Kolay Hayat

Niyet İle İstek Arasında: “Gizli Tembellik”

Bugün hangi işleri bitirmeniz gerektiğine dair bir listeniz var mı? Eğer günlük, haftalık ya da aylık yapmanız gerekenler hakkında bilgi sahibi değilseniz, siz plansız birisiniz ve kendinizi akıntıya bırakmış gidiyorsunuz demektir. Eğer bir iş listeniz var ama bu listedekilerin çoğunu bir önceki günlerden kalanlar oluşturuyorsa, tembellik çukuruna düşmüş olabilirsiniz. Yaptığınız işten çok, başka şeylerle meşgul oluyor ve işlerinizde bir türlü neticeye varamıyorsanız siz “gizli tembel” birisiniz demektir.

İlk defa duyduğunuz gizli tembelliği, tembellikle ayırt etmek için bir misalle anlatalım.

Bugünlerde bir ağaç dikme niyetiniz olduğunu düşünelim. Bu niyetinizi gerçekleştirmek için harekete geçmek istiyorsunuz. Önce ağaç dikecek yeri belirleyecek, sonra da hangi ağacı dikeceğinize karar vererek işe başlıyacaksınız. Ancak bedeniniz hedeflerinizden ağır geliyor ve bir türlü harekete geçemiyorsanız siz bu işte ‘tembelsiniz’ demektir.

Harekete geçtiğiniz halde bir türlü sonuç alamıyorsanız, siz tembel olmadığınız gibi çalışkan biri de sayılmazsınız. Harekete geçmek sizi tembellikten kurtarır ama sonuç alamamak sizi çalışkan da yapmaz. Sizin durumunuz okuyacak kitabını belirleyen, sonra gidip onu alan, hatta kitabına bir yerden başlayan insanın durumu gibidir. Bu kişi kitabı almıştır ve okumaya başlamıştır, bu iki özelliği onu tembellikten kurtarır. Ancak kitap, aylarca çantada gezdiği, masada beklediği halde bir türlü bitmiyorsa o kişi başarılı da sayılmaz. Çünkü başarının kriteri olan “netice” alınamamıştır. Bu kişi olsa olsa “gizli tembel” biridir.

Bu yazımızda kendini çalışkan zanneden, ama dikkatlice bakıldığında gizli tembellik özellikleri gösterenleri anlatacağız. Başlanmış onlarca işi olmasına rağmen hiç birinden tam netice alamayan ve gruptaki diğer üyeler çalışıp koşturdukları halde, bir yerlere takılıp kalan gizli tembellere geçmeden önce, tembellik nedir, onunla başlayalım.

Tembellik, harekete geçememektir

İsteğe bağlı yapılan her hareket ilim, irade ve kudret ile meydana gelir. İnsanı harekete geçiren bu üç temel unsurdan birincisi ilimdir. Kişinin önce yapacağı iş hakkında bir bilgisi olması gerekir ki onu isteyebilsin. Kişi niçin ağaç dikmesi gerektiğini bilmezse, onu dikmeyi isteyemez. Ağaç dikmenin faydalı bir iş olduğunu bilen kişide birinci şart olan ilim meydana gelmiş demektir.

İkinci temel unsur iradedir. Kişi faydasını bildiği ağaç dikme işine meylediyor ve o işi diliyorsa, ikinci şart olan irade de oluşmuş demektir. İrade, maksadına uygun bulduğu şeye, kalbin meyletmesidir.1

Üçüncü temel unsurumuz ise kudrettir. “Kudret” ilk iki unsura göre daha önemlidir. İnsanı harekete geçiren güç manasındaki kudret, tembellik mevzuunda püf noktayı oluşturur. Çünkü ağaç dikmek için sadece onun faydalı olduğunu bilmek yetmez. Ağaç dikmeyi istemek de tek başına yeterli olmaz. Ağaç dikmeyi çok istediği, bu işe hevesli olduğu halde imkânlarını harekete geçiremeyen insanlar vardır. Bunun için Alahu Teâlâ kudreti, imkânları ve hareket eden azaları yaratmıştır.        Bu azalar, kudret ile harekete geçtiğinde çalışma başlamıştır. Dolayısıyla çalışmanın zıddı olan tembellik, kudretin devreye girmesiyle ortadan kalkmış olur.

Bizim konumuz olan gizli tembellikte ise kudret ortaya çıktığı halde sonuç alınamaz. Bilgi ve isteğiyle bir işin kendisi için faydalı olduğunu düşünen kişi, başka bir engel de yoksa cüz-i iradesini ortaya koyar ve o işi yapmaya meyleder. İrade meydana geldiğindeyse, kudret azaları harekete geçer. Hareket başladığında artık kişi tembel değildir. Şayet harekete başladığı halde, çalışıyormuş gibi gözüküp işin sonucunu bir türlü alamıyorsa, o kişide gizli tembellik var demektir.

“Mış” gibi yapmak “gizli tembellik”

İnsanı ilk hareket ettiren irade, istek ve işe meyletme gizli tembellerde vardır. Bu kişiler çoğu zaman, kudretlerini harekete geçirirler. Ancak gizli tembeller, o işteki istek, irade ve meyillerini ortaya koydukları halde bir türlü neticeyi getiremezler.

Kudret duyguları harekete geçmeyen tembeller, hareketsiz oldukları için çalışan insanlardan rahatlıkla ayırt edilebilirler. Gizli tembellerse kudretleri ortaya çıkıp, hareketleri meydana geldiği halde, ilk bakıldığında çalışkan insanlardan ayırt edilemezler. Bu kişilerin ya irade ve bilgileri olduğu halde inançları eksiktir, ya da arzuya uygun niyetleri yoktur. Çünkü kitap okumanın sözünü edip kitaba başlasalar da onu bitiremez. Aldıkları ağaç fidesi kuruyup gittiği halde bir türlü onu dikemezler.

Gizli tembel olabilir misin?

Gizli tembeller yalnız başlarına bir işin başındaysalar çok rahat ortaya çıkarlar. Çünkü sürekli işin ne kadar değerli olduğunu anlatan gizli tembeller, onu bir türlü neticeye ulaştıramadıklarından ortaya sonuç çıkaramazlar. Önemli olan ise bir grup çalışan içerisindeki gizli tembelleri bulmaktır. Ama biz yine de “Gözünüzü kendinize çeviriniz, çünkü orada meşguliyet olarak size yetecek şeyler bulursunuz.”2  hikmetli sözünden hareketle, kendimizdeki gizli tembellikleri arayalım.

Bir kişi bir işi nasıl yapması gerektiğini, nasıl yapabileceğini, yapmamakla neyi kaybettiğini, yaparsa neleri kazanacağını, isterse işleri yapmaya nerden başlayabileceğini bildiği halde, yine de yapması/yapılması gerekenleri yapıyor gözükerek yapmıyorsa, o kişi gizli tembeldir.

İşi ağır aksak yaparak geciktirenler var ki, onlar da yine gizli tembellerdir. Yapılan iş, mesainin ne kadarını tesiri altına alabiliyorsa, o nispette önemlidir. Şayet iş yaparken başka meşguliyetler fazlaca araya giriyorsa yine gizli tembellik sinyali var demektir.

Yaptıkları işin gerçek kıymetini bilmeyip, yanlışa düşen ve dünya malına tamah eden gizli tembeller hakkında Hazreti Ömer Efendimizin bir reçetesi var: “Hiç şüphe yok ki tamahkârlık fakirlik, umut kesmek zenginliktir. İnsan bir şeyden umudunu keserse artık ona ihtiyacı kalmaz.” 3

Guruptaki gizli tembeller

Yalnız çalışıldığında gizli tembellerin rahatlıkla bilinebileceğini söylemiştik. Ancak bir grup çalışması yapılırken gizli tembelleri bulmak oldukça zordur. Ama bir o kadar da önemlidir. Çünkü hedefe beraber yürüyen grup üyelerinden birinin gizli tembellik yapması, diğer çalışanların da moralsiz, şevksiz ve üşengeç tavırlar içerisine girmelerine neden olur.

Daha fazla üretimi, daha fazla sermayeyi ve daha fazla parayı kazanmayı hedefleyenler, beraber iş yaptıkları insanları da sermaye olarak görmektedirler. Onlar için çalıştırdıkları insanların gizli tembellik içinde bulunmamaları çok önemlidir. “İnsanları nasıl daha iyi, daha verimli çalıştırırız?” fikri üzerine kafa yoranlar bir grup içerisindeki insandan verim almanın yolunu %25 yönetime, %25 eğitime, %50 de doğuştan getirilen özelliklere atfetmişlerdir. İyi elemanlarının başka firmalar tarafından transfer edilmesini “sermayelerinin çalınmasıyla” denk tutan iş adamları, işin başarıya ulaşmasında sermayenin değerini %40, elamanın önemi ise %60’ tespit ediyorlar.4

Başarıya beraber koşanlardan bir kısmının gözden kaçarak geride kalması,  grubu da başarıdan uzaklaştırır. Gurup içerisinde gözden kaçanları ve gizli tembelliğe düşenleri dikkatle incelediğimizde onların şu özellikleri dikkatimizi çekiyor. Gizli tembeller işine isteksiz olanlar arasında görülür. İşine isteksiz olan gruptaki gizli tembeller, aldıkları işi saatler, günler, haftalar hatta aylarca sürüncemede bırakırlar.

Yine gruptaki gizli tembeller, yaptıkları işlerine dikkatlerini vermedikleri için, olan biteni anlamakta zorluk çekerler. Ama ilk bakışta anlıyorlarmış gibi de gözüktükleri için dikkat çekmezler. Görev dağılımı sırasında, görev tanımlarını kendilerine tekrar ettirmek gerekebilir.

Şikâyetçiler arasında görünen gizli tembeller, suçlamaya, hata bulmaya meyillidirler. İş sırasında halsiz ve bitkin gözükür ve sürekli gergindirler. Hareketleri ağırdır ve sanki Mevla’nın kudret ile kendilerine verdiği hareketleri, tutukluk yapmış gibidirler.

Bu kişiler hem mevcut durumdan şikâyet ettikleri halde yenilik de istemezler, hem de mevzu iş olduğunda en çok konuşan kendileri olabilir. Gizli tembellik alametlerinden biri de anı kurtarmaktır. Anı kurtarırken nedense hep yapmaları gerekenleri ve önemli işlerini sürekli ertelerler. Tembeller geleceği planlamazlar ama gizli tembeller herkesten iyi plan yapabilirler. Ama bunun arkasına düşmezler.

Çözüm takipte süreklilikte gizlidir

Gizli tembelleri, normal tembellerden ayıran en büyük özellik, iş yapıyormuş gibi gözükmeleridir. Bu “yapıyormuş gibiliğin” tedavisi, insanın eksik özellikleri bilmesinden geçer. Gizli tembeller eksikliklerini kabul etme cesaretini gösterememekte ve hep varmış, oluyormuş, yapılıyormuş, çözümleniyormuş, çalışılıyormuş gibi yaparak, öncelikle kendilerine yalan söylemektedirler.

Bu hususta Peygamber Efendimiz; “Sahip olmadığı şeylerle karnını doyuran, yalandan iki elbise giyen gibidir.”5  buyuruyor. Gerçekte kendisinde bulunmayan bir özelliğe sahipmiş gibi davranmak, başta kendisine yalan söylemektir. “Yapıyormuş” havasıyla başta kendisine yalan söyleyen, sonra da “şimdi yapıyordum”la başkalarına da söyler. Ve işinde muvaffak olamaz. Bunlar iyi iş yapan insanların elbiselerini giydiği halde, kötü iş yapan insanlar gibidir. Bu insanların öncelikle, kendilerine doğru söyleme cesaretini göstererek yola çıkmaları gerekir.

Bir grup insanı idare eden ve onlarla beraber işlerini başarıya ulaştırmaya çalışanlar, beraber çalıştıkları, ya da çalıştırdıkları insanların, gizli ya da aşikâr tembellik içinde olmamalarına dikkat ederler. Bir insanı gizli tembellikten kurtarmak zor olduğu gibi, bir grup içerisindeki gizli tembeli bulup onu tedavi etmekte zordur. Çünkü onun işlerini aksattığını tespit etmek hemen mümkün olmaz. Ona kendi kendine doğru söyleme cesaretini kazandırmak da kolay olmayabilir.

Peygamber Efendimiz bu hususta: “Allahü Teâlâ her şeyi güzel yapar (muhsindir), öyleyse siz de güzel yapın.”6   buyururken, yapılıyormuş, oluyormuş, çözülüyormuş gibi “muş” ları bir kenara bırakarak, bütün şeffaflığı ile yapılanların, yapılmayanların, yapılamayanların tamamını en güzel yapma niyetiyle ele alarak işe başlamayı tavsiye ediyor.

Biz de yalnız başımıza yola çıktığımızda “mış-muş” ları bir kenara bırakarak öncelikle kendimize doğru söylemeli ve gizli tembellikten kurtulmalıyız. Şayet bir grubun yöneticileri gizli tembellikle mücadele etmek istiyorlarsa, programlı bir takip uygulaması yapmaları gerekir. İşlerin ilk dağıtımı sırasında net bir iş tarifi yapılmalı ve adım adım, takip elden bırakılmamalıdır. Takipte süreklilik gizli tembelliğin ve gizli tembellerin bir numaralı panzehiridir.

7 adımda gizli tembellik tedavisi

  1. İşe başlarken, bilgisi, iradesi, kudretiyle beraber yüreğini de ortaya koyarak başlamak.
  2. Eksiklikleri, hataları, yanlışlıkları bütün şeffaflığı ile kabul etme cesaretini gösterebilmek,
  3. Zaman zaman, “Şu an neyle meşgulüm? Bu iş gerçek vazifeme hizmet ediyor mu?” sorularını sorarak, tam olandan eksik olanı, mevcut şartlardan yapılacakların en iyisini bulmaya çalışmak.
  4. Kendilerinde bulunan kudret enerjilerini hem ilmi hem de fikri olarak yüksek tutmak ve manevi motivasyonu ihmal etmemek.
  5. İş sırasında şikâyet değil çare üretmek.
  6. Yavaşlığın da tembelliğin bir türü olduğunu kabul etmek.
  7. Her yapılan işin en güzelini yapmak için, program, disiplin, karar, azim ve sürekli takipte olmak gerekir.

………………………………………………………………………………….

DİPNOTLAR

1 İmam-ı Gazali, İhyau’ulum’id-din, Cilt 4, S. 658.

2 Edeb’ün-Dünya Ve’d-Din, S.360

3 İmam-ı Maverdi, Yönetimin Esasları, İlke yay, İstanbul

2008, S.96,

4 Alper Utku, Çevik Şirketler, Alfa, İstanbul 2009, S.103.

5 İmam-ı Buhari, 3/173

6 İbn-i Adî, el-Kâmil, 6/2419.

 

En Yeniler

Bir Yorum

  1. “Gizli tembel” bu kavramı daha önce hiç görmedim. Kaytarıkçı kişiler kastediliyor sanırım okuduğumda onu anladım. güzel bir yazı elinize sağlık. gizli tembellerin yanında bir de gizli çalışkanları yazsanız nasıl olur?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı