AraştırmaDin ve HayatKapak

Namaz Vakitlerine Dair Merak Edilen Cevaplar

Gökyüzü sürekli izleniyor. Teleskopla civardaki göktaşları, uydular, uzay atıkları uzay mühendislerinin sürekli gözetimi altında. Ormanlar ve hayvanlar da gözleniyor. İnsanlar tehditleri izliyorlar, fırsatları kovalıyorlar. Peki, yüzyıllarca Müslüman âlimler, Hazret-i Allah’ın nimeti olan namaz vakitlerini nasıl takip etmişler? Gelin, merak ettiğiniz soruları Fazilet Takvimi’nin astronomi ve fıkıh ekibine beraber soralım.

Teknolojinin vakit hesabına tesiri var mıdır?

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) gösterdiği usulle, İslam tarihi boyunca Müslümanlar, namaz vakitlerini hesaplayabiliyordu. Ancak Müslümanların sayısının artması ve şehir hayatı, vakitlerin belirlenmesini zorlaştırmıştı. Bunu gören âlimler, takvimlerin temeli olan vakit cetvellerini hazırladılar. Teknoloji geliştikçe, vakitler hazırlanırken; milimetrik hesaplamalar söz konusu olduğunda muvakkitlere hız sağladı.

Teknolojinin gelişmesiyle rasathanelerde hesaplamalar yapıldı. Bu hesaplamalar sonunda yatsı ve sabah namazı vakitlerinin hesabında kullanılan güneşin irtifası (yükseklik), küresel trigonometrinin de işin içine dâhil edilmesiyle derecelerle ifade edilmeye başladı. Yani teknoloji, esasların değişmesini değil, hesabın kolaylıkla yapılmasını sağladı.

Ehl-i sünnet âlimlerinin belirlemiş olduğu vakitlerin derecelerine dair tespitleri sabit midir, yani yeni rasatlara, gözlemlere ihtiyaç var mıdır?

Asr-ı saadette Peygamber Efendimiz’den (s.a.v.) öğrenilen şekli ile vakitler bulutsuz ve çöl ufuklarında tespit ediliyordu. Gerekli şartlar oluşursa elbette rasat yapılabilir. Fakat havanın açık veya kapalı, berrak yahut sisli, su buharının yoğun veya az oluşu gibi durumlar rasatın sıhhatine tesir eder. Sadece bunlar da değil; şehir ışıkları, kirli hava, fabrika ve egzoz dumanları da tesirli olur. Ayrıca rasat yapanın, rasat ilmini iyi bilmesi, gözünün iyi görmesi, rasat ufkunun açık olması, ay aydınlığı ve sun’i ışıklardan müteessir bulunmaması gibi şartlar da gereklidir. Mesela, Türkiye’nin iklimi nemli ve puslu, ufukları da kapalı olduğundan, sıhhatli rasatlar yapmaya uygun şartlar oluşmaz.

Aslında yeniden rasat yapmaya ihtiyaç yoktur. Bu hususta, astronomi ve İslam âlimlerinin ittifakı olup, asırlardır yapılan rasatlar ile değerler kesinleşmiş, kitaplara geçmiş ve bu değerler kullanılarak namaz vakitleri hesaplanmıştır. Artık dereceler üzerinde şüphe edilen bir nokta yoktur.

İmsak ve yatsı vakitlerine dair bilim insanlarının tespitleri nelerdir?

Ehl-i sünnet bilim insanları, Ebu’l-Vefâ el-Bûzcânî, Ebû-Reyhân el-Birunî, Şemsüddin Gaznevî, imsak vaktinin -19 dereceye, yatsının da -17 dereceye denk geldiğinde ittifak etmişler. Uluğ Bey, Ali Kuşçu, Mirim Çelebi, Takiyüddin Râsıd ve Baş Müneccim Tahir Efendi gibi âlimler de bu esası kullanmışlar. Gazi Ahmet Muhtar Paşa da Islâhü’t-Takvim ve Riyâzu’l-Muhtar isimli eserlerinde aynı derecelerde, ilm-i heyet mütehassıslarının ittifak ettiğini yazar.

Müneccimbaşılık ilga edildikten sonra yerine başmuvakkitlik müessesesi kurulur. Bu müessesenin başına geçen, Eyüpsultan Camii muvakkiti, aynı zamanda son başmuvakkit Ahmet Ziya Akbulut da hazırladığı takvimlerde aynı dereceleri kullanır.

1960’tan beri namaz vakitleri ile alakadar olan Kaptan Mutasım Yazıcı da tespitlerini şöyle izah ediyor: “Bir denizci olarak ufku gözlemek hem vazifem, hem de alışkanlığımdı. Benim gibi namaz vakitleri ile alakadar olmak, aynı zamanda mesleğini icra edebilmek ve namaz vakitlerini tetkik edebilmek, herkese nasip olmaz sanırım. Kaptanlık hayatımın 15 senesi aralıksız Amerika’ya sefer yapmakla geçti. 89 defa da Atlantik okyanusunu geçtim. Nice farklı yerlere seferlerim oldu. Bunca yıllık hayatımda gördüm ki denizlerde rasat yapmak çok kolay; daha kesin sonuçlar veriyor. Rasatlarım ve tespitlerim neticesinde batı ufkundaki kızıllığın kaybolmasının -17 dereceden, imsak için doğu ufkundaki beyazlığın görülmesinin -19 dereceden az olduğunu görmedim.”

Vaktin girmediği yerler için fıkıh kitaplarındaki hükümler nelerdir?

Hanefi metinlerinin çoğunda ve mufassal Hanefi fıkıh kitaplarında; “Vaktini bulamayanlar için yatsı ve vitir vacib olmaz.” şeklinde yazılıdır. Bazı Hanefi âlimleri de vacib olur ve fecr doğduktan sonra yatsı ve vitr kaza olarak kılınmak üzere takdir edilir, kaza olarak kılınır. Ancak edanın vakti olmadığından kazaya niyet etmezler, demişlerdir. Hanefi mezhebinde bu fetva ile amel etmek isteyenler, yatsı ve vitri, imsaktan, sabah namazı girdikten sonra kazaya niyet etmeden “farzıyyeti sâkıt olmayan son yatsı namazına” diye niyet ederek kılabilirler.

Bir de bazı takvimler, 45 derece enleminden sonra yatsı namazını, akşam vaktine 1 saat 20 dakika ekleyerek; imsakı da güneşin doğuşundan 1 saat 30 dakika çıkararak yazıyorlar. “45 derece enleminden sonra vakitler geç giriyor, kolaylık olsun” mantığıyla yapılan bu hatanın ilmi bir esası yoktur. Vakitler 47,5 enlemine kadar senenin tamamında oluşur; 47,5 enleminden sonra bazı günlerde imsakın ilk vakti oluşmaz. 49,5 enleminden sonra ise senenin bazı günleri yatsı vakti hiç oluşmaz. Çünkü her şehrin vakit hesaplamaları, ekvatordan uzaklığa, yani enlem derecesine ve güneşin meyline bağlı olarak yapılır.

Yarım asırlık takvim tecrübesiyle dijital platformda yer aldınız. Mobil takvim uygulaması, insanlara ne gibi kolaylıklar sunuyor?

Fazilet Takvim uygulamasında en güzel kolaylık; namaz vakti girdiği zaman haber veren alarm sistemidir. Bu alarm özelliği, gönüllerde olan namazın akıllardan çıkmamasını sağlıyor. Bunun yanında, uygulama içerisinde kıble pusulası da bulunuyor. Nerede olursanız olun, GPS ve internetin çektiği her yerde tam ve doğru kıble tayini yapmanızı sağlıyor. Uygulama ile 204 farklı ülkede, konuma göre vakitler hemen otomatik olarak indirilebiliyor. Buna, 15 farklı lisana tercüme edilerek çoklu dil özelliği de destek veriyor.

Ayrıca, sene içerisindeki takvim arka yazıları, âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîflerin tamamında yapılıp hızlı erişime eklenebiliyor ve istenildiği zaman kolaylıkla ulaşılabiliyor.

(Diller: Kazakça, Kırgızca, Özbekçe, Endonezce, Malayca, Tacikçe, İngilizce, Almanca, Fransızca Hollandaca, Rusça, Gürcüce, Azerice, Farsça, Arnavutça)

En Yeniler

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı