Kibirli, Neden Doğru Düşünemez?

0

Tarih-i Cevdet’de anlatılan, mahkemede görülen bir dava tam fıkralıktır. Kazasker Mollacıkzade Ataullah Efendi Babıali’de resmî bir dava meclisini dinlerken üzerine ağırlık çökmüş. Az bir müddet “şekerleme” yaptıktan sonra uyanınca, kendisini konağında sanıp;
– Kahve getirin!
Diye el çırpmış. Kaymakam Şakir Ahmet Paşa:
– Gerçekten yorulduk, bir kahve içecek kadar ara verelim, diyerek onu mahcubiyetinden kurtarmış.
Şimdi bu fıkrayı aklınızın bir köşesinde azıcık tutarken şu misalleri de okuyuverin:
Şansı yaver gittiği için başarıyı yakalamış bir CEO, geriye dönüp baktığında kendini ve yaptıklarını anlatırken mangalda kül bırakmaz. Öyle bir tablo çizer ki ortaya, sanırsınız o olmasa idi, ne şirket olurdu ne de kâr.

Sektör ciddi bir krize girmiş olsa idi, kendisi şimdi orada olamayacaktı.
Eğitiminde başarılı olan öğrenciyi görenlerden; “Belli idi başarılı olacağı. Zaten ilk görüşte anlamıştım bu çocuğun başarılı olacağını.” diyen çok olur.

Öğrencinin başarısına giden yolların hiç birisi hakkında en küçük bir fikirleri dâhi yoktur.
Üçüncü misal konuyu ilk ikisinden daha güzel özetliyor. Hastalıkların gıda ilişkisini çalışan doktorlar, laboratuvarlarından çıkıp önce “yumurta yemeyin” dediler. Az sonra “hata yaptık, yumurtayı yiyin, et ve yağ yemeyin çünkü bunlar kolesterol yapıyor.” tavsiyeleri geldi. En sonunda da tekrar çıkıp “Hata yapmışız, eti, yağı, yumurta yiyin ama doğal olsun.” dediler.

İçindeki yanlışlarıyla beraber, bilim adamlarının tavsiyelerine neredeyse bütün insanlık uydu. Şimdi “Kim söylemişti bunları?” diyerek çıkıp haftalarca arasak, bu yanlış tavsiyeyi yapan bir kişiye bile ulaşamayız. Ancak konu olumlu seyretse idi, “biliyordum” ya da “ben söylemiştim” sözleri havada uçuşurdu.

Kendisini kandıran insan

Bugünkü ortaya çıkan başarı ve başarısızlıklar “ben zaten biliyordum” demek insanı düşünce hatasına götürür. Fıkradaki gibi uyku arasında “kahve getirin” demekten farksızdır. Çünkü “biliyordum” demek o gün için önemli biri yapabilir ama kısa süre içinde gerçekler ortaya çıktığında, her türlü teknolojik donanıma sahip laboratuvar ortamındaki bilim adamlarını bile, komik duruma düşürür.

Yukarıdaki misallerdeki insanlarda problem, kibirdir. “Biliyordum” diyerek kendilerini kandırıyorlar. Kişi kendini, bilen adam sınıfına dahil ettiğinde kibirlenir ve bu kibri onun hata yapmasına sebep olur. Kibrine yenik düşen insan geleceğe dair, çok kötü tahminlerde bulunur.

Şu misaller, insanların kibirlenmelerinin ne kadar saçma olduğunu gösterir:
2008 ekonomik krizinden hemen önce, kriz tahmini yapanlar, pembe bir gelecek tablosu çiziyordu. Bir milyona yakın ekonomist, krizin kesin seyrini önceden söyleyemedi. Ancak kriz bir anda bastırdığında “ben zaten biliyordum”cular çok çıktı.

1914 yılında bir merminin Saraybosna’da dünya savaşını çıkaracağını o yıllarda kimse tahmin edemedi. Diğer taraftan o yıllarda biri çıkıp “Dünya savaşı çıkacak, 50 milyon insan ölecek.” dese, kim inanırdı ki?
Bugüne geldiğimizde ise okullarda “savaşın sebepleri ortaya çıkmıştı, belliydi, kaçınılmazdı” denilerek, resmî olarak “biliyordumculuk” yapılıyor.

Hastalıktan kurtulmak

Ortaya çıkan hadiseler üzerinden, geriye doğru bakıp “biliyordum”, deme hatasından kurtulmak kolay değil.
Geçen ay Einstein’in Ekim 1922-Mart 1923 tarihlerindeki, Asya gezisi günlükleri ortaya çıktı. Uzak doğu insanları hakkındaki aşağılayıcı, alay edici sözler yazmıştı. Bunları duyanlar, kulaklarına inanamadılar. “Einstein bunları söylemiş olamaz.” dediler. Ama bizzat kendi günlüklerinde ortaya çıktığı için, hak ettiği değerin çok üzerine çıkarttıkları bu kişinin gerçek değerini kabul etmek zorunda kaldılar.

Einstein’in kötü durumundan ders çıkartmak ve düşünce kibrinden kurtulmak için size bir tavsiyemiz var, günlük tutun. O günkü hadiseleri, gelecekteki tahminleri günlüğünüze yazın. Okuduğunuz gazeteler, izlediğiniz haberler tahminlerinizi etkileyecektir. Birkaç yıl sonra geriye dönüp baktığınızda ne kadar kötü tahminde bulunduğunuza şaşacaksınız. Bu komik durum kendinizi, yani gerçek kendinizi bulmanızı, kabul etmenizi kolaylaştıracaktır.
Kendinizi Einstein görmeyin, zaten onun da gerçekte kim olduğu yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

BU SAYIYI SATIN AL E-DERGİYİ SATIN AL
(Toplam 138 kez okundu. Bugün: 8)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.