“Maksat Kahve İçmek Olmasın”

0

Bir kızını evlendirmiş, bir de oğlu var. Kendisine ait marketini işletiyor ve onu diğer kız annelerinden farklı kılan ise evliliğe damadın penceresinden bakması. Çalışma hayatının zorluğundan, kız evine gitme adabından, eş seçiminde maksadın kahve içmek olmadığına dair birçok mevzuyu Nazmiye Hanım ile kız annesinin gözünden damadı konuştuk:

Damatta aradığınız vasıflar nelerdi?

Kızımı yirmi üç yaşında evlendirdim. Kızımın almış olduğu ilme sahip çıkacak bir aile, ilmine ve ilminin gerektirdiği vazifeleri yapmasına izin veren bir damat olmasını istedim. Biz münasip gördük, çocuklar görüştü. Biz onayladık büyüklerimize sorduk,
dedelere amcalara halalara danıştık. Onlar da onay verdi. 6 ay sonra düğün yaptık.

Çalışan bir annesiniz. Kızınız için ne düşündünüz?

Bir kadının çalışmanın ne olduğunu biliyorum. İstediği ibadeti yapamıyor, dünya işlerine meylediyor. Market işletiyorum, kendim markette çalıştığım için evlatlarıma ve ibadetlerime yeterince zaman ayıramıyorum. Bir de mahremiyete riayet etmek gerekiyor. Çalışmak zorunda olmamasını tercih ettim. Dünya işlerine dalıp öğrendiklerini unutmalarını istemem. İnsan damadın kendine ait bir evi ya da işi olsun düşünür. Birinden biri olursa geçim sıkıntısı olmaz. İkisi de olmadığı zaman sıkıntı olabiliyor.

Birden fazla talip olabiliyor. Kararı nasıl aldınız?

Kıza birden çok talip olabilir, gelsin görüşelim deyip aileler görüştükten sonra “Biz sizin oğlunuzu beğenmedik.”demek olmaz. Burası çok mühim çünkü evine aldığın bir insan çikolata çiçek ile sevinerek geliyor. Dışarıdan araştırmalı, sormalı, aileler anlaşmalı, ondan sonra eve davet edilmeli. Bir insan senin evine geldiyse boşuna gelmemiştir. Olmayacaksa boşuna davet edip ailenin damadın hevesini kırmak doğru olmaz. Çünkü gelin almak çok hevesli bir şey. O hevesle gidiyorsun. Ondan sonra sevinçli bir haber bekliyorsun, “Eh işte biz sizi beğenmedik.” Bazı annelerden kızlardan duyuyorum “Benim kızıma bir sürü talip geldi, biz beğenmedik, geri çevirdik.” Hiç gururlanacak bir şey değil. Belki oğlan çok beğendi kızı. Kendi evliliğimde ilk, eşimi gördüm onunla evlendim. Allah evladıma da öyle nasip etti. Kız torunum var Allah ona da öyle nasip eder inşallah.

Siz nasıl bir usul takip ettiniz?

Birden fazla talip olmuştu. Aile olarak bunu kafası karışmasın diye kızıma söylemedim. Olumlu nasip geldiği zaman biz de uygun görünce büyüklere danıştık, kızımıza sorduk.

O da olur dedi. Boşuna söyleyip de “Bilmem bana şu kadar dünürcü geldi.”gibi konuşmalar duymak istemedim. İleride “Yok beni şu istedi, bu istedi” gibi bir şeyler denilebilir. Bizim münasip görmediğimizi evladımız da münasip görmez.

Burada anne baba akıllı olması lazım, kızının geleceğini düşünmek zorunda, kızın tabi ki rızası önemli.

Evlilik ciddi bir tercih, evliliğin ehemmiyetine binaen eş seçimi ile alakalı ne söylersiniz?

Dünürcü gelen biri seni muhakkak bir yerden tanıyordur. Yoldan geçerken dönüp “Şu evin kızını isteyeyim” diye gelmemiştir. O vesile ile damadın köyünden, yaşadığı yerden istemeye gelmeden önce iyice araştırmak lazım. Olur mu olmaz mı diye deneme yanılma usulü ile yapmamak lazım.

Ne tavsiye edersiniz?

Damat annelerine tavsiyem her bildiği kapıya da talip olmasın.

Tak tak, kız evinin kapısına gidilmez, araştırılır soruşturulur.

Bir gün markette oturuyorum. Bir kadın geldi “Oğlum öğretmen de öğretmen kız arıyorum. Buralarda varmış, orayı arıyorum.” Bilmediğin kapıya gitmeden standartları belirleyeceksin, ya verirlerse ihtimaliyle gitmemeli. Sokakta bulunan sokakta kalır. Biz de bir söz var “Ekmek pekmeze yakışması lazım.” derler. Bir yere gittiğinde aile çocuklar, işi yaşı yakışması lazım. Sonra münasipsiz gidildiğinden ailenin adı çıkıyor “gitti de vermediler” gibi. Münasip olan yere git, az yere git netice sağlam olsun, derim. Maksat kahve içmek olmasın.

(Toplam 221 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.