Din ve HayatTarih

Nübüvvet Habercilerinden Biri

İslamiyet’ten önce Şam’da Ibni Heyyaban adında biri vardı. Bu kişi Medîne’ye gelip yerleşti. Benî Kurayza Yahudilerinin arasında kalırdı. Zamanla o kabile içerisinde saygın bir yeri oldu.

Kavmi arasında edepli, haklıyı gözeten ve namaz kılan biri olarak anlatılan bu kişi, kıtlık zamanlarında kendisine gelenlere sadaka vermelerini söylerdi. Sadaka verdiklerinde dua eder, Allah’ın izniyle duası kabul olurdu. Vefâtı yaklaşıp yakında öleceğini anlayınca, Benî Kurayzalılara vasiyet ederek onlara şöyle hitap etti:

“Ey Yahudi cema’ati! Biliyor musunuz ben niçin nimeti bol olan Şam’ı terk edip de, kıtlık bulunan bu Medine şehrine gelip, burayı kendime vatan edindim? Ben buraya şu sebeple geldim. Ilahi kitaplarda okudum ve anladım ki, ahir zaman Peygamberi’nin gelmesi yaklaşmıştır. Bu şehir onun hicret yeri olacaktır. Dini burada kuvvet bulacaktır. Ümit ediyordum ki, ona hizmetle ve tâbî olmakla şerefleneyim. Ona iman ederek mükâfata kavuşayım.

Fakat kesin olarak anladım ki, fırsat elvermedi. Ömrüm o zamana yetmedi. Şimdi, sizi uyarıyorum. Sakın, sakın gaflet etmeyiniz! Cahillik ve inat yoluna gitmeyiniz. O Peygamber’in zuhur zamanı yaklaştı. Ona iman etmekte yarışanlardan olmaya çalışınız. Ona iman edip tabi olarak, hidayete erip, kurtulunuz.”

Zaman geldi. Resulullah, Beni Kureyza kabilesini kuşattı. Aralarından Ibni Heyyeban’ın vasiyetini işitenler: “Ey Kureyza oğulları! Bu Ibni Heyyeban’ın haber verdiği Peygamber’dir.” dediler. Diğerleri ‘Bu o değildir.’dediler.

Fakat onlar ‘Vallahi odur.’ diyerek hemen kaleden aşağı inip iman ettiler. Canlarını, mallarını ve ailelerini kurtardılar

Mevlana Abdurrahman Cami,
“Şevâhid-ün Nübüvve”.

(Derleyen: Mustafa Emin Özdemir)

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu