AraştırmaSeyahatTarih

Moğolistan’dan Ata Yadigarları

Okul yıllarında ders olarak müze gezileri düzenlendiğinden midir nedir, insanlar müzelere pek rağbet etmez. Ancak yasaklanan, görünmemesi gereken, örtülü ve gizli şeyleri araştırmak ne kadar çirkin ise insanın aslına, kültürüne anlama gücü ile bakması da o nispette güzeldir.

Moğolistan’da iki şehir ve iki tarih müzesini, oradaki köklerimizi anlama hissiyatıyla geziyoruz. Müzelik nesneler, ait oldukları zamanın temsilcisi olarak bizim için hazırlanmış. Bayan-Ölgi Müzesi’ndeki gerler (çadır) fotoğrafıyla karşılaştırıldığında, Sibirya bozkırlarında yaşanılan hatıraları aktarma gücü yönünden oldukça değerliler. Uçsuz bucaksız arazide Orhun Abideleri’ni -15 derecede gezmek, abidelerin yapıldığı devrin şartlarını hissettirmekte ziyaretçilerine oldukça kolaylık sağlıyor.

Güzel koleksiyona sahip Bayan-Ölgi Müzesi

Şehir müzeleri, o yörede toplanan müzelik eşyalardan oluşur. Bayan-Ölgi Müzesi, genel hatları ile muhitinin bütün değerli kalıntılarını toplamış gibiydi. Loş ışıklar altında sergilenen mumyalanmış kartal, kurt, atmaca ve bozkırın diğer yabanî hayvanlarının yanından geçerken, üzerimize doğru gelecekmiş hissi oldukça etkili.

En dikkat çekici galeri ise Bayan-Ölgi’nin yakın dönemini anlatan kısım. Bu kısımda şehrin mücadele yıllarında yararlılık gösterenlerinin resimleri var.

Geleneksel bozkır aile hayatını canlandıran bölüm oldukça etkileyici. Yerel kıyafetli kadın, erkek ve çocuklar burada bir gerin etrafında sıralanmış. Bütün koşumlarıyla gerin kapısına bağlanan at ve ailenin rahatlıkla hayat sürebileceği yaşam alanları insana uzun uzun seyir zevki sunuyor. Başka yerde olsa mahrem olduğu için bakamayacağınız detayları piksel piksel inceleyebilir, fotoğraflarını çekebilirsiniz.

Eski Türk tarihi kitaplarının canlandığı yer: Ulan-Batur Ulusal Müze

Başkent Ulan-Batur’un merkezindeki Cengiz Han Meydanı’na yürüme mesafesindeki Ulusal Müze, bizden beş üzerinden dört yıldız alıyor. Dört yıldızı, insanlığın Sibirya bozkırlarında dünden bugüne yaşadıklarının, yaptıklarının hepsinin nizamî olarak sergilenmesine veriyoruz. Kırdığımız bir yıldızın sebebi ise bu kadar külliyatlı iş çıkartılan müzenin içinde İslâmiyet’e ait bir izin bırakılmamış olması.

3 katlı müzenin yüzlerce galeri ve binlerce müzelik malzemelerinin arasında, biz bir tane bile İslâmiyet’in buralara ulaşmasını temsil eden bir iz bulamadık. En azından bir galeri ayırabilirlerdi, buna değerdi. Çünkü Moğolistan’dan yola çıkan Moğolların çoğunluğunun Müslüman olma konusu bir yana, ülkede yaşayan Müslüman Kazak ve Türk, ülke nüfusunun 10/1’ini oluşturuyorlar. 13-14. yüzyıla ait Müslümanların en eski mezar taşlarının fotoğrafları olabilirdi. O da yok.

Müslümanlara ait izlerin İslâm coğrafyasında kurulan müzelerde çoğunlukla geri planda tutulması buraya özel bir durum değil. Buraya özel olan şeyler ise eski Türk tarihinin, özellikle Hun, Uygur, Göktürk devirlerine ait kitabelerin ve mezar kalıntılarının merkezi olmasıdır. Müzede birinci katta “Moğolistan Türk Dönemi” diye ayrı bir galeri var. 7. yüzyıldan kalma gümüş geyik, bin yıllık mangala ve aşık oyunu malzemeleri, Kültegin Yazıtları maketi ve Göktürk döneminden kalma süs eşyaları, sadece burada görülebilecek altın sürahiler ve daha neler neler.

2015 yılında açılan özel galeriyi gezerken, lisedeki Genel Türk Tarihi dersine gidiyoruz. Uygurlar el sanatlarında dönemlerine göre mükemmel işler çıkarmışlar. Ne kadar güzel işler çıkarttıklarını, önümüzdeki gümüş ve altından yapılmış narin süs eşyaları, iki saatlik dersten daha etkili anlatıyor.

Bozkıra vurulan mühürler: Orhun Yazıtları

Orhun Abideleri’nin bulunduğu Karakurum, Ulan-Batur’a 300 km mesafede ve Türkler için önemli bir yer. Göktürk kağanlarından olan Bilge Kağan ve veziri Tonyukuk’un sözlerini kazıdıkları anıt taşlar burada. Bu yere ulaştığımızda karşımıza önce abidelerin maketlerinin bulunduğu yer çıkıyor. Açık alanda, maketlerin bulunduğu yerde heyecanla arabadan iniyoruz. İniyoruz ama öyle keskin bir soğuk var ki hava açık ve güneşli olmasına rağmen ellerimiz keskin soğuğun altında birkaç tane fotoğraf anca çekebilmemize izin veriyor.

Asıl abideler bu alanın hemen yakınındaki Orhun Müzesi’ne taşınmış. Orası küçük bir müze olmasına rağmen, yeterince özel tarihî değeri olan malzemeleri bulunduruyor. Müzeyi gezerken fotoğraftan çıkarak boyut kazanan objelerin kendi ruhlarını 1500 yıl sonrasına taşıyamadıklarını müşahede ediyoruz. Milleti için mücadele eden, çırpınan, mücadelesini ve tecrübesini torunlarına aktarmak için taşa kazıyan komutanların sözlerinin ruhu ise bugüne ulaşmış.

Orhun Yazıtları, bulunduğu yıllarda tarihçiler arasında çok tartışılıyordu. 1896’da yazıtları yorumlayan Vilhelm Thomsen burasını; “Muhammed (s.a.v.) dünyasının soluğunun henüz ulaşmadığı Türk dili ve edebiyatının en eski anıtları.” olarak anlatıyor. Taşa kazınmış metinler İslâmiyet’ten öncesine ait olabilir; lakin onların neslinden gelenlere, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) nefesinin yetişmiş olması yetmez mi?

Gösterişin yeri; Cengizhan Müzesi

Bazı müzeler vardır ki müzeliğinden çok yapılış maksadı ön plana çıkar. Böyle yerlere “anıt müze” demek daha doğrudur. Ulan-Batur’a 50 km mesafede Cengizhan’ın hatırasına yapılan müze de öyle bir yer. Uzaktan bakıldığında bozkırın bağrında, at üstünde biri varmış gibi görünüyor. Yaklaştığınızda ise 2 katlı müze ve üzerinde 40 metre yüksekliğinde, 250 ton ağırlığında at üzerindeki Cengizhan heykeli, gösterişiyle müzenin önüne geçiyor.

Müzeye girip ilk iki katı geziyoruz. Sergilenenler arasında büyük bir kırbaç hayli dikkat çekici teşhir edilmiş. Rivayetlere göre Cengiz Han, bir savaştan dönerken söz konusu tepede bir kırbaç görüyor. Moğol geleneklerine göre kırbaç, başarı, zafer ve kısmet demek olduğu için Moğollar, Cengizhan Müzesi’ni bu tepeye kurmaya karar veriyorlar. Hatırasında da o kırbacın benzerini yapıyorlar.

Müzelerde sergilenen eşyalar, devrinin ruhunu taşır. Sahibi, yüzyılları aşıp gelememiştir lakin o, karşımızdadır. Anlayabilene çok şeyler anlatmaktadır. Müzeleri atıl yerler olarak görmeyin. Farklı bakış açıları ile müzelikleri süzdüğünüzde, sizinle konuşacaklar ve fehminizi açacak nice detaylar vereceklerdir. Nice güzel müzeler gezmek ve anlamak dileğiyle…

Etiketler

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı