AraştırmaEğitimKapak

Medreselerdeki Eğitim Ortamı

Topyekûn tedrisat seferberliği yaşanırdı. Müderris müessesedeki âlî dersleri okutur, âlî derslere giren her bir talebe bir alt basamakta eğitimine gayret gösterenlerin yol göstericisi olurdu. Medreseye gelen her bir talebe, eğitimin ve öğretimin bir yerinden tutmuşlardı, hem okur hem de okuturlardı.

Osmanlı toplumunda en itibarlı sınıf kabul edilen âlimler; medreselerde yetişirlerdi. Günümüz aydınları arasında çok farklı cephelerden incelemeye tabi tutulan ve hakkında hatırı sayılır bir külliyat oluşan bu kurum ve buna bağlı; ilmiye, ulema, medrese, talebe vb. ilgili başlıklar hakkında bildiklerimiz her geçen gün daha da artmaktadır. Bu hal elbette ki sevindiricidir.

Medreselerin devasa durumları hakkında bildiklerimizin elan çok yetersiz olduğu konu başlıkları da vardır. Bunların başında da medreselerde tahsil gören talebelerin günlük hayatları, ders işledikleri ortam (maddi-manevi), birbirleri ile olan münasebetleri, sosyo-ekonomik durumları gibi hususlar gelmektedir.

Bu kısa yazımızda Osmanlı medreselerinde ders okuyan talebelerin; ders okudukları ortam, dersliklerin fiziki durumu ve talebelerin davranışları ile birbirleri ile olan münasebetlerine değinilecektir.

Bu mevzularda çok açık bilgi veren kaynaklara ne yazık ki sahip değiliz. Medrese talebelerinin ve hocalarının hatıraları, çeşitli vesilelerle Osmanlı ülkesine ve(ya) Payitahta gelen yabancı devlet görevlilerinin bize bıraktıkları sözlü veya yazılı kaynaklar olmasaydı belki de hiç bilgi edinemeyeceğimiz bir konudan bahsediyor olacaktık. Konuyu hem bu kaynaklar üzerinden hem de halihazırda medreselerin hayatta kalan kısımlarından toparlayabiliriz.

Medrese eğitim ortamının ana hatları

Gelenekçi bir yapıya son derece bağlı olan Osmanlılar tabii olarak bu konularda daha çok kendilerinden önceki uygulamaları, bilhassa Asr-ı Saadet ve diğer Ehl-i Sünnet Türk – İslâm devletlerinin mirasını örnek almışlar ve ana hatlarına dokunmadan bazı hususlarda çağa göre düzenlemelere gitmişlerdir.

Ortalama bir medresede 10 ila 15 oda bulunurdu. Nüfus yoğunluğunun günümüzle kıyaslanamayacak derecede az olduğu devirlerde inşa edilen medreselerde bulunan talebe adetleri günümüz okullarında bulunan öğrenci sayılarından çok azdı. 16. asırda Bursa’da var olan 50 medresenin 33’ünde toplam 363 odada 348 talebe bulunmaktaydı. Aynı medreselerin talebe yoğunluğu ise 5 ila 22 arasında değişmekteydi. 18. asrın sonunda Edirne’de bulunan 17 medresede toplam 224; 19. yüzyılda Kayseri’deki 22 medresede ise 593 talebe tedrisat hayatına devam ediyordu.

İstanbul medreselerinde durum biraz daha farklı idi. 1792 yılında Fatih Medreselerinin “Sahn” ve “Tetimme” şubelerinde; 10 müderris, 45 mülâzım, 3 muid, 198 molla, 181 refik, 8 çömez ve toplama dâhil edilmeyen 21’i de taşrada olmak üzere toplam 445 kişi mevcuttu. Aynı tarihte İstanbul’da bulunan medrese odalarında bulunan toplam 2947 talebenin; 1193’ü tek başına, 403 talebe üçer kişi, 69’unun ise 4-5 kişi bir odayı paylaşmaktaydılar.  Aslında her hücre bir talebe için inşa edilmiş olmakla beraber, mecburi haller odaların kalabalıklaşmasına sebebiyet vermiştir. “Refik” denilen talebeler hücrelerin asli sahibi olan “mollaların” rızası ile yanlarına verilen oda arkadaşlarıydı.

Medreselerde dersler sabah ve ikindi namazlarından sonra olmak üzere iki devre halinde okutulurdu. Sade ama kesinlikle bir program dâhilinde devam eden medrese hayatında; talebeler haftanın beş günü ders okur salı ve cuma günleri izinli sayılırlardı. Bazı dönemlerde derslerin yoğunluğuna göre, yeni okunacak kitapları instinsah yapmak içi izinlerin haftada 3 güne çıkarıldığı da olmuştur.

Medrese binaları istisnaları hariç; tek katlı, bir avlunun çevresinde bir adet dershane ve talebe odaları şeklinde inşa edilmiş kârgir yapılardır. Genellikle çoğu medrese içerisinde danişmend (talebe) odaları, dershane ve müderris odaları göze çarpan ana mekânlardı. Hücre denilen medrese odaları hususiyle icazet almaya yaklaşmış olan kıdemli ve yetenekli talebelere tahsis edilirdi. Namazlar için hususi mescid yoksa mihrap yeri olan dershanelerde vakit namazları cemaatle kılınırdı.

Medreselerin fiziki ortamlarında göze çarpan önemli yapıların başında vakıf kütüphaneleri gelirdi. Kütüphaneler hem müderrislerin hem de talebelerin başlıca meşguliyet alanlarındandı. Kütüphanesi olmayan medreselerde vakfedilen kitaplar bu iş için ayrılan dershanelerde muhafaza edilirdi.

İç dizayn

“Fatih” ve “Süleymaniye” medreselerinde de birer örneği görüleceği üzere medreselerin ana mekânı sayılan dershaneler diğer odalardan daha büyük yapılır üzeri kubbe ile örtülür ve zemini hasır veya kilimle kaplı olurdu. Ders anlatan müderrisler büyükçe bir rahlenin önünde oturduğu yerden derslerini anlatır, talebeler ise yine minderler üzerinde diz üstü oturarak hocalarını dinlerlerdi.

Divanyolu’nda yer alan Koca Sinan Paşa’nın medresesinde olduğu gibi; her medresede “abdesthâne”, “gusülhâne” ve “çamaşırhâne” için ayrılmış alanlar bulunurdu. İçme, temizlik ve diğer ihtiyaçlar için çoğu medrese avlusunda bir “kuyu” bulunurken, hususi akan suyu olan medreselerde ise orta yerde bir “şadırvan” veya uygun bir köşede “sebil” yer alırdı. Kenar alanlarda bazen bir hazire yer alırken, bazı medreselerde ise banisinin türbesi de olabilirdi.

Hücrelerde talebeler kendi yemeğini yapmak, odasını temizlemek, çamaşırını yıkamak, suyunu getirmek, mangalını yakmak gibi işleri kendileri görürlerdi. Ortamları buna müsaitti. Pişirilen yemek beraber yenirdi. Esasında medreselerin imaretleri hoca-talebe tüm personelin ihtiyaçlarını karşılardı. Ancak Osmanlı’nın son iki yüz yılında vakıf gelirlerindeki düşüş veya kesinti yüzünden çoğu imarethanede yemek çıkarılamamış, sadece “fodula” denilen bir çeşit ekmek ile iktifa edilmiştir.

Baş gösteren bu sıkıntı, medreselerin yakınlarında bulunan komşu evlerin destekleriyle aşılmaya çalışılmıştır. Hem yiyecek-giyecek hem de kışlık yakacak odun yardımı yapılması bir gelenek haline gelmiş ve bu yardımlaşma devletin nihayetinde kadar devam etmiştir.

Seçilmiş Kaynakça

  • Baltacı, Cahid. XV-XVI. Asırlarda Osmanlı Medreseleri, İstanbul 1976.
  • Bilge, Mustafa. İlk Osmanlı Medreseleri, İstanbul 1984.
  • Cihan, A. “Osmanlı Medreselerinde Sosyal Hayat”, Osmanlı, C.1, Ankara 1999, s. 176-186.
  • Hızlı, Mefail. Osmanlı Klasik Döneminde Bursa Medreseleri, İstanbul 1998.
  • İpşirli, Mehmet. “Medrese: Osmanlı Dönemi” DİA, C.28, s.327-333.
  • Kütükoğlu, Mübahat S. XX. Asra Erişen İstanbul Medreseleri, Ankara 2000.
Etiketler

En Yeniler

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı