Moda mı? İhtiyaç mı?

0

İnsan kıyafeti ile karşılanır liyakatine göre uğurlanır.” Kişiliğimizi bir anlamda kıyafetlerimiz gösterir. Bu anlamda her şeyimizin ilki gibi ilk moda tasarımcılarımız da annelerimizdir. Vücudumuzun içi gibi dışını da kendi zevkine ve kurallarına göre istedikleri gibi donatırlar. Küçük çocukların kıyafetlerini kirletmelerine anneleri izin vermez. Onlar ise büyümeye başladıkça yavaş yavaş annelerinin aldıkları elbiseleri şikayet etmeye başlarlar. Annenin satıl aldığı “kazak kaşıntı yapmaya başlar, ceketler dar gelir, bazıları ise terletir.”

Artık ne alınacağına ve ne giyileceğine karar vermek için bahanelerde hazır olduğu için alış verişe tek başına çıkmak büyük bir arzuya dönüşür. Rüzgâr artık sadece anne tarafından esmemektedir. O yüzden giyilenlerin hiç olmadığı kadar önem taşıdığı bu günlerde çocuklarımıza bazı şeyleri anlatarak öğretmemiz gerekir. İlk öğretmemiz gereken şey ise ihtiyaç için alınanlarla moda denen rüzgârdan etkilenerek alınanlar arasındaki farkı anlatmak olmalıdır.

Moda nedir?

Moda, endüstrisindeki en son yenilikleri temsil eden bir kavramdır. Üretmek ve ihtiyaç görmek için değil tükettirmek ve ihtiyaç oluşturmak için gece gündüz kafa yoran bir sektördür. Gardırobunuza bakmanızda kendinize dair kurallarınız, kendinize has bir tarzınız ya da klasikten şaşmaz bir tavrınız varsa moda sektörü sizde başarılı olamamış demektir. Ama dolabınızda elinizden çıkartmak istediğiniz kıyafetler sürekli artıyorsa ve artık bazı kıyafetleri gördüğünüzde içiniz bir tuhaf oluyorsa siz de tüm dünyayı saran pazarlama tekniklerinin kurbanı oldunuz demektir.

Modayı kimler belirler?

İlk aklımıza sanki moda tasarımcıları ve tüketiciler belirliyor gibi gelse de aslında arkasında çok geniş bir endüstri var. Hızla değişen ve çabuk tüketilen bir endüstri döngüsü oluşturabilmek o kadar kolay değil. Tasarımcılar ve modacılar insanın kendini kaybettiği bu çarkı döndürebilmek için neler yapıyorlar? İlkbahar yaz koleksiyonları ve yeni trendler henüz sergilenirken gelecek yılın sonbahar kış modası görücüye çıkıp bir sonraki sezonun da hazırlıkları başlıyor. Bu hızla büyüyen bir modaya yetişebilir misiniz?

Modayı değil kendinizi takip etmek için:

“Giyecek hiçbir şeyim yok. Yine alış verişe çıkmalıyım.” gibi sözleri sık sık söylemek istemiyorsanız gardırobunuzu bilinçli bir şekilde oluşturmalısınız. Bilinçsiz oluşturulmuş gardırop ve bakımı yapılmamış elbiseler sizi her zaman zor durumda bırakır.
Giyecek alırken çok çeşit bulundurmak yerine, az ama öz seçimler yapın. Çok ucuz aldığınız elbiseler size iki kere zarar
verir. Paranızı boşa harcadığınız gibi kullanabileceğiniz bir elbiseye de ulaşamamış olursunuz.
Elbise alırken sonraya bir şey bırakmayın. “Burasını daraltırım, diğer tarafını kısaltırım, kollarını uzatırım.” demeyin. Bunları hiçbir zaman kullanamayabilirsiniz.
Bir mevsim sonra modası geçecek kıyafetlerin gardırobunuzda işi yok. Klasik kıyafetlerden şaşmayın, en az yanılan siz olursunuz.

(Toplam 144 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.