AraştırmaDoğal Hayat

Işık Hızına Dair Enteresanlıklar

Galeri

Hız, bir cismin hareketi ve yer değiştirmesidir. Hareket eden her şey hızlıdır; farklı olan sadece hızın derecesidir. Bir insan, saatte 45 kilometre, bir at 88 kilometre, bir çita 93 kilometre hızla koşabilir. Bir kaplumbağanın hızı ise saatte 0.27 kilometredir. Peki ya ışık ne kadar hızlı?

Hareket edenin, hızı var demektir

Kâinatta her şey hareket halindedir; dünyadan, galaksiye, hatta ışığa kadar her şey. Bir şey hareket ediyorsa, o zaman hızı olmalıdır. Işık da bir yerden bir yere gidebildiği için onun da hızı vardır.
Işık hızı ilk olarak 1676 yılında, Danimarkalı Ole Christensen Romer tarafından ölçülmüş ve 220.000.000 m/s olarak belirlenmiştir. 1975 yılına gelindiğinde 299.792.458 m/s hıza sahip olduğu netleşmiştir. Bu hız, saatte 1.079.252.848 kilometreye eşittir. Daha anlaşılabilir söylemek gerekirse, saatte 300 kilometre hızla gidebilen bir aracın hızının 3.597.500 katıdır.

Işıktan hızlı gitmek…

Albert Einstein’a göre ışık hızı, kâinatın hız limitidir. Çünkü ışık hızını aşmak, bilimin bildiği enerji yasalarını ihlal etmek demektir. Fakat ışık hızının geçilmesi durumunda, zamanda yolculuğun yapılabileceği dahi iddia edilir.
Bunun tersini düşünenler de yok değil. Onlara göre, ne yapılırsa yapılsın ışık hızına asla ulaşılamayacak. Çünkü kâinattaki her şeyin bir kütlesi var. Kütleli bir nesne, istendiği kadar hızlandırılabilir. Parçacıklar hızlanmak için kütleye ihtiyaç duyarlar. Bir parçacık, ışık hızına yaklaştıkça, hızlanmak için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar. Bunun sebebi, parçacıkların hızlandıkça toplam enerjilerinin katlanarak artmasıdır. Bu noktada, ışık hızına yaklaşmak ve onu bir tık ileriye taşımak için sonsuz enerjiye ihtiyaç vardır. Ancak şu an için sonsuz enerjiye ulaşmak mümkün görünmüyor.

Işığın hız sınırının olma sebebi nedir?

“Işık hızı sınırı, neden saniyede 300.000 kilometredir?”, sorusunun en net cevabı; “Allah böyle dilediği içindir.” cevabıdır. Bu kâinatta yaratılan en hızlı şey, ışıktır ve bu hız, Hazreti Allah’ın dilemesiyledir.
Başka bir cevap aramak şuna benzer: Neden yemek yiyoruz ve su içiyoruz? Bu sorular, tamamen yaratılışa dairdir. İnsan, yiyen ve içen bir canlı olarak yaratılmıştır. Işık da belirli bir hızda gidecek şekilde yaratılmıştır.

Işık hızlandıkça zaman yavaşlamaya başlar

Işık hızına yaklaşıldığında, zaman yavaşlar ve o hıza ulaşıldığında tamamen durur. Bunun sebebi, hiçbir şeyin ışık hızını aşamıyor olmasıdır. Zaman durduktan sonra daha fazla yavaşlayamaz. Eğer daha da hızlanmak gerekirse, zamanın daha da yavaşlaması gerekir. Duran bir şeyin daha fazla yavaşlaması, mantıkî değildir.

Işık hızı da yavaşlar

Kâinatta, hiçbir şey ışıktan hızlı gidemez, biliyoruz. Peki, ışığı yavaşlatıp bizim hızımıza düşürebilir miyiz?

Saniyede 300 bin kilometre hızla giden ışık, önüne engeller çıkarılarak yavaşlatılabilir. Işığı en çok, su yavaşlatır. Suyun içindeki ışık, hızının çeyreğini, yani %25’ini kaybeder. Bu yavaşlamanın sebebi, ışığın hem parçacık hem de dalga olarak davranıyor olmasından ileri gelir. Işık, bazı durumlarda birbirini takip eden parçacıklar halinde hareket eder. Bazen de tıpkı sudaki dalgalar gibi hareket eder. Işığın yavaşlamasına sebep olan, bu dalgalanma özelliğidir.

 

 

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı