Doğal HayatKolay Hayat

Kimin Aşure Günü?

Aşure Günün Manası

Kurban bayramının ardından özel bir gün daha kapımızı çaldı: “Aşure Günü.” Her yıl Muharrem ayının 10. günü idrak ettiğimiz bu önemli gün İslamiyet’te olduğu kadar diğer dinlerde de önemli bir gün olarak kabul ediliyor. Peki, Aşure gününde neler oldu ve neden aşure pişiriliyor? Aşure pişirme adetinin kaynağı neresidir?

Aşure günü, evveliyatına gidildiğinde birçok kaynakta, Hazreti Nuh döneminde gerçekleşen tufan hadisesinden sonra, Hazreti Nuh’un gemideki mevcut erzakı toplatarak yemek yaptırdığı gün olarak ifade edilmektedir. Bütün insanları ilgilendiren bazı mühim olaylar da bu günde meydana gelmiştir. Ancak aşure pişirme âdeti bazılarının iddia ettiği gibi Peygamberimizin torunu Hazreti Hüseyin’in şehit edilmesi ile ilgili değildir. Hazreti Hüseyin Efendimiz de Muharremin onuncu günü şehit edilmiştir. Ancak Aşure günü ile ilgili adetleri bu güne bağlamak yanlış olur. Bu adet pek çok kaynağa göre Hz. Nuh Aleyhisselam ile başlar.

Aşure’nin Kaynağı

İlk defa bu âdetin Hazreti Nuh (AS)’ın sünneti olduğunu yazan da Muhammed b. Ahmed b. İyas el-Hanefi’dir. “Bedayi’üz-Zühur Fi Vakâyi’ed-Dühûr” adlı eserinin 64. sayfasında bu mevzuyu izah etmiştir. Buna göre Hazreti Nuh’un gemisinden çıkan insanların gözlerinin aydınlığa daha kolay alışması için gözlerine sürme çekmeleri gibi ilk defa bu günlerde uygulanan geleneklerden biri de “Aşure”dir. Gemiden inenler kalan erzaklarını topluca pişirmişler ve bu adet ilk defa bu dönemde başlamış, günümüze kadar da bu şekilde gelmiştir.

Günümüzde Aşure

Aşure’nin bu gününe baktığımızda onu halkımızın hem dini ve hem de toplumsal boyutunu gözeterek idrak ettiklerini görüyoruz. Tufandan sonra sadece birkaç çeşit erzak bir araya getirilerek pişirilen ilk aşureden sonra, bugün kırka yakın farklı tür bir araya getirilerek aşure yapılıp akrabalara, komşulara, okuyan talebelere dağıtılıyor. Böylece sosyal bir dayanışma tesis edilirken, insanlar bu vesileyle de manevi bir atmosfer içinde bir araya geliyor.

Aşure tatlısı Aşure Günü’nden üç – beş gün önceden yapılmaya başlanır. Kimi ev hanımları bu süre zarfında Aşure Günü dahil olmak üzere, her gün aşure yaparak dağıtırken, kimisi bir seferde fazla fazla yaparak dağıtır. Bu güzel âdeti yaşatarak nesilden nesile devam etmesini arzu eden anneler kızlarına öğretmek isterler.

Aşure’nin Değeri

Aşure’nin en önemli özelliği hem çok besleyici, hem de lezzetli olmasıdır. Çok besleyicidir, çünkü içeriği buğday, nohut, fasulye, kayısı, incir, yer fıstığı, üzüm gibi birçok besleyici gıda vardır. Çok lezzetlidir, çünkü içine konulan bütün bu gıdalar bir nev’i kendi özelliklerini kaybedip farklı bir tada dönüşür. Yani yerken ne oldukları tam olarak ifade edilemese de; çok lezzetli oldukları konusunda her insan hemfikirdir.

Özellikle çocukların gelişmelerine yardımcı olacağından, sık sık yapılıp yedirilmelidir. Şekerli, lezzetli bir tatlı olduğu için çocuklar tarafından da zevkle yenilmektedir. Dışarıdan alınan suni tatlılar yerine evde yapılmış doğal bir aşure tabii ki daha faydalıdır. Yapılması aşamalı olmakla birlikte, hiç de zor değildir. Önemli olan doğru ölçülerle, doğru uygulamadır.

Bu kadar aşureden bahsetmişken; hiç aşure tarifi verilmez mi?

AŞURE TARİFİ

Malzemeler:

  • 1 su bardağı aşurelik buğday
  • Yarım su bardağı kuru fasulye
  • Yarım su bardağı nohut
  • 1 çay bardağı kuru üzüm
  • 7-8 adet kuru kayısı
  • 5-6 adet kuru incir
  • 2 su bardağı şeker
  • 1 çay bardağı fıstık
  • 1 çay bardağı kabuğu soyulmuş badem
  • 1 adet elma
  • 1 adet portakal
  • 1 çay bardağı kavrulmuş susam
  • Süslemek İçin:
  • Nar taneleri, Tarçın, Ceviz

Yapılışı:

  1. Buğday, fasulye, nohut iyice yıkandıktan sonra akşamdan ıslatılır. Buğdayın üzerine su konulup, bir taşım kaynatılır ve kapağı kapatılır.
  2. Ertesi gün; buğdayın üzerine biraz daha su ilave edilip hiç karıştırmadan kısık ateşte buğdaylar iyice pişirilir. Nohut ve fasulyeler de ayrı ayrı kaplarda haşlanır.
  3. Haşlanan buğdayın üzerine nohut ve fasulyeler konulup, üzerlerine 1-2 parmak geçecek şekilde sıcak su ilave edilir. Biraz daha piştikten sonra şeker ilave edilip karıştırılır.
  4. Küp küp doğranmış elma, portakal, incir, kayısı, üzüm ilave edilirken de sürekli karıştırılır. Şekeri az bulunursa bu sırada biraz şeker ilave edilebilir.
  5. En son elde edilen bütün karışım 1-2 taşım kaynatılır. Ocaktan alınıp fıstık, badem, kavrulmuş susam konulup karıştırılır. Soğuk veya sıcak servis yapılabilir. Servis yaparken üzerine nar taneleri, tarçın, ceviz de serpilebilir.

En Yeniler

Başa dön tuşu