Aile ÖzelİnsanSağlıklı Hayat

İş’te Beyniniz!

Altı Çizili Yerler

Aslında işletme danışmanlığı a yapan yazar David Rock’un “İş’te Beyniniz” adlı kitabını, Klinik Profesörü Daniel J. şu cümleyle özetliyor: “David bilim insanları ile doğrudan görüşüyor; onları laboratuarlarında ziyaret ederek, zihnin ve beynin hayatımızı nasıl etkilediği konusunda en geçerli anlayışın özüne ulaşmak için en yeni bilgiler üzerinde yüzlerce saatini harcıyor.” Kitabı bitirdiğinizde siz de insan beyni üzerinde yapılan birbirinden enteresan çalışmaların etkili anlatımını bulacaksınız. Deneylerin sonuçlarını yazarın cümlelerinden okurken bazen sığ kalarak hadisenin merkezine ulaşamadığını görebilirsiniz. Keşke “şu” kavramı bilerek yazsaydı dediğiniz yerler olacaktır. Ancak sizin için seçtiklerimizi okuyup parçaları siz birleştirdiğinizde etkili sonuca ulaşabilirsiniz.

Beynin limiti, “Eli işte gözü dışarıda ne kadar mümkün?”

Beynin limitine dair iki deney. Harold Pashler, beynin limitini ilginç bir deneyle ortaya koyuyordu. Gönüllüler, duydukları sesin düzeyini temsil eden iki pedaldan birine hızlıca basacaklardı. Bu egzersiz epey dikkat gerektiriyordu. Araştırmacılar vida sıkmak gibi bir fizikî görev eklediklerinde, insanlar bunu şöyle
ya da böyle performansta yüzde yirmilik bir düşüşle yapabiliyorlar. Lakin, pedal egzersizine basit bir problem eklendiğinde, mesela tek haneli iki tam sayıyı toplamaları istendiğinde, (5+3=8) performans yüzde elli düşüyor. Bu deney, aynı anda iki işi yapmaktan ziyade, benzer görevleri yerine getirmek olduğunu ortaya çıkartıyor. Tabi eğer performansta gözle görülür düşüşü önemsemiyorsanız.

  • Beyin her fikir için bilinçli çalıştığından, ölçülebilir ve limitli bir kaynağı kullanıyor.
  • O Bir seferde ancak bir tek göreve odaklanabilirsiniz.
  • Aynı anda iki şeyi yapmaya çalışırken kendinizi yakalayın. Ve yavaşlamaya çalışın.
  • iyi odaklanma için, işlerinizde öncelik sıralaması yapın.

Bir defada ne kadar bilgi, “Bir koltukta kaç karpuz taşınır?”

1956 yılında George A. Miller bir insanın bir defada aklında tutabileceği şeylerin maksimum sayısının 7 olduğunu bulmuştu. Nelson Cowan ise 2001 yılında yaptığı araştırmada aslında insanın aklında en çok 4 şey tutabileceğini çıkardı. O da zihinde tutulacak değerlerin birbirine bağlantılı olma durumunu ve karmaşıklık derecesine göre değişiyordu. Dört cümle, dört rakam. Bu pek de fazla sayılmaz.

McGovern Beyin Enstitüsünden Robert Desimone, beynin bir seferde fotoğrafın tek temsilini barındırabildiğini keşfetmişti. Bu tıpkı aynı fotoğrafta ya bir vazo ya da yaşlı bir kadının portresini görebildiğiniz o bilindik görsel aldatmacaya benzer. Beyin bir seferde tek algıda karar kılmalıdır; ikisini aynı anda göremezsiniz.

Zihninizde tek seferde tutabileceğiniz kavramlar kısıtlı olduğuna göre bir defada ne kadar azını bulundurursanız o kadar iyi. Bir seferde idrak edeceğiniz fikirlerin ideal sayısı bir gibi görünüyor. Eğer daha çok sayıda bilgiyi aklınızda tutmanız gerekiyorsa, bu sayıyı bir seferde üç ya da dörtle sınırlı tutmayı deneyin.

  • RAM’ı düşük bir bilgisayarda çalıştığınızı düşünün.
  • Karmaşık fikirleri ana unsurlarına ayırma yeteneği başarılı idarecilerin geliştirdiği bir alışkanlıktır.
  • Usta satranç oyuncuları yüzlerce hamleyi önceden düşünmezler. Tahtanın bütün yerleşim yerleri için uygun isimler geliştirirler. Ancak bu parçaların her biri yüzlerce hamle grubunu temsil eder. Herhangi bir alanda ustalaşmak, amatörlerden daha hızlı ve doğru kararlar vermenizi sağlayan büyük sayıda parçalar geliştirmenizi sağlar. Güncel görüş, her yeni alanda “ustalığa” ulaştıran yeterli parçaların yaklaşık on yıllık pratikle gerçekleştiğidir.

Sürekli yarı dikkat

Microsof müdür yardımcısı Linda Stone, “Sürekli Yarı Dikkat” kavramını 1998’de şöyle tanımlamıştı. “En ehemmiyetli işi merkeze alarak, çevreyi daha önemli bir şey çıkarsa diye düzenli bir tarama halinde bulunmaktır.”

Her zaman acık mod

Londra Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma, sürekli e-postalaşma ve mesajlaşmanın IQ testindeki zihin kapasitesini ortalama on puan düşürdüğünü ortaya çıkarmıştı. Oran, erkekler için esrar içmenin üç katına denk geliyor. En yaygın verimlilik araçlarından birinin insanı bir müptela gibi sersemletmesi hiç eğlenceli değil. “Hep açık” bulunmak verimli çalışma yöntemi olmayabilir. Çünkü beyin, “alarmda” olmayla çok fazla zorlanıyor. Sürekli, her yerde, her alanda açık olma yapay bir sürekli kriz durumu oluşturuyor.

Stres hormonları ve tehdit sezinleyen diğer faktörler sürekli kriz durumunda “Savaş ya da Sıvış” durumunu devreye sokuyor.

  • Karar vermek için doğru sıralamaya zaman ayırmak, kuyruğunuzdaki çözüme kavuşmamış meseleleri azaltarak genel çaba ve enerjinizin ekserisini kurtarıyor.

Dikkat dağıtıcılara karşı çözüm

MİT nörologları Trey Hedden ve Jhon Gabrieli, insanlar zor görevlerle meşgulken içsel (hissiyatla alakalı) düşünceler tarafından dikkatlerin dağıldığında beyinde ne olduğu üzerinde çalıştılar. Dikkatteki boşlukların, görevden bağımsız olarak performansı
zayıflattığını ve bu boşlukların orta prefrontal korteksi harekete geçirdiğini buldular. Orta prefrontal korteks, prefrontal korteksin içinde, alnınızın ortası civarında bulunur. Kendinizi ve başka insanları düşündüğünüzde aktif hale gelir. Beynin bu bölgesi “varsayılan mod” şebekesi diye adlandırılır.

  • Beynin dikkati kolayca dağılır ve dikkat dağıtıcıların ciddi enerji bedelleri vardır. Odaklanmış kalmak sadece telefonunuzu kapatmayı öğrenmekten fazlasını gerektirir. Zor olan tahrik eden duygular sonrasında kısıtlamayı öğrenmektir. Tahrik eden duygular harekete dahil olmadan onları veto etmeyi öğrenmelisiniz.

Püf noktası: Frene basmak

Nörologlar odaklanma eylemi üzerinde çalışma için geliştirdikleri yaygın bir test vardır: Stroop testi. Gönüllülere farklı renklerde basılmış kelimeler verilip kelimenin kendisini değil yazının rengini sesli söylemelerini istenir. Nörologlar, beyindeki kan akışı değişikliklerini kaydeden, işlevsel manyetik görüntüleme gibi tarama teknolojilerini kullanarak insanların doğal tepkilerini kısıtladığını gözlemlemiş ve bu olurken aktif hale gelen şebekeleri keşfetmiştir. Prefrontal kortekste her türlü kısıtlamanın merkezi olarak öne çıkan bir bölge vardır. Sağ ventrorateral prefrontal korteks (RVLPFC) diye adlandırılır ve sağ şakağın tam arkasında konumlanır. RVLPFC türlü tepkileri kısıtlar. Görünüşe göre beynin, dil, duygular, hareketler ve anıları kapsayan bütün bölgeleriyle, pek çok farklı “gaz pedalı” var. Lakin bütün frenleme türleri için kullanılan tek bir merkezi fren sistemi mevcut. Bu frenleme sistemini yani RVLPFC’yi iyi kullanabilmeniz, ne kadar iyi odaklanabildiğinizle yakından ilişkili gibi görünüyor.

  • Frenleme sistemini Roy Baumeister anlatırken şu cümleleri kullanır: “İrade sınırlı bir kaynaktır. İrade sergilendikten sonra insanların azalmış bir irade sergileme hünerleri kalır.”
  • Odaklanmanız gerektiğinde dışarıdan gelen bütün dikkat dağıtıcıları ortadan kaldırın.
  • Zor görevlere başlamadan zihninizi boşaltarak içten gelen dikkat dağıtıcı olasılığını da azaltın.
  • Fizikî hareketler dahil olmak üzere her türlü frenleme üzerinde pratik yaparak zihin frenleme sisteminizi geliştirin.
  • Dikkat dağıtıcıları, hareket ortaya çıkmadan, erken kısıtlamaya çalışın.
Etiketler

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı