Gelenekten GeleceğeKültür Sanat

Misk

Anlamlandırılıyor Ama Gizlenemiyor

Misk; mûtad-ı kadîm üzere aşurelerde, ayva perverdelerinde, helvalarda “lezzet”; kahvelerde “keyif”, şerbetlerde, macunlarda “şifa”; biraz tefârikle çamaşır bohçalarında, sandıklarda “koku” oldu.

Misk, İslam medeniyetinde kendine öyle bir yer edindi ki Müslümanlara özgü koku olarak bilindi. Zaman, miski ağır ağır hayatımızdan çıkarsa da adı dilimizde güzel kokunun ifadesi olarak “mis(k) gibi” oldu, kaldı.  “Misk yerini belli eder”, “Aşk ile müşk/misk gizlenmez”, “İsin yanına varan is, mis(k)in yanına varan mis(k) kokar.” şeklinde atasözlerinde hayatını idame ettirdi.

Miskin halleri

Misk; Çin, Tibet, Moğolistan, Hindistan gibi ülkelerde yaşayan misk geyiğinin (moschus moschiferus) gövdesindeki özel bez tarafından üretilen bir salgıdır. Azami 60 cm yüksekliğindeki boynuzsuz keçi benzeri küçük bir hayvan olan erkek misk geyikleri, bu salgıyı dişileri cezbetmek, kendi hâkimiyet bölgesini belirlemek için kullanmaktadır.

Misk; oldukça hoş ve yoğun kokulu, acımsı, sıcak suda eriyebilen, kıvamlı yapıya sahiptir. Açık sarı, koyu siyah ve esmer renkte olabilen misk; geyiğin gövdesinden düşmeden önce sıvı haldedir. Kese, geyiğin bedeninden ayrıldıktan sonra katılaşmaya başlar.

Hakiki miskin kokusu o kadar keskindir ki kesesi açıldığında yoğun kokudan dolayı aktar ve satıcıların burnunu kanatabilir. Çok az miktarda misk, bir evi kokuya boğmaya kâfidir. Keskin kokusundan dolayı eskiden misk, bayram gibi hususi günlerde ancak kürdan ucuyla tene dokundurularak dağıtılırdı.

Misk toplayıcıları

Misk kesesi, hayvanın karnında olgunlaştıkça hayvana verdiği acı ve sancı artar. Geyik, bu acıdan kurtulabilmek için keseyi yaşadığı muhitteki ağaçlara, kayalara vb. yerlere sürterek ya da kum içinde debelenerek düşürür. Misk toplayıcıları geyiklerin güzergâhını takip ederek tabiî olarak olgunlaşmış bu misk’leri toplayabilirler. Kimi toplayıcılar ise hayvanları avlayıp içi sıvı halde olan misk kesesini kesip arpa içinde kurutmak suretiyle misk’i elde ederler.

Miskin çeşitleri

Miskin Tibetî (Tübetî), Soğdî, Sînî (Çin), Hindî, Kanbârî, Tuğur Gūzî (Dokuz Oğuz), Kasârî, Cezîrî, Cebelî (Sind) ve Asmârî gibi çeşitleri bulunur. Müelliflerin pek çoğuna göre bunların içinden en değerlisi Tibet misk’idir. Misk’in kalitesini, misk geyiğinin yediği otlar belirler. En güzel misk; kuduhmus, kendehse, mırr, kâfur ağacı, behmen, sünbülü’t-tîb (Kedi otu) gibi otları yiyen geyiklerden elde edilir.

Misk; geyik haricinde, misk kedisi (viverra), misk faresi, misk öküzü gibi hayvanlardan da elde edilebilir. Bu hayvanlardan misk kedisinin kuyruğu; kurumuş pastırma görünümündedir. Eskiden kedinin kuyruğu, çamaşır bohçalarına ufak keseler içinde konularak çamaşırların güzel kokması temin edilirdi. .

Dört nesne

Miskin ortaya çıkışıyla ilgili rivayetler mevcuttur. Bir rivayete göre Hazreti Âdem (a.s.) cennetten yeryüzüne indirildiğinde yanında dört tane incir yaprağı vardı. Hazreti Âdem (a.s.) tövbesini tebrik etmek üzere yanına gelen ilk dört hayvana, bu incir yapraklarını yedirdi. Bu hayvanlardan ilki geyikti. Geyik yaprağı yedi, misk oldu. İkinci hayvan arıydı. Arı yedi, bal oldu. Üçüncüsü ipek böceğiydi, ondan ipek oldu. Son yaprağı amber balığına yedirdi, ondan da amber oldu.

Ahmed-i Bîcân Hazretlerinin aktardığı üzere miskin yaratılışı şu şekildedir: Hazreti Âdem (a.s.) cennetten dört nesne ile çıkmıştır. Bu dört nesne “asa, yüzük, incir yaprağı ve ağlamak”tır. İncir yaprağı, geyikte misk olmuştur. Diğer bir rivayete göre de geyikler Hazreti Âdem’i (a.s.) diğer hayvanlardan farklı olarak sadece Allah rızası için ziyaret ettiklerinden dolayı Hazreti Âdem’in (a.s.) sırtlarını sıvazlamasıyla misk meydana gelmiştir.

Edebiyatta miskin kokusu ve mahreci

“Sabâ saçuñ girihlerin çözüp ideli müşg-efşân

Niçe kanlar yire virüp ne başlar pâyi-mâl itdi”

(Sabâ saçın düğümlerini çözüp müşg saçtığından beri nice kanlar yere düşüp nice başlar pâyi-mâl oldu.)

Divan edebiyatında misk; kokusu ve siyah rengi ile divan şairinin sevgilisinin kokusu, ayva tüyleri, beni, kaşı, saçlarına benzetilmiştir. Kimi zaman gece, mürekkep vb. kelimelerle de söz sanatları yoluyla kullanılmıştır. Divan edebiyatında misk, çıktığı yer olan “Çin, Hıta, Huten (Doğu Türkistan’da bir şehir)”, misk geyiğini ifade eden “âhû” kelimeleriyle birlikte kullanılır.

Misk daha çok ortaya çıkışı, çok pahalı olması, kokusunun gizlenememesi gibi hususlarla ele alınır. Divan şairine göre misk geyiği, şairin sevgilisinin güzelliğini ve kokusunu kıskandığı için içine kan oturur da misk ondan meydana gelir. Sevgilinin saçları, misk satılan pazar gibidir. Seher vaktinde esen saba yeli, sevgilinin saçlarından aşığa, misk kokusu getirir.

Dertlere deva hastalara şifa

Yatıştırıcı etkiye sahip olan misk; geçmişte toz, hap veya tentür şeklinde sıkça kullanılmıştır. Miskten sade kullanımının yanında macunü’l misk, devâü’l misk ve cevârişü’l misk gibi macunlar yapılarak da faydalanılmıştır. İbni Sina, Cerrah Mesud, Şerefeddin Sabuncuoğlu gibi pek çok hekim kaleme aldıkları eserlerinde miskin faydalarından bahsetmişlerdir.

Eski tıpta miskin kalbi ve dimağı kuvvetlendirdiğine, çarpıntı ve ağrılara iyi geldiğine, beynin hararetine ve hummadan zarar görmüş kısmına faydalı olduğuna, soğuk mizaçtan kaynaklanan beden zayıflığına, dirençsizliğe iyi geldiğine inanılır. Ayrıca kanayan yere sürüldüğü zaman kanı durdurma ve panzehir etkisi bilinir.

Miskten yapılan bir kına: Gâliye

Misk ve amberden yapılmış, saça ve kaşa sürülen, siyah renkli ve güzel kokulu bir çeşit kınadır. Özellikle kadınlar tarafından kullanılır. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin bildirdiğine göre gâliye; sadece güzellik unsuru olarak değil, aynı zamanda sıhhî amaçla da kullanılır. Gâliye; urları, sertleşmiş şişlikleri yumuşatır. Soğuktan mütevellit olan baş ağrılarına iyi gelir.

Şeklinden mi, kokusundan mı?

Bazen meyvelerin “misket” diye ifade edildiğini biliriz. Mesela; misket elması, misket üzümü bunlardan bazılarıdır. Kimi insanların aklına “misket” denince meyvelerin şekli itibariyle küre biçimindeki kemikten, camdan veya demirden yapılmış oyuncaklar gelse de işin aslı öyle değildir. Buradaki “misket”ten maksat meyvelerin kokusudur ve “misk”le alakalıdır.

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı