Doğal Hayat

Navat

Kökenleri Çin’e dayanan kristal “navat” şekerinin tarihi çok öncelere dayanır. Bir mücevher parçasını andıran bu şeker, İpek Yolu vasıtasıyla Orta Asya’ya ve buradan da Doğu Anadolu’ya ulaşmıştır. Ancak ülkemizde yaygın olarak kullanılmamakta; hatta pek de bilinmemektedir. Önceleri Buhara, Semerkand ve Hokand’da yaygın olan navat, zamanla bütün Türkistan topraklarına yayılmıştır. Halkın el emeğiyle üretilen navat her ne kadar ihraç edilse de, zamanımızda bu özel şekeri ticarî manada imal eden bir firma bulunmuyor. Bu yüzden sadece özel siparişle temini mümkün olan navat, dünyada “Doğu’nun Altın Şekeri” diye biliniyor.

Navat, Orta Asya’yı ziyaret edenlerin unutamayacakları tatlar arasında yer alıyor. Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan ile İran’da yaygın olan navatı, misafire çayla beraber ikram etmek eski adetlerden.

Navat nasıl imal ediliyor?

Bu şekerin kendisine has tarifleri mevcuttur. Genellikle küçük imalathanelerde imal edilen navatın hammaddesi şeker şurubudur. Şurup evvelâ özel kazanlara doldurulup kaynatılmaktadır. Sonra şişelenerek dondurulmakta, yani kristalize edilmektedir. Kristallerin çapı 5-7 cm civarındadır. Bunun donması en az 72 saattir. Bu süre bazen 3 günden 8 güne kadar da uzar. Ev şartlarında tam tarifini bilmeden yapmak zordur.

Şeker zararlı, “Navat” şifa

Navat kristal şekerinin normal şekerden farklı yanı daha tabii ve faydalı olmasıdır. Navatın yaygın olduğu bölgelerde çayın şekeri navattan başkası değildir. Navatla içilen şerbet veya çay, vücudun kan dolaşımını dengeler, mide hazmına yardımcı olur, böbrek taşının düşmesini kolaylaştırır, vücudu dinç ve zinde tutar. Normal şeker gibi dişleri çürütmez; bilakis, çocukların fiziki gelişiminde faydalıdır. Bunun yanında baş dönmesi ve yüksek tansiyona da faydalıdır. Hatta dünyada çeşitli hastanelerde ilaç yerine navat şekeriyle tedavi yapılır. Zehirlenme vakalarında da navat şekeriyle içilen birkaç bardak çay şifa verir.

KURBANBEK SIDDIKOV

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı