Aile Özel

Ninniler İnsanı Söyler

Bebeğinizi uyuturken zorluk mu çekiyorsunuz? Biraz sakinleşsin mi istiyorsunuz? Ona ninni söyleyin. Kulağına eğilin, gönlünüzdeki sevgi, usulca bebeğinizin kulağına sözlerinizle insin. Oradan gönlüne girip huzur versin. 

Ninni: anne şefkatinin dudaklardan dökülen mücessem hali, insan olmanın ilk terbiyesi, anne ile evladı arasında kurulan ve çocuğun ruh dünyasını şekillendiren ilk sözlü iletişim vasıtasıdır. Bir anneye sahip ve onun kucağında kalbine yaslanmış, ninnilerle pışpışlanan bir çocuk, dünyevî nimetlerin en büyüğüne mazhar olmuş demektir. Orası onun için mışıl mışıl uykunun ve derin bir huzurun yeridir.

Ninniler, bebeğin uyumasına, sağlıkla büyümesine, yürümesine, hastalığının geçmesine, İslam fıtratı üzere iyi bir insan olmasına destek olabilir. Nasıl ki hayvanlar güzel sesle söylenen sözlerle yol alırlar, yüklerinin ağırlığını hafifletirlerse çocuklar da ninni ile sükûn bulurlar. Hatta bazı çocuklar ninniye öylesine alışır ki onsuz rahat edemezler.

Petekten akan ballar

Kızım kendini sallar,

Ninni sesi duymazsa,

Durur durur da ağlar!

(Giresun)

Ninniler sadece çocukları sakinleştirmez. Onlar bir devrin şartlarıyla beraber; anaların çile, ıstırap ve gözyaşlarını da yansıtırlar. Anadolu anası, çilelerin anası… Belki eşi askerdedir, cephededir, geri dönüp dönmeyeceği meçhul, belki eşi hayatın ağır yükü altında gurbet ellere düşmüş, anne evde bebeğiyle yalnızdır. Gönüller hasret, ninniler ağıt ve dua yüklüdür.

Beşiğini sallarım,

Düşmesin diye bağlarım,

Babası nerde yavrumun,

Gitti de gelmez ağlarım,

Ninni yavrum ninni

(İstanbul)

Anne gündüz bağda bahçede çalışıp, ağustos sıcağında orak sallar, otunu, odununu sırtında taşır, akşam eve geldiğinde ne çok iş vardır. Çeşmeden su taşınacak, ahırdaki hayvanlar bakılacak, evin bütün işleri yapılacak. O anne bütün yorgunluğa rağmen günün hasretiyle bebeğini bağrına basar, nasırlı elleriyle bebeğinin bakımını yapar, yedirir, emzirir. Ama bebek bir türlü uyumaz, hep ağlar, durmadan sızlanır. Anne sabahlara kadar çocuğunu sallar, ninniler söyler. Acaba bir yeri mi ağrıyor, ilaç yok, doktor yok. Böyle bir annenin de çocuğuyla beraber ağlamaktan başka ne çaresi olabilir. Tüm bu şartları yaşayan bir annenin ruh halini anlamak mümkün değil belki. Ama ninnilerin satır aralarında annenin duygularından ufak parıltılar yakalanır.

Ateşe odun koydum,

Ellerim karalandı,

Çok bağırma yavrucuğum,

Yüreğim paralandı!

(Balıkesir)

Beşiğin altı eşme,

Eğilip suyunu içme,

Ağlayıp derdimi deşme,

Ninni yavrum ninni

(Malatya)

Muhakkak ki ninniler birtakım kafiyeli sözlerden meydana gelmiştir. Bir annenin evladı için gönlünde taşıdığı en güzel temenniler, dualar ninnide dile gelmiştir. Nenelerimizin dilinde dolaşan,  çocuğun nasıl bir insan olacağına, ne iş yapacağına dair temennileri ihtiva eden çok güzel misaller vardır.

Oğlum ağıllar yapsın,

Çama katırlar taksın,

Koç olsun koçak olsun,

Kötüye kargılar atsın,

Uyu oğul uyu,

Büyü oğul büyü!

(Yörük ninnisi)

Bazen anneler çocuklarına ninni söylerken bile yanındakilere hitap edebilirler. Bu hitap tek taraflı olsa da onlarla konuşurken, muhtelif duygu ve düşüncelerini dile getirebilirler.

Gelme kuçu gir işine,

Düşme kızımın peşine,

Kuçu seni tutarım kuçu,

Bacağını kırarım kuçu

(Konya)

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı