Aile ÖzelEğitim

Kardeşler Arası Kıskançlık Nasıl Önlenir?

Kıskançlık, insanoğlunun fıtratında bekler durur. Öyle ki geçmişte kardeş kıskançlığı ile ilgili birçok olaya rastlanır. Her ne kadar yazımız kıskançlık duygusu olsa da asıl mevzu, çocuğun ebeveynin ilgisinden mahrum kalmasıdır.

Kıskançlık, insanoğlunun varoluşundan itibaren süregelen bir duygudur. Kimi zaman bir kardeş fikri ile başlayabilen kıskançlık, süreç içerisinde aileler için işin içinden çıkılamaz boyutlara gelebilir.

İslâm tarihinden bildiğimiz bir kıssadır; Yusuf Aleyhisselamın kardeşleri tarafından kıskanılması misali. Babası Hazreti Yakup’un (a.s.) iki zevcesinden 12 oğlu vardı. Hazreti Yusuf (a.s.) dünyaya gelmezden evvel Hazreti Yakup (a.s.), çocukları arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin sever ve ihtimam gösterirdi. Hazreti Yusuf (a.s.), dünyaya gelmesiyle babasının büyük bir sevgisine mazhar olmuştu. Yanından bir an olsun ayırmazdı. Çünkü Yusuf (a.s.) diğer kardeşlerinden farklı ve özel idi. Alnında nübüvvet nuru parlıyordu. Bundan dolayı ona meyli ve muhabbeti diğer çocuklarından çok çok fazlaydı.

Kalbe düşen ateş: Kıskançlık

Hazreti Yakup (a.s.), Hazreti Yusuf’a (a.s.) karşı kalbindeki muhabbet aşkını gizli tutamayıp izhar etmesi diğer çocuklarının dikkatini çekmişti. Bu sebeple Hazreti Yusuf’un (a.s.) üvey annelerinden doğma kardeşleri, babalarının kardeşlerine hususi alaka göstermesindeki ve üzerine titremesindeki hikmeti anlayamadıkları için kıskanmaya başladılar. Babalarının kendilerine karşı duyduğu muhabbetin azaldığı zannına kapılan kardeşlerin gitgide kıskançlıkları büyüdü. O kadar büyüdü ki, bir bahane bulup Hazreti Yusuf’u (a.s.) kendileriyle gelmesi için babalarını ikna ettiler. Kıra götürdüler. Kalplerinde alevlenen kıskançlık ateşi, Hazreti Yusuf’u (a.s.) kuyuya atmalarına neden oldu. Geri dönerek babalarına da, “Yusuf’u kurt yedi.” diyerek yalan bile söylediler.

Tarihten dikkat çekici bu misalden sonra günümüze dönelim. Günümüzde nübüvvet mührü için çocuklarından birini daha çok sevme mevzubahis değildir. Ama bugünün de kendine özel kıskançlık konuları vardır.

İlk kıskançlık, yeni bir bebeğin olmasıyla ilginin bölünmesinde yaşanır. Büyük çocukta bebeğe karşı olumsuz duygular oluşturabilir. Çocuk, bu süreçte sevecen olmakla beraber öfke ve nefret duygularını da hissedebilir. Her ne kadar yazımızda kıskançlık duygusunu ele alsak da üzerinde durmamız gereken asıl konu kıskançlık değil, çocuğun ebeveyninden mahrum kaldığını hissetmesidir. Ebeveynin ilgisinden mahrum kaldığını hisseden çocukların neler yapabileceğine odaklanmak gerekiyor.
Kardeşler arası çatışmaya doğru giden bu olumsuz süreci agari seviyeye indirebilmek için anne ve babalar neler yapmalı?

Çocuğu, kardeşinin gelişine hazırlayın

Kardeşi doğacak olan çocuğunuza, onu beklerken ne kadar heyecanlı olduğunuzdan ve ilk kucağınıza aldığınızdaki heyecanınızdan bahsedin. Bunu bir hikaye gibi kurgulayıp anlatırken çocuğunuzun bebeklik albümüne de birlikte bakabilirsiniz. Ona kardeşi doğduktan sonra nelerin değişip nelerin değişmeyeceğini somutlaştırarak anlatın. Örneğin; kardeşi doğduktan sonra odasının nasıl değişeceğini görselleştirerek anlatabilirsiniz.

İlgisiz bırakmayın

Özellikle yeni doğan kardeşten sonra dikkatinizin tamamen büyük çocuğunuzda olduğu saatler belirleyin. Bu sürenin azalmamasına ya da bölünmemesine özen gösterin. Yapmacık ilgi göstermeyin ya da kardeşi olduktan sonra birden hediyeye boğmayın. “Sessiz ol kardeşini uyandıracaksın.” gibi çocuğun konfor alanını daraltacak söylemlerden kaçının.

Rol biçmeyin

Her birey kendi anne-babasının yetiştirme tarzını bir ölçüde kendi çocuklarına yansıtır. Çocukluğunuzu düşünün. İsminizin başına en çok hangi sıfatlar gelirdi? Çalışkan, dağınık, agresif, uyumlu, olgun, yaramaz… “Sen akıllsın, sen abisin, sen uslusun, sen düzenlisin.” gibi olumlu roller bile çocuğun kendisine verilen bu armağanı/etiketi kaybetmekten korkmasına sebep olacaktır. Bu sebeple çocuğunuza rol vermek yerine çabasını ve emeğini takdir edin.

Yol gösterici olun

Fiziksel şiddet dışındaki kavgalarında çözüm bulucu ya da cezalandırıcı konumda olmak yerine onları problemlerini kendilerinin çözebileceği konusunda yüreklendirin. Örneğin; oyuncak yüzünden kavga eden çocuklarınıza, “Bir oyuncak yüzünden kavga eden iki çocuk görüyorum. Eminim kendi aranızda bu problemi çözebileceksiniz.” diyerek durumu özetleyip sorunu çözebilecekleri konusunda güven vermiş olacaksınız. “Çok öfkelisin. Fakat bu evde kimse kimseye zarar veremez. Kardeşine bu duygunu yumruğunla değil, konuşarak ifade edebilirsin.”

‘Takım ruhu’nu aşılayın

Kardeşleri birbiriyle işbirliği kurabileceği oyunlara yönlendirin. Grup oyunu oynarken aynı amaç doğrultusunda hareket eden çocukların iletişim gücü artacaktır. Dolayısıyla aralarındaki kıskançlık ve rekabet de azalacaktır. Duygularını geçiştirmek yerine onaylayın. Mesela, “Kardeşin oyuncağını senden izinsiz aldığı için çok öfkelisin.”

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı