Kolay Hayat

İş Hayatında Yozlaşma, Çare: Ahilik Ahlakı

Ahilik Ahlakı Nedir?

Son yıllarda en çok eleştirilen toplumsal meselelerin başında iş ahlakındaki yozlaşmalar geliyor. Hayatın her  alanına sirayet eden ahlaktan mahrumiyet, iş hayatında kendisini daha çok hissettirir oldu.

Günün büyük bir kısmının maddi hayatın tanzimi için iş yerinde geçirildiği günümüzde, ahlak yozlaşması toplumun her kesiminde daha çok hissedilmeye başladı.  İş hayatında ahlaki mahrumiyetten sürekli şikayette bulunan toplum, buna rağmen henüz mevzuuyla ilgili elle tutulur bir adım atmış durumda da değil. Bunun belki en önemli sebebi “güzel iş ahlakı niyetinin” henüz samimi bir şekilde olgunlaşmamasıdır.

Toplumdaki iş ve meslek ahlakının standartlarının düşmesi, insani bir takım değerlerin yitirilmesine sebep oldu. Bir de insanların çalışmadan zengin olmanın hayalini kurmaya başladığı iş hayatında, insanlar güven problemi duymaya başladılar. Güvensizlik ortamında iş yapmak ise korkulu bir hal aldı. Müteşebbisler, en yakınlarındaki ortaklarını bile kendilerine en kötü rakipler olarak görmeye başladılar. Yine bu güvensiz ortam en yakınların bile birbirlerine borç alış verişini durdurdu. Bu da toplum içerisinde insanların birbirlerine yardım etme, dolayısıyla yardımlaşma hissiyatını kaldırdı.

Yardımlaşma, insanların birbirlerini sevmesi ve dolayısıyla birbirlerine karşılıklı güven duyması için çok önemli iktisadi ve ahlaki bir adettir. Yardımlaşma ve sevgi hissiyatını artıran bu adet, insanın dünya ile olan ilişkisinde olduğu kadar ahiret ile olan ilişkisinde de çok önemlidir. Dünya ile ahiret arasında iş hayatına dayalı samimi ilişkiler yumağı insanın, hayatın anlamını doğru algılaması için faydalı olacaktır. Ayrıca insan yaşadığı her yerde kendini güvende hissedecek. Bu güven hissinin tadı alındığında iş ahlakı için emek sarf etmeye devam edeceklerdir.

Ahlaki yozlaşmanın çözümlerini ekonomi ve ahlak tarihimizde aramaya başlamadan önce problemin kaynağını biraz daha anlamaya çalışalım. Aslında temel problem, günümüz ekonomik sistemde mutlak iş menfaatinin her şeyin önünde tutulmasıdır. Kişi menfaatlerinin toplum menfaatlerine tercih edilebileceği bir sistemden başka da bir sonuç beklenemezdi zaten. Bundan sonrası için, yeni ve temiz ekonomik ahlaka sahip bir neslin yetiştirilmesinin zorunluluğu toplumun her kesimi tarafından kabul edilmelidir. Yeni ve temiz ekonomik ahlakın kaynağına uygun misaller tarihimizde yaşanmıştır. Güzel hasletli nesiller için yeniden keşif yapmaya gerek yok. Bunun için en güzel örneklerden biri olan ahilik teşkilatı incelenip özellikle iş ahlakı temelinde erdemli insan profili için çalışmalar yapılabilir.

Çözüm Ahilik Müessesesinde

Ahilik teşkilatı iktisadi bir müessese olduğu kadar ahlaki temelli bir eğitim müessesesi vazifesini de uzun bir tarihi süreç içerisinde devam ettirmiştir. Ahilik, toplumun ortak kesiminin kalkınmasına yardımcı olan bir örgütlenmenin adıdır aynı zamanda. Uzun tarihi süreç içinde insanların sanat ve meslek alanlarında yetişmelerinin yanında onların ahlaki yönden de gelişmelerini sağlamıştır. Ayrıca Ahiliğin temel misyonu mükemmel fertler yetiştirerek mükemmel topluluklara ulaşmak olduğu için iddialı bir sosyal ve ekonomik görüş olarak da karşımıza çıkmaktadır. Dünyayı düzene sokma yolunda insanlara vizyon katmak gibi iddialı duruşu, onun modern iktisat teorilerine de alternatif olabileceğini gösterir.

Bütün geri kalmış toplumların ortak özelliklerinden birisi ahlaki kuralların çözülmesidir. İktisadi manada ne kadar mükemmel bir vitrin dizayn edilse de geri plandaki ideal iş ahlakı vasıflarının olmayışı ekonomi vitrini sağlam devletleri bile bir anda tarihin sayfalarına gömebilir. Bu yüzden tarifteki ideal olma vasfını, dolayısıyla ahlak dinamizmini iyi analiz etmek gerekir. Çürümüş bir takım katı ve anlamsız kuralların devam ettirilmeye çalışılması kısa dönemde fayda veriyormuş gibi algılansa da ani bir yıkım ile kendisini göstermekte gecikmeyecektir.  Toplumlar yeniden canlanmak için temelleri sağlam ve denenmiş örnek kurumlara ihtiyaç duyar. Bu noktada iş ahlakı kavramının da yeniden yorumlanmasına ihtiyaç yoktur. Zaten denenmiş ve fayda sağlanmış bir iş ahlakı yorumu ahilik iş geleneğinde vardır. Sadece bu gelenek çerçevesinde ahlaki değerlerin ideal ölçülerde insanlara anlatılması ve iş hayatlarının bu ölçülere göre yeniden tanzim edilmesi yeterli olacaktır. Bu noktada sizlerle denenmiş ve fayda görülmüş ahilik iş ahlakından olan birkaç misali paylaşmak istiyoruz.

Ahilik Ahlak ve Erdemlilik ile Muvaffak oldu

İş ahlâkı her devirde aranır. Peki, önceden güvenirliliği, işini mükemmel yapmayı, işi ehline vermeyi ve kolaya kaçmadan, her şeyi kendi gücüyle, kendi alın teriyle, kendi bileğinin hakkıyla yapmayı ve helâlinden kazanarak yemeyi gerektiren bu iş ahlâkı nasıl tesis ediliyordu? İşinde hile yapan, mesleğini kötüye kullanan esnafın, ahi teşkilatlarının Osmanlılardaki devamı olan loncadan çıkarılması, “kethüdâ” ve “ihtiyar heyetinin” kararıyla olurdu. Loncadan çıkarılan bir kişi, bir daha bu mesleğe dönemezdi. Esnaf, yaptığı hile ve sattığı maldan hakkından fazla aldığı ücret oranında, bu meslekten çıkarılma cezasına çarptırılırdı. Tarihte önemli bir yer tutan ahiliğin temelinde dürüstlük vardır. İşte bu temiz ahlâkı telkin eden fütüvvet-nâmelerde yapılan tavsiyeler arasında, helâlinden kazanmak başta gelir.

Burada ahinin ayırıcı ve belirgin özelliği olarak, helâl kazanç elde etmek için çalışıp çabalayan hatta iş ortamından uzaklaştığında da evde, sokakta hatta yatarken dahi kazancını helâl yoldan kazanmayı düşünen bir kişi olduğuna dikkat çekilmektedir. Bunun için de ahinin her şeyden önce bir iş sahibi olması gerekmektedir.

Yolsuzluk Yapanların Cezası

Esnafta her şeyden önce doğruluk aranırdı. Hileli, çürük iş yapmak, belirlenen fiyatın üstünde mal satmak, başkasının malını taklit etmek büyük suç sayılırdı. Kalitesiz mal üreten, tüketiciyi aldatan, yüksek fiyatla mal satan esnaf ve sanatkâr birlikten ihraç edilir, iş yeri kapatılırdı. Öylelerine “yolsuz” denir, piyasadan hammadde alamaz, kimse ona mal satmaz, o malını kimseye satamazdı. Kahvelere kabul edilmez, cemiyet toplantılarına giremezdi.

Pabucu Dama Atılmak

Ahiliğin piri Ahi Evran, ayakkabıcılar çarşısından geçerken ayakkabıları inceler, hileli gördüklerini kesip dama atar, dükkân kapatılarak ustanın peştamalı kapının kilidine bağlanırdı. Böyle bir olayda haber esnaf arasında hızla yayılır, “Filanca ustanın pabucu dama atıldı.” denirdi. Usta utancından insan içine çıkamaz, kimsenin yüzüne bakamaz, bazen de o beldeyi terk etmek zorunda kalırdı. Sattığı süte su katan sütçünün kuyuya basıldığı, bozuk kantar kullananın ibret-i âlem için çarşı – pazar dolaştırıldığı, ekşi pekmez satanın pekmezinin başına geçirildiği tarihi gerçeklerdendir.

Ahlak ve Erdemin Kaynağı da İslam’dı

Fütüvvet-nâmeler: Ahiliğe katılanların ellerinden düşürmedikleri ve günlük hayatlarına uygulamaya çalıştıkları ilkelerin açıklandığı eserlerdir. Bir çeşit temel kanundur. Fütüvvet-nâmelerdeki ilkeler, Ahilerin günlük hayatının her alanını ve her anını ilgilendirir. Hayatın bütününü kuşatır. Ahi vizyonunun temel değerlerini oluşturan -değişmez ve vazgeçilmez kabul edilen- ilke ve öğretiler vardır.

Ahilerde bulunan özellikler incelendiğinde dikkatimizi çeken, ahiliğin kaynağının İslam olduğudur. İslam’ın insana vermiş olduğu değeri anlayan ahilik müntesipleri, sadece dış görünüşteki temizliğe değil, aynı zamanda, ruh temizliğinin kazandırdığı iç temizlik ve ruhi erginlik gibi yüce insan değerleri, hem kendi hayatlarına katmış hem de bu konuda başkalarına örnek olmuşlardır.

Modern iş hayatının kuralları ahlaki temelli yeniden ele alınmalı ve düzenlenmeli. Ahilik bu noktada referans olabilecek güzel bir örnek olarak karşımızda duruyor. Bu yönüyle dikkate almalı ve yeniden yorumlanmalı.

Fütüvvet-nâmelerde Ahiliğin 7 Vasfı

  1. Namazı bırakmamak. Çünkü namaz insanı her türlü kötülükten uzak tutar.
  2. Haya sahibi olmak. Haya, insanın toplum içindeki itibarını arttırır.
  3. Dünya hayatına esir olmamak. Fani olanları kutsayıp yüceltmek insanın itibarını yok eder.
  4. Nefsin esiri olmamak. Nefis esareti kötü istek, arzu ve davranışın başlangıcıdır.
  5. Helal kazanç sahibi olmak. Helal olan kişinin eliyle, çalışmasıyla kazandığı şeyden yediğidir. Ahilik örgütünün en önemli vazgeçilmez ilkelerinden birisidir. Bu ilke çalışma hayatının dinamik bir hal almasını sağlamıştır.
  6. Ahilerden muhtaç olanlara ihsan ve keremde bulunmak. Sosyal ve iktisadi hayatın cömertliğe ve yardımlaşmaya dayanmasını sağlayan temel ilkelerden birisidir. Başkalarıyla birlikte büyük hedeflere ulaşmayı sağlar.
  7. İyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak. Ahilik örgütünün iç denetim yoluyla oluşabilecek haksızlıkların ve yanlışlıkların giderilmesini sağlayan bir ilkedir.

 

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu