Doğal HayatSeyahat

Lavanta Kokulu Köy Kuyucak

Köyde doğup büyüyenler bilir. Bir başkadır köyün kokusu, havası, renklidir dağı, ovası. Nice otlar, çiçekler açar tarlalarında. Nice hoş kokular yayılır baharında, yazında. Bu köylerden birisi de, gülü ile meşhur olan Isparta’nın Kuyucak köyü. Ama Kuyucak köyünden gül kokuları değil lavanta kokuları yayılıyor.

Isparta merkezden yaklaşık 50 km mesafede bulunan ve yaklaşık 90 haneye sahip olan bu şirin köyde lavanta yetiştiriciliği yapılıyor. 1970 yılından itibaren yetişen lavantaların kokusu köye öylesine sinmiş ki “Kuyucak köyüne hoş geldiniz” tabelasını görünce gözlerimiz, burunlarımız lavanta kokularıyla kaplanıyor.
İki sene önce on yedi Kuyucaklı kadın bir araya gelerek “Lavanta Kokulu Köy Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi” kurmuşlar. Köyde ziyaretçiler için üç adet pansiyon da bulunuyor. Günü birlik gelenler için ise çay, kahve, gözleme, ayran, köy ekmeği vs. ikram ediliyor. Hediyelik olarak yöre kadınlarının hazırladığı lavanta keseleri ve kuru lavanta demetleri hemen dikkat çekiyor.

Gayrete değer bir çiçektir lavanta

Lavanta, bir metreye kadar boylanabilen, mor çiçekli, yarı çalımsı, çok yıllık, kokulu bir Batı Akdeniz bitkisidir. Hüsame çiçeği ya da karabaş otu da denilir. Çiçeklerin lisanında gayret ve hamiyet manasına gelir. Yöre insanı lavantanın manasına uygun olarak bu çiçeği yetiştirmeye gayret etmişler, hâlâ da devam ediyorlar. Ellerinde, yüzlerinde bu gayretlerini görmek mümkün.
Sıcağa ve soğuğa dayanıklı olan lavanta, genellikle kurak, susuz topraklarda yetişiyor. Kuyucak köyü tam da lavantanın istediği bir hava ve toprak sunmuş. Lavanta da yöreye olan memnuniyetini ekonomik kazanç kapısı olarak ifade etmiş.

Dikimi yapıldıktan sonra lavantaya can suyu veriliyor ve sonrasında hiç suya ihtiyaç duymuyor. Çiçeklenmeye dikimi yapıldıktan iki sene sonra başlıyor. Lavantalar Mayıs ayında sürgün vererek uyanıyor. Haziran’da çiçekleniyor, Temmuz’da ise mor çiçekleri tamamen açıyor. Ortaya harikulade bir manzara çıkıyor ve etrafa mis gibi bir koku yayılıyor. Temmuz sonu ve Ağustos ayı itibariyle ise artık hasat dönemi başlıyor.

Lavantadan demet olarak kesim, kurutmalık kesim veya yağ elde etmek üzere hasat yapılıyor. Lavantanın bir kökünden yaklaşık on beş yıl ürün alınabiliyor ve on yaşına ulaşmış lavanta fidanlarının boyu neredeyse bir metreye ulaşıyor. Çekilen emeğin karşılığını fazlasıyla veren bir çiçek değil mi?
Lavantalar yaş halde toplandıktan sonra gölge bir yerde serilerek kurutuluyor ve satılıyor. Yahut yaş halde fabrikalara verilerek tesislerde işlenmesi sağlanıyor. En çok kozmetik ve parfüm sektörü ile ilaç sanayiinde kullanılıyormuş.

Hem ekonomik tarafı var hem de sağlık

Lavanta yağlı bir bitki olması hasebiyle öncelikle yağı çıkarılıyor. Kurusundan lavanta çayı hazırlanıyor. Lavanta çiçeklerinden nektar alan arılar vasıtasıyla doğal olarak elde edilen şifalı lavanta balı ve kozmetikte kullanılan lavanta suyu başta gelen lavanta ürünleri olarak karşımıza çıkıyor.

Lavanta çayının idrar sökücü ve romatizma ağrılarını dindirici özelliği var. Ayrıca baş ağrısı ve uykusuzluk, huzursuzluk gibi hafif sinirsel rahatsızlıklarda sakinleştirici olarak kullanılır. Mide ve bağırsak sancılarını giderici ve balgam sökücü özelliği de biliniyor. Lavanta yağı, yara ve yanıklarla kas ağrılarında tedavi için cilde uygulanıyor. Yöre halkından çok az kişi bu hastalıklardan muzdarip. Lavanta onlara hem kazanç kapısı açmış, hem de şifa yaymış. Kıymetli olmak ve kıymet bilmek, bu köyde tam manasıyla anlamını buluyor.
Yöre halkı, lavantanın yanında hayvancılık ve gül yetiştiriciliğiyle de uğraşıyor. Gülün hasat mevsimi Mayıs-Haziran ayında sona erince ara vermeden lavanta hasadı başlıyor. Hasat zamanı Kuyucak köyü buram buram lavanta kokuyor. Gülün ardına lavanta kokusu eklenince, köy bambaşka bir yer oluyor. Mis gibi kokuların üstüne bir de maddi kazanç gelince köylünün yüzü gülüyor.

Gizli saklı güzellikler deryası

“Gelecek Turizmde” projesinde yer alan Kuyucak, yerli ve yabancı birçok ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. Profesyonel fotoğrafçılar ve reklam ajansları, özellikle güneşin doğuşu ve batışında lavanta bahçelerinde harika fotoğraflar çekiyor. Ayrıca Kuyucak köyü, Burdur Gölü’ne kıyısı olması hasebiyle gölün ve lavanta tarlalarının müstesna manzarasına ev sahipliği yapıyor. Kuyucak köyü bütün bu özellikleri ve güzellikleriyle keşfedilmeyi bekleyen yerlerin en başında geliyor.

“Umarız keşfedildikten sonra bozulmaz.” temennisiyle köyden ayrılıyoruz. Son bir defa daha mis gibi kokuları içimize çekip gözümüz arkada yola koyuluyoruz. Hoşça kal Kuyucak, hoşça kalın lavanta tarlaları. Güzelliklerine şimdi olduğu gibi gelecekte de sahip çık, kokunu, özünü kaybetme.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı