AraştırmaSağlıklı Hayat

Meme Kanserinden Nasıl Korunulur?

Meme kanseri erkeklerde yaklaşık yüzde bir oranında nadir görülür Son yıllarda artarak devam eden meme kanseri dünyada ve Türkiye’de kadınların karşılaştıkları en sık kanserdir ve kanserden ölümlerin yaklaşık üçte biri meme kanseri sebebiyledir. Ciddiye alınması gereken bu hastalığın sebepleri arasında hormon dengesizliği, geç evlilik, geç çocuk yapma, az çocuk ve kısa emzirme süresi, sigara, bozuk beslenme alışkanlığı ve radyasyona maruz kalma öne çıkmaktadır.

Meme kanserinde en önemli nokta kadınların meme kanseri konusunda farkındalıklarının artmasıdır. Çünkü erken teşhis hayat kurtarıcıdır. Erken teşhis ve uygun tedaviyle %90’ın üzerinde başarı sağlamaktadır. Erken teşhis için 40 yaşından sonra tarama mamoğrafileri çekilebilir. Ayrıca bütün kadınların her ayın (adetin başlamasından itibaren) onunda on dakika kendi muayenelerini yapmaları tavsiye edilmektedir. Bunun önemli kazancı meme kanseri farkındalığı oluşmasıdır. Meme kanseri 20’li yaşlarda çok nadir görülmekle birlikte özellikle 35 yaşından itibaren artmaktadır. Genel olarak en çok 45-60 yaşlarındaki kadınları etkiler.

Sebepleri nedir ve nasıl korunulur?

En önemli risk faktörü kadınlık hormonu olan östrojene uzun süre maruz kalınmasıdır. Erken adet görmeye başlamak (12 yaşından önce) ve geç menapoz (50 yaşından sonra) bu kanseri tetikleyebilir. Ayrıca bu sürede hamilelik sayısı ve toplam süresi de sebepler arasında önemlidir. 30 yaşından önce olan hamilelik (özellikle 24 yaşından önce olması) meme kanseri oluşma riskini düşürmektedir. Bunun yanında annelerin kanser riskini azaltmaları için bebeklerine süt verme süresini en az 2 yıl sürmesi gerekir.

Günümüzdeki bu gerçeklik geleneksel aile yapısı ile uyumlu olmasına rağmen batı tarzı aile yapısı, geç evlilik, geç çocuk yapma, az çocuk ve kısa emzirme süresi, meme kanseri riskini artırmaktadır. Bir araştırmaya göre geleneksel hayat tarzına sahip Japonya ve Hindistan’daki insanların ABD’ye göç ederek ortama uyum sağlamalarını takip eden zamanlarda, meme kanserinin 3-4 kat arttığı tespit edilmiş.

Sigara ve alkol alışkanlığı da meme kanseri riskini %30-50 artırmaktadır. Sigara sadece akciğer kanserini değil meme kanseri oluşumunu artırmaktadır. Alkolde özellikle kadınlık hormonu olan östrojeni arttırarak kanserojenik etkiye sahiptir. Son derece zararlı sigaranın özellikle kadınların kullanımının önüne geçilmelidir. Bunlardan yola çıkarak alkol ve sigara tüketiminin kesilmesi meme kanserinde korunma açısından değerlidir.

Yağlı gıdalarda kanser riski

Çok yağlı yiyeceklerin devamlı yenilmesi diğer kanserler gibi meme kanseri riskini de artırmaktadır. Zeytinyağı gibi doymamış yağ asitlerinin kanser tetiklemesinin daha az olduğu tespit edilmiştir. Akdeniz coğrafyasında yaşayan kadınların nispeten daha fazla yağ tüketmelerine rağmen daha az meme kanserine yakalanmaları zeytinyağı ile izah edebilir.

Haftada 6-7’den fazla et yenilmesi de yine riski artırmaktadır. Şişmanlarda meme kanseri daha sık görülmekte ve daha ileri evrede kanser tanımlanmaktadır. Menopozdan sonra bu risk çok daha belirginleşir. E, C vitaminin veya beta karoten gibi anti oksidan içeren yiyeceklerin kanseri önlediği görülmüştür. Bunlardan özellikle tereyağı, balık, peynir, karaciğer ve yumurtada gibi gıdalardan alınan D vitamini meme kanserini önlediği kanıtlanmıştır. Ülkemizde bol olan, uygun zamanlarda yenilebilecek sebze ve meyve tüketiminin yararı açıktır.

Fizikî aktivitedeki artış, yani egzersizlerin özellikle 35-45 yaşlardaki meme kanserin gelişmesini engellediği görülmüştür. Düzenli egzersizin, meme kanseri olmuş hastaların tedavi başarısını ve
yaşamı uzattığına dair araştırmalar bulunmaktadır. Ergenlik çağından itibaren kadınların düzenli egzersiz yapması meme kanseri için koruyuculuk sağlar. Genetik önemli risk faktörlerindendir. Bütün meme kanserlerinin yaklaşık %10-15’i genetiktir. Özellikle birinci derece akrabaları (çocuk, kardeş ve anne) meme kanseri olanların düzenli kontrolleri ve gerekirse genetik testleri yaptırmaları önerilmektedir. Meme kanseri yapan genlerin saptanması durumunda hayat boyu risk %50 gibi yüksek orandadır.

Radyasyona maruz kalma ve gece çalışmalarının meme kanseri gelişim riskini artırdığına dair araştırmalar da vardır. Bütün bunlara rağmen meme kanserinin %60-70 nedeni tam olarak bilinmemektedir. Çoğunlukla bu bilinen risk faktörleri olmadan meydana gelebilir. Onun için erken teşhis ve tedavi son derece değerlidir.

Belirtileri

En sık görülen belirti bölgede görünen ve yavaş gelişen ağrısız kitledir. Sanılanın aksine meme kanserinde ağrı az görülür. Bölge derisinde çekilme, ödem ve şekil bozuklukları görülür. Bu belirtilerin izlenmesi genellikle kanserin ilerlediğini gösterir. Bölgede görünen kendiliğinden gelen kanlı akıntı ise kanserin habercisi olabilir. Bu belirtiler olmadan yapılan tarama mamoğrafileriyle çok daha erken dönemde kanser teşhisi konabilir.

Tedavi

Cerrahi: Meme kanserinin en temel tedavi yolu cerrahidir. Cerrahi tedavi denilince eskiden bölgenin tamamen alınması akla gelirdi. Fakat günümüzde tarama mamografilerinin yaygınlaşması ve meme kanserinin tedavisindeki gelişmelerle bölge korunabilmektedir.

Hastaların en çok çekindiği bu tedavinin yan etkileri, bulantı, saç dökülmesi aslında geçicidir.

Hormon tedavisi daha iyi katlanılan genellikle sorunsuz süreçtir. Yaklaşık 5-8 yıl sürer. Buradaki amaç kanserin oluşumu ve büyümesinden sorumlu olan kadınlık hormonu östrojenin vücuttaki varlığını ilaçla yok etmektir.

Işın tedavisi (Radyoterapi); bölgede tespit edemediğimiz kanser hücrelerini öldürmek içindir. Bazı yan etkileri olmakla birlikte hastaların en az şikâyetlerinin olduğu tedavi olarak düşünülebilir. işlem 3-10 dakika sürer ve hastaların günlük iş-güçlerine engel olmaz.

Meme kanserli hastaları teşhisten itibaren psikiyatri uzmanın desteğine ihtiyaç duyabilirler. Bu konuda hiç çekinilmemelidir. Aksine bu destek hem hastayı hem de ailesini rahatlatacaktır. Bütün bu güncel tedavilerin yanında kanser kök hücresi araştırmaları ve genetik incelemelerle daha etkili tedavi araştırmalarının sonuçları beklenmektedir. Bu hastalıkta takip bir ömür boyu sürer.

ilaç ve hormon tedavisi (kemoterapi ve hormonoterapi); Meme kanserinin tedavisindeki son 30-40 yılda geliştirilen ilaçlarla cerrahi sonrası başarı önemli oranda artırılmıştır. ilaç tedavisiyle gözle görülemeyen ve görüntüleme yöntemleriyle tespit edilemeyen fakat vücuda yayıldığı düşünülen kanser hücrelerini öldürmek amaçlanır. Kanser ilaçları güçlü ilaçlardır. Bazı ilaçlar vücudun düzenini biraz sarsabilir, ama önemi kanıtlanmıştır.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı