Sağlıklı Hayat

İsmi Gibi Şeker Olmayan Hastalık DİYABET

Diyabet, insan vücudunda insülin hormonu yetersizliği yahut etkisizliği sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Vücudumuzun enerji ihtiyacının % 90’nını sağlayan glikoz seviyesinin üst seviyelere çıkması ile teşhis konur. 2000 yılından itibaren ülkemizde yapılan çalışmalarda diyabetli hasta sayısının 3,2 milyon olmasının yanında her üç hastadan biri de diyabetli olduğundan habersiz.Gizli şeker denen diyabet hastalığının başlangıç safhasını da bu hesaba kattığımızda halkımızın % 7’si diyabet hastalığı ile yakından ilgilidir. Beslenme düzenindeki ve yaşam tarzındaki değişikliklerin sonucunda hızla yaygınlaşan şeker hastalığının 2025 yılında iki katına çıkması beklenmektedir.

Diyabet hastalığının, gebelik diyabeti, Tipi, Tip 2 adı altında 3 çeşidi vardır.

Gebelik Diyabeti

Gebeliğin 2. yarısında kan şekerinin yükselmesinden kaynaklanır, gebeliğin sona ermesi ile hastalık düzelir. Gebe kadınların %4’ünde görülen bu durum doğum sonrası koruyucu önlemlerin alınmaması durumunda kalıcı diyabet hastalığına dönebilir.

Tip 1 Diyabet

Genelde çocuk ve ergenlikte görülen ve diyabet hastalarının %5-10’unu oluşturan gruptur. Vücuttaki insülin seviyesinin çok az olmasından kaynaklanır. Tam olarak bilinemeyen nedenlerle vücudumuzun bağışıklık sisteminin insülin salgıla

“Ümmetim hakkında en çok korktuğum şeyler: (Fazla yemekten dolayı) Karın büyüklüğü, çok uyku, tembellik ve yakîn (iman) azlığıdır.”

Hadis-i Şerif

yan hücrelere karşı savaş açmasından ve bu hücreleri yok etmesinden kaynaklanmaktadır. Genetik, virüs, aşılanma, fizik veya pişik stres gibi nedenlerin bu savaşın başlamasında rolü vardır.

Tip 2 Diyabet

Diyabetli kişilerin % 90’ını oluşturan tip 2 bugüne kadar erişkinlerin hastalığı olarak biliniyordu. Çocuklarda obezite ve sedanter yaşamın (hareketsiz yaşam) artması ile artık çocuklar da da bu hastalık görülür oldu.

Vücudumuzun enerji ihtiyacının % 90 ’nını şeker (glikoz) sağlar, yediğimiz besinlerin çoğu parçalanarak şekere dönüştürülür. Pankreas organımızdan salgılanan insülin bu şekerin kandan hücrelere girmesini sağlar. Tip 2 diyabette pankreastan salgılanan insülin ilk yıllarda haddinden fazla iken (gizli şeker dönemi) yıllar geçtikçe pankreastaki insülin rezervi tükenir ve
aşikar şeker hastalığı dönemi başlar.

Gizli şeker dönemi ve şeker hastalığının ilk dönemlerinde hastalığın insan vücuduna verdiği zarar fazladır, hastalar bu durumu bilmediklerinden yahut hastalığı kabullenemediklerinden; tedavide geç kalmaktalar ve beslenme düzenine dikkat etmemektedirler.

Şeker hastalığı açısından risk grubu kişiler;

• Ailesinde şeker hastalığı olanlar,

• Şişmanlar,

• 4 kg üstünde çocuk doğuran kadınlar,

• Hareketsiz ve stres içinde yaşayanlardır.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) bir Hadis-i Şerifinde diyabet hastalığının başlaması çok net olarak izah edilmiştir; “Ümmetim hakkında en çok korktuğum şeyler: (Fazla yemekten dolayı) Karın büyüklüğü, çok uyku, tembellik ve yakîn (iman) azlığıdır.” buyurmuşladır.

Bu hadisi şerifi incelersek;

• Fazla kilo yani göbek bağlamak: Göbek çevresinin genişliği karaciğer yağlanmasının bir göstergesidir. Son yapılan çalışmalarda bel çevresi genişliğinin kalça çevresi genişliğinden çok daha tehlikeli olduğu bildirilmiştir. Karaciğer yağlanması (hepa-tosteatoz) birçok hastalığın başlangıcı olarak ka

bul edilmektedir. Bu hastalıkların başında diyabet, hipertansiyon, kalp damar tıkanıkları, felç ve kalp krizini sayabiliriz.

• Çok uyku; Fazla uyku hali ile özellikle sabah namazı ve güneşin doğma vakitlerinde kortizon hormonu vücutta bol miktarda salgılanmaktadır, bu da insulin direncini arttırarak şeker hastalığı ve diğer hastalıklar için risk oluşturur. Ayrıca bu saatlerdeki kortizon artışı tansiyonu arttırarak kalbi zorlamakta ve kalp krizi riskini arttırmaktadır. Kalp krizinin en sık görüldüğü saatler de bu saatlerdir. Bu saatleri uyumadan ayakta geçirenlerde kortizon hormonu normal düzeylerde salgılan-makta ve bu riskler bu kişilerde görülmemektedir. Ayrıca kortizon bağışıklık sistemini de zayıflatıp verem gibi mikroplara hassasiyeti arttırır.

• Tembellik; Sedanter yaşam olarak isimlendirilen hareketsiz yaşam, şekerin kas dokularına girmesini zorlaştırmakta, kiloya neden olmakta ve şeker hastalığı için ciddi risk oluşturmaktadır. Teknolojinin artması ile kısa mesafelerde bile taşıtların ulaşımdaki yerini alması, televizyon, bilgisayar kullanımının artması insanların daha az hareket etmesine ve şişmanlamaya yol açmaktadır.

• iman azlığı; inancın azlığı tevekkülde zafiyete, stres ve sıkıntıya neden olmaktadır. Stres hastalığı, diyabet riskini arttırmakla beraber kardiyolojik problemlere, erken yaşlanmaya neden olabilir
Şeker Hastalığından Korunma Yöntemleri

Obezite (şişmanlık), şeker hastalığının birincil nedeni olduğundan kiloya karşı savaş en önemli adımdır. Yapılan çalışmalarda obez hastaların zayıflatılması sağlanılmıştır. Ancak 2 yıl sonraki takip de hastaların eski kilolarını tekrardan geri aldıkları bunun sonucunda da başarı oranın çok düşük olduğu görülmüştür.

Bunun İçin:

• Sebze yemekleri az sulu pişirilmeli ve yemeklere de katı yağ kullanmaktan kaçınılmalı,

• Bitki çayları ve çay, şekersiz tüketilmeli,

• Hazır meyve suları ve kolalı içecekler yerine evde yapılmış katkısız meyve suyu veya yağsız ayran içilmeli,

• Sofraya tuzluk getirilmemeli, yemeklerin tadına bakmadan tuz ekme alışkanlığından kurtulmalı,

• Yoğurt, peynir, ayran tüketirken az yağlı olan ekonomik ürünler tercih edilmeli,

• Kırmızı et; yağsız, haşlama veya ızgara şeklinde yapılmalı. Ve haftada 3 den fazla da tüketilmemelidir,

• Kuru baklagiller (fasulye, nohut, mercimek vs) tüketimine ağırlık verilmeli,

• Gün içinde 10 veya 14 bardak su içilmeli,

• Balık, fındık, ceviz, badem, bal sağlık açısından çok faydalı olup ölçülü miktarda kullanılmalı,

• Lifli besinler tüketilmeye çalışılmalı (elma armut kabukları ile yenmeli, kepekli, çavdar ekmeği tercih edilmelidir)

• Yaban mersini, böğürtlen, tere tohumu gibi besinlerin antioksidan ve insulin direncini düşürücü etkisi olduğundan yenmeli,

• Yakın mesafelerde araç kullanılmamalı yürünme-lidir. Araçlar uzaktaki bir otoparka park edilmeli, iş yerine yürünmelidir. Asansör yerine merdivenler kullanılmalıdır.

Stres tedavisi için ise;

Günün erken saatleri veya güneşin batım saatlerinde 15-20 dk. insan kendi iç huzuru ile meşgul olmalı. Günde 5 defa abdest alıp huzuru ilahiye çıkmaktan daha mükemmel bir sıkıntı ilacı bilemiyorum.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu