki sonbahar, çalışma zamanının yaklaştığını hatırlatır. Çalışmak için de heyecan lazımdır.

Tabiatın mevsim değiştirme günündeki hüznüne bile tam kapılamaz insan. Yaz, ağır ve yavaş havasıyla ruha uyuşukluk verir. Elinizdeki kitabı bırakarak tabiatın rengine bürünüp her şeyi temaşa etmek istersiniz. Sonbahar, havanın ve tabiatın hareketsiz boynunu büktüğü anda insana yorgunluk verir. Deniz durgun su yüzeyi kadar cazibesizdir. Gökyüzü yeknesak rengiyle baş başa kalır.

İçiniz ve işinizde heyecan olsa bu tablo nasıl değişmez ki! Yavaş yavaş bu durgun denize biraz hayat ve hareket gelir, dalgalanmalar başlar. Suyun yüzeyinde kıpırdanma görürsünüz. Küçük dalgalar tatlı temaslarıyla sahilin kumlarına yüz sürerek adeta coşarlar. Daha sonra gökyüzünde siyahlık, beyazlık, bitmez tükenmez maviliğin gölgesiyle hayalleriniz ve ümidiniz güzelleşmeye başlar. Kuşların cıvıltısıyla hayatın nabzını duyar, bir umutla eğik başınızı kaldırırsınız.

Tabiattaki bu fark ediliş, insanın içindeki heyecanın müjdecisidir. Çiftçi, her mevsim son işlerini görmek için acele eder. Şehir, mesaiye başlamak için her sabah tazelenir ve hazırlanır. Çalışanlar, mütebessim çehre ile işlerine giderler. Bunların hepsi heyecandandır. Fakat heyecan tek başına gelmez. Heyecan gelince oraya neşe, sürûr gelir. Oraya her şey gelir…

Issız kaldığı zannolunan sokaklar, işler ve fikirler, sabah akşam mutlu insanlarla dolar. Onlar, merkezden çevreye, evden işe neşe ve şetareti, oraya ümidi ve hayatı getirirler… Hülasa; yaşamak, heyecan işidir.

Heyecan; candır, candadır. Hareket belirtisidir. İnsanın yaşadığının alametidir. Bazı insanlar parayı görünce, bazıları yaptığı iş ile heyecanlanır. Heyecan, hissettiğiniz, ürettiğiniz enerjidir. O yüzden faturası kişiye kesilir.

Mesela; bir öğretmen,  öğrencisinin öğrenme heyecanını öldürmüş müdür?

Bazı insanlar işinde ve içinde paradan çok heyecan yitirmemeye dikkat ettikleri için mi başarılı olmuşlardır? Aidiyeti, en üst mertebede keyfiyeti tedarik edebilmişlerdir.

İnsanı işine karşı, çocuğu babasına karşı harekete geçiren heyecanıdır. Heyecan yoksa iş de yoktur. Çünkü heyecanın mana hamurunda “deruni telaş ve hareket, coşma, coşkunluk” vardır. Kökünde “toz kaldırdı, telaşı kızıştı” manaları biter. Yani heyecan, hayatın rengidir.

Bazı hisleri öldürmenin bu dünyada yasal ve gayrı-hukukî zeminde cezası yoktur. Mesela kalpteki heyecanı kırmanın cezası var mıdır? Hiçbir bedel ödemediğiniz muhatabın heyecanını öldürmek de vicdan suçu değil midir?

Heyecan satın alınamaz; çünkü mülk değildir, ama mülkü mamur kılar. Parayla satın alınamadığı için heyecanı öldürenlere para cezası da uygulanamaz.

Heyecan hissedilir ve hissettirilir, diri tutulur; sonra kişiden kişiye, kişiden kuruma, kurumdan umuma, vesair umura ve ömre, dalga dalga yayılır gider. Varın, adına siz motivasyon deyin.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı