AraştırmaKapak

Hileli Yönlendirmeler Sarmalı

Gülerken Isıranlar

Depresyon, şizofreni, bunama ve bağımlılık gibi hastalıklarda beynimizdekileri tam olarak bilmek, işleri kolaylaştırır. Melatonin salgıladığı zihin işlevleri, stres hormonu depresif belirtiler, elektromanyetik kirlilik, alzhemir sebep-sonuç ilişkisi, serotonin, mutluluk, huzur… Bunları tam olarak bilmek sadece doktorların ilgisini çekmez.

Stratejistler, ekonomistler, politikacılar ve onların işlerini yapan diğerleri, insanların karar verme sürecini etkilemek isterler. İnsanın aklındakileri okuma ve onları yönlendirmek için adeta can atarlar. Hangi kitabın okunacağı, nasıl bir satın alma fiiliyatında bulunulacağı, paranın nasıl değerlendirileceği, dünya görüşü ve fikrî eğilimler, insan hayatı için önemli yol ayrımlarıdır. Bunlar doğru şekilde kullanılıp güzelliklere vesile olabileceği gibi, kötüye kullanılıp hilecilerin hilesine de alet edilebilir.

Hileciler kötüye kullandıkları bilimsel metodlara aldatma demiyorlar, yönlendirme diyorlar. Kendilerine de zaten yeni bir isim bulmuşlar, onlar artık hileci olarak bilinmiyorlar, toplumun içine “Manipülatör” olarak nam saldılar. Sosyolog, sosyal psikolog, toplum bilimci gibi afilli isimlerin arasına gizlenseler de manipülatörler, insanları aldatma sanatında ustabaşı gibidir. Toplumun yaralarını sarmaya çalışan, babacan bilim adamı tipinde samimi ve içten görünebilirler ancak çoğu zaman bu sadece hileli yönlendirmeleri için bir araçtır. Gerçek renklerini göstermeden önce sizi kendilerine çekmek için birtakım yollar kullanırlar. Onur Öymen’in “Propaganda Silahı Olarak Basın” ve Nevzat Tarhan’ın “Psikolojik Savaş Gri Propaganda” kitaplarından 9 madde ile konuyu özetleyelim.

Çok görünmek istemezler

“Toplumun görünmeyen mekanizmasını işleten kişiler, görünmeyen hükümeti oluştururlar. Adını hiç duymadığımız kişiler tarafından zihinlerimize şekil verildi, zevklerimiz biçimlendirildi.” Walter Berneis’in bu sözü, çok görünmek istemeyen manipülatörlerin toplum içindeki faaliyetlerini özetler. Onlar bu faaliyetleri yapabilmek için insanların faydasını düşünmezler. Kendi menfaatlerine odaklanırlar. İhtiyaçlarının ve isteklerinin karşılanması, onlar için her şeydir. Faaliyet yürütürken onlar hakkında; başkalarının ne düşündüğü, ne hissettiği ve onlardan ne istediği önemli değildir.

Sınır tanımazlar

“Haksız suçlamalarda bulunan muhabirlerin burnuna birkaç yumruk indirmemek için kendimi zor tutuyorum.” Bu cümleyi ABD başkanı Truman söylemiş. Manipülatörlerin sınırları ne kadar zorladıklarına iyi bir misaldir. Devlet başkanı da olsanız bu manipülatörler sınır kavramını anlamamaktadır. Bu tip insanlar, dünyanın her yerinde aynı usulle çalışırlar. Sadece kendi isteklerinin peşinden koşarlar ve yol boyunca kimin incindiğine dikkat etmezler. Fiziksel, duygusal, psikolojik veya ruhsal halinizle ilgilenmezler. Kişisel alan ve kimliğin ne anlama geldiğini anlamazlar ve sizi gerçekten umursamazlar. Parazitlere benzetilebilirler. Canlılar âleminde parazitlik kabul edilebilir bir ilişkidir, fakat konu insan ilişkileri olduğunda bu durum, karşı tarafın tükenmesine neden olur.

Başkalarını suçlarlar

Hile konusunda sözleri genelde batılı kaynaklardan alıyoruz, bunun sebebi manipüle ilminin batıda çıkmasından kaynaklıdır. “Kendini Güçlendirmek” kitabının yazarı Darlene Ouimet’in, manipülatörlerin başkalarını suçlamaları hakkındaki cümlesi net bir özet sunuyor: “Kontrolcüler, suistimalciler ve manipülatörler hatayı hiçbir zaman kendilerinde aramazlar. Her zaman sorunun başkasında olduğunu söylerler.”

Bir manipülatör, sürekli başkalarını suçlayarak kendi davranışları için sorumlulukların üstünü örter. Sorumluluklarının farkındadırlar fakat kötü giden gidişattan asla kendilerini sorumlu tutmazlar. Sorumluluk almayı sürekli, her konuda reddedebilirler. En sonunda, kendi ihtiyaçlarını yerine getirme sorumluluğunu size yıkmaya çalışır, sizin ihtiyaçlarınız için yer bırakmazlar.

Duygu sömürüsü yaparlar

Çinli filozof Sun-Tzu, kendini dinleyen yöneticilere, “Savaşmadan kazanmak en iyisidir.” der. Silah kullanmadan savaşmanın yolu “duygular” üzerinden yapılan harptir. Çünkü 1950’li yıllarda Neuman Rand bir teori ortaya atmıştı. Bu teoriye göre insanlar mantıkları ile hareket ettikleri takdirde doğru hareket edeceklerini iddia ediyordu. Ancak daha sonraki dönemlerde yapılan araştırmalarda insanların mantıkla değil, daha çok duyguları ile hareket ettikleri anlaşıldı.

2002 yılında Gregory Berns ve ekibi, beynin Corpus straitum alanını harekete geçmesini izledi. 36 kişi üzerinde yapılan araştırma sonucunda kişilerin seçim sırasında kendilerini daha çok mutlu eden tarafa yöneldikleri tespit edildi. İnsanlarda sanılanın aksine daha fazla para kazanma yerine, daha iyi bir insan olarak tanınma isteği ağır basıyor. İnsanları arkadan vurma kaygısı, karar vermelerinde önemli şekilde tesirli oluyor. Manipülatörler de bunları bildikleri için insanların duygusal duyarlılığına ve özellikle de vicdana yönelirler. Sizi bir şeye inandırma şanslarının yüksek olduğunu biliyorlar, çünkü siz duyarlısınız, hissediyorsunuz, değer veriyorsunuz ve elbette yardım etmek istiyorsunuz. İlk başta iyiliğinize ve nezaketinize hitap edebilirler, genellikle sizi harika insan olarak tanımlar ve överler. Fakat zamanla bu övmeler en aza iner çünkü sizi gerçekten umursamazlar. Önemli olan tek şey onlar için ne yapabileceğinizdir.

Laf taşırlar

Eğer manipülatörleri düşünceli insanlardan ayırt etmenin kolay bir yolunu arıyorsanız, size başkaları hakkında anlattıkları olaylardaki konuşma şekillerine dikkat edin. Sizinle başkaları hakkında konuştukları gibi arkanızdan sık sık sizinle ilgili de konuşurlar. Rekabete ve kıskançlığa teşvik eden senaryolar konusunda ustadırlar.

Sadece kullanırlar

Onların sıkıntılarını size bulaştırmalarına izin vermeyin. Kendi iyi niyetli görüşlerinizi yanlış anlamaya kararlı olan insanlara açıklamak için zamanınızı boşa harcamayın. Onların sizi anlamalarını ve beğenmelerini sağlama görevi sizin işiniz değil. Eleştirilerine eleştiri ile karşılık vermeyin. Çünkü manipülatörler, sizinle bir insan olarak ilgilenmiyorlar.

Sözlerine kanmayın

Büyük yalancılar soğukkanlı olurlar, insanların gözünün içine bakarak yalan söylerler. Manipülatörler, büyük yalancılardan seçilir. İnsanları davranışlarına göre tanımlayın, asla sözlerine kanmayın. Yüzleri kızarmaz, utanma duyguları yoktur. Çok konuşurlar ve sorulara doğrudan cevap vermezler. Sık sık yemin ederler. Sürekli ne kadar namuslu ve dürüst olduklarını anlatırlar. Doğruyu değil de karşı tarafın duymak istediğini söyleyenlere karşı dikkatli olun. Böylelerini mazeret göstermeden yakından gözlemleyin; genellikle ne görürseniz sonuçta alacağınız şey o olur.

Her zaman dikkat edin

Sizi yönlendirmelerine izin vermeyin. Size yardımcı olsunlar, yol göstersinler, ama sizi kontrol etmesinler. Kendi yolunuzu doğru yerden aldığınız enerji ile siz belirleyin. İyi bir kişi gibi davranarak size yaklaşan manipülatörler, iyi bir insan olmak için çok çaba harcıyormuş gibi görünerek, size iyi insan profili çizebilirler. İlk karşılaşmanızda yaptıkları samimi ve içtenlik oyunları onlarla olan ilişkilerinizi güçlü bir şekilde başlatabilir. Baştan beri bu kişilerin göründüğü gibi olmadığını ve yapmacık davranışların arkasına saklandığını anlarsak, o zaman belki de onlarla ilişki kurarken daha dikkatli oluruz.

Değerlerinizi DEVAMLI kontrol edin

Hileci kişilerle tartışmayın, onların gerçek kişiliğini ortaya çıkaracak sorularla manipülatörleri açmaya çalışın. Onun stratejisi ile ona karşılık verirseniz kavga çıkar. Değerlerinizi, inancınızı ve gittiğiniz yolu iyi bilirseniz sizi kimse kullanamaz ve incitemez. Ancak kimliğinizi, kişiliğinizi, değerlerinizi bilmiyor, sürekli bunları kontrol etmiyorsanız, manipülatörler tarafından gülerken ısırılabilirsiniz.

Değerlerinizi ve inançlarınızı düzenli olarak kontrol edin. Bunu yeterince, düzenli olarak yapmadığımız zaman kendimizi kullandırmaya devam edebiliriz. Hayat devam ettikçe, mevcut şartlar değişir, bunlar davranışlarımızı da etkiler. Bu değişen fikirlerin değerlerimizi, gittiğimiz yolu nasıl etkilediğini bilmemiz gerekir. Neye inandığımızdan emin olamadığımızda, düşüncelerimizin manipüle edilme ihtimali çok yüksektir. Kendi değerlerinizden, inançlarınızdan emin olmadığınızda, karşı tarafa manipülasyon için fırsat vermiş olursunuz.

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı