Kişisel GelişimKültür Sanat

Önce Oku, Sonra HIZLI OKU

Hızlı Okuma Nedir?

Hızlı okumanın en başta gelen kuralı, çabuk kavrama ile bellek arasında sağlam bir bağ kurmaktır. Çabuk kavramak için ise dikkati yapılan işe vermek şarttır.

Bu yazımızda okuma sürenizi en az 2-3 kat arttırmayı, okuma disiplinini geliştirmeyi, okunan metni daha iyi anlamayı, kalıcı öğrenmeyi, zaman tasarrufu sağlamayı ve okuma sırasında motivasyonunuzu maksimum seviyeye çıkartmayı hedefliyoruz. Ancak bu kolay mı? Hem evet, hem hayır. Evet kolay, çünkü birçok insan hızlı okumayı başarmış durumda. Hem de herhangi bir ders almadan. Hayır zor, çünkü birçok insan da hızlı okumanın nimetlerini bilmediği için buna inanmıyor bile.

Hızlı okumanın faydaları

Okuma düzeyiniz nedir? Okumayı mı tercih ediyorsunuz yoksa dinleyerek izlemeyi mi? Gün içerisinde okuyarak ve izleyerek geçirdiğiniz zamanları hesaplayın. Okumaya ayırdığınız zamanların hesabını yaparken anlayarak ve severek okuduğunuz metinleri düşünün. Ve severek okuduğunuz bu metinlerin iki hatta üç katını aynı zaman dilimi içerisinde okuyabileceğinizi hayal edin. Bu hayalinizi gerçekleştirmek için de şimdi vereceğimiz dersleri sırasıyla takip edin.

Normal bir lise mezunu dakikada 150 kelime okuyabiliyor. Bu rakam ilköğretim seviyesindeki öğrenciler için normal ama lise mezunları için hiç de normal değil. Bu, çevre yolunda saatte 45-50 km hızla araba kullanmaya benziyor. Bir lise mezunu en az dakikada 250 kelime okumalı. Bu, az kitap okuyan ve günlük okumasını yapmayan insanlar için verilen rakam. İyi bir okuyucu için istenen rakam 500 kelimedir. Dakikada 500 kelimeye ulaşmak için neler yapmak gerekiyor?

 Sesli mi okuyorsunuz?

Birçok kişi sessiz okuduğunu sandığı bir sırada bile aslında sesli okumakta olduğunun farkında değildir. Okurken ya dudaklarını kımıldatır, ya da hafifçe ses çıkarır. Okurken dudaklarımızın oynaması bir yana, gırtlağımızın oynaması, hatta elimizin veya başka bir organımızın oynaması bile, yalnız gözlerimizle okumadığımızı gösterir. Böyle bir okuyuş bizi çok yavaşlatır. Öncelikle böyle bir alışkanlığımız varsa, bundan kurtulmalıyız.

Sessiz okurken, okuduğumuz her kelimeyi zihnimizde tekrarlarız. Bu da okumayı yavaşlatır. Gözümüzün gördükleri, sinirler tarafından beynimize iletilir ve idrak edilirler. Bizim bunları tekrar zihnimizden geçirmemiz boş bir çabadır. Nitekim gördüğümüz manzaraları, eşyayı, insanları zihnimizde tekrar etmeden idrak ederiz. Hiç bir İnsanın gördüğü bir ağaç için zihnimizde “Bu gördüğüm bir ağaçtır.” tarzında bir tekrara ihtiyacı yoktur. Ancak bu çok zor unutulabilecek bir kötü alışkanlığımızdır. Bundan kurtulmak çok çalışmayı gerektirir. Ancak bu kötü alışkanlığı yenebilenler, olağanüstü bir okuma hızına ulaşırlar.

Okumadaki kötü alışkanlıklarımızı bırakmak zannedildiği kadar kolay değildir. Özellikle belli bir yaşa kadar gelmiş insanlar için işin zorluğu artar. İlkokul sıralarından başlanarak kazanılmış ve uzun yıllar boyunca kemikleştirilmiş kötü alışkanlıklar bir çırpıda terk edilemez. Tek çare yoğun ve ısrarlı çalışmalarla bu kötü alışkanlıkların yerini alacak İyi alışkanlıkların geliştirilmesidir. Yılmamak, kolay başarılar beklememek gerekiyor. Önemli olan belli bir metni kısa bir sürede okumak değildir. Hızlı okuma bizim normal okuma alışkanlığımız haline gelmelidir. Bu sağlanmadıkça tam başarı elde edilemez.

Göz ile okuma arasındaki ilişki

Birçok insan, okurken her hece üzerinde gözlerini bir kere durdurarak satır boyunca gereksiz birçok sıçramalar yapar. Bir satır boyunca gözlerimiz ne kadar az sıçrama yapıyor, ne kadar az duraklıyor, biz bir bakışta ne kadar geniş bir satır parçasını görebiliyorsak; o kadar hızlı okuruz. Bir bakışta ne kadar geniş bir satır parçasını görebiliyorsak; o kadar hızlı okuruz. Bir bakışta bir satırın mümkün olduğu kadar geniş bir bölümü görmeliyiz. Biz gözün satır üzerindeki her sıçrayışına “saptama” adını veriyoruz.

Gözlerinizi daima ileriye bakmaya zorlayınız. Okuyamadığınız veya tam kavrayamadığınız bölümler olursa, asla geriye dönüş yapmayınız. Hızlı okuma çalışmalarında başlangıçta anlama okuma hızına feda edilebilir. Anlayamasanız bile hızlı okuyunuz. Zamanla anlama seviyeniz normal okumadakinden de daha yükseğe çıkacaktır. Bunun için başlangıç çalışmalarında daima kolay metinleri seçiniz. Bu metinler aynı zamanda yazma kurallarına uygun metinler olsun. Devrik cümlelerin sıkça yer aldığı metinleri okumaktan kaçının.

Bir kelimeyi meydana getiren harfler, bir bakıma onun rengi gibidir. Biz bu kelimeyi daha önceleri o kadar çok okumuş, o kadar çok karşılaşmışızdır ki, daha görür görmez tanırız. Çok iyi tanıdığımız bir insanı görmüş gibiyizdir. O insanı tanımak için derinden derine bir inceleme gerekmez, üzerindeki elbiseler değişse bile tanırız. Kelimeler de çeşitli ekler alsalar bile kolayca bir bakışta tanınırlar. Biz de bundan yararlanmalıyız. Hece hece okumak yerine, kelimeleri bir bütün olarak görmeye çalışmalıyız.

Akıl, okuma ilişkisi

Kalabalık bir trafik içinde ilerlemeye çalışan bir otomobil içinde olmaktansa, bir helikopter ile yükseklerde uçup gitmek misalinde olduğu gibi, bütüne göz gezdirmeye çalışmak gerekir. Akıl daima gözlerin önünde yer alır. Yavaş okuma sırasında akıl büyük bir tembellik içindedir. Gözlerin okumasını bekler. Göz okuyamazsa, geri döner, durur, çabalar; akıl neden sonra gözün okuduğunu kavramaya çalışır. Bütün yük gözler üzerindedir.

Hâlbuki hızlı okumada akıl daha gözlerin okumadığı, henüz sırası gelmemiş kelimeleri tahmin etmeye, kavramaya çalışmaktadır. Akıl bu aktif haliyle gözlerin en büyük yardımcısıdır.

Yavaş okumada akıl fren görevi yaparken, hızlı okumada çekici lokomotiftir. “Leb demeden leblebiyi anlamak.” misalinde olduğu gibi, çoğu zaman sözün nasıl biteceği, hangi kelimeden sonra hangi kelimenin geleceği bellidir. Akıl girişkenliği elde tuttuğu sürece hep önde koşacak gözler. Ona yetişmek için alabildiğine hızlanacaktır. İşte hızlı okuma bu yönüyle yavaş okumadan daha büyük bir dikkat ve zihin uyanıklığı ister. Yine bu yönüyle daha başarılıdır. Hızlı okuyan, bu sebeple okuduğunu yavaş okuyana nispetle çok daha iyi anlar, kavrar. İyi düzenlenmiş bir metne bakıldığında aklın önde gitmesine yardımcı olacak birçok işaretler vardır.

HIZLI OKUMA BECERİLERİ

İyi bir okuyucu, ele aldığı metnin değişik bölümlerinde değişik okuma hızları kullanarak metni daha kısa zamanda daha iyi kavrayabilir. Genellikle metnin dikkat noktaları baş ve son taraflarda toplanmıştır. Bilhassa metinlerin sonuç bölümleri bu bakımdan en önemli bölümlerdir. Paragraflar halinde yazılmış bir metinde her paragrafın başlangıç ve bitim cümleleri o paragrafta verilmek istenen mesajı belirleyen cümlelerdir. Bu dikkat noktalarını bilen okuyucu, bunların dışında kalan bölümlerde okuma hızını çok artırabilir, hatta bazı bölümleri okumadan geçebilir. Biz sadece dikkat noktalarını okuyarak metni % 100’e yaklaşan oranda kavrayabiliriz. Hele de düşünce tarzına alıştığımız, tanıdığımız bir yazarı okurken, bu iş daha da kolay olur.

Anahtar kelimeler

Herhangi bir okuyucu ele aldığı metinle ilgili olarak birtakım anahtar kelimeler belirler. Bu belirleme ya metin başlığına, ya da giriş bölümünde yapılan açıklamalara göre olabilir. Daha sonra metin hızla okunurken dikkat bu kelimelerin geçtiği bölümler üzerinde yoğunlaştırılabilir. Bu işlem sanıldığı kadar zor değildir. Kaldırım boyunca sıralanmış birçok otomobil içinden kendimize ait olanı bulabilmek için her otomobili ayrı ayrı incelememize gerek yoktur. Arabamız bir anda gözümüze çarpar. Bir metin içinde geçen anahtar kelimeler için de durum bundan farklı değildir. Burada dikkat edeceğimiz bir husus, dikkat uyarıldıkça, bütün kelimeler birbirine benzer görünmeye başlar. Bu konuda yeteneklerimizi geliştirmek gerekir.

Ön inceleme

İyi bir okuyucu, okuyacağı metni önceden inceleyerek metin hakkında bilgi sahibi olur ve uygulayacağı okuma tekniklerini belirler. Bu inceleme kısa metinlerden ziyade uzun metinler ve kitaplar için yapılmalıdır. Metnin incelenmesinde akıl ve düşünce daima önde olmalıdır. Böylece pek çok zaman kazanabiliriz. Metin çok hızlı bir şekilde gözden geçirilirken, önemli başlıklara dikkat edilir. Bir yandan da “Ön metni özetiyle okumak benim için yararlı mıdır? Nasıl okuma tekniği uygulamalıyım? Yazarın amacı nedir?” gibi soruların cevaplandırılmasına çalışılır. Bu sorulara cevap bulabildikçe metni seçme, hızımızı ayarlama ve gereksiz bölümleri atlama imkanı elde edilir.

Ana fikir analizi

Bu teknikte bir önceki seçmeli okumadan farklı olan husus, metnin bazı bölümlerinin hiç okumadan geçilmesidir. Tekniğin temel ilkesi, metnin genel anlamına zarar vermeksizin okunan sözcük sayısını azaltmaktır. Göz yelpazemiz yalnızca enine bir genişliğe sahip değildir. Düşey olarak da bir yüksekliği vardır. Biz bir satıra bakarken altındaki ve üstündeki satırları da kısmen görürüz.

Kurallara uygun olarak düzenlenmiş cümlelerde “özne” en başta, “yüklem” en sonda yer alır. Yükleme en yakın olarak söylenmiş öğe, en çok vurgulanan en can alıcı öğedir. Biz bu özellikten de faydalanabiliriz. Her cümlenin ilk kelimesi ile sonda yer alan iki kelimesini okumak, o cümlede belirtilen fikri anlamakta esas olacaktır. Dikkat bu kelimelerde yoğunlaştırılırsa, diğer kelimelerden bazıları okunmadan geçilebilir.

Damak bir kültür işidir. Hızlı okumak ise, bu kültürün gelişmişliği ölçüsünde başarıya ulaşabilecek bir okuma tekniğidir. Kültür zenginliğiniz arttıkça, kelime bilginiz, hazineniz büyüdükçe daha hızlı okuyacaksınızdır.

Bunlara dikkat

  • Hızlı okuma, önemli ölçüde bilgi seviyemize, kültürümüze bağlıdır. Kelime hazinesi çok dar insanlar hızlı okuyamazlar. Eski, yeni, yerli, yabancı, günümüzde kullanılan; kitaplara, dergilere, gazetelere giren her kelimeyi bilmek gerek. Hızlı okumak isteyenler her şeyden önce kelime hazinelerini genişletmelidirler.
  • Hızlı okuma için uygun bir ortam hazırlayınız.
  • Çalışmalarınızı kolaydan zora giden metinler üzerinde yapınız.
  • Asla geriye dönüşler yapmamaya çalışınız.
  • Okurken ağzınız veya başka bir yerinizle oynamayınız
  • Okuduklarınızı zihninizden tekrarlamayınız ve metni elinizle takip etmeyiniz.
  • Göz yelpazenizi genişletmeye çalışınız.
  • Saptama sayılarını azaltınız. Göz yelpazeleri mümkün olduğu kadar üst üste gelmesin.
  • Aklınız daima önde gitsin, zihnen uyanık bulunun.
  • Her hafta bir kere örnek bir metin üzerinde çalışarak ölçüm yapın ve grafikleri doldurun
  • Kazandığınız yeteneği kullanın ve geliştirmeye çalışın.
  • Her zaman sağdan sola olan metinlerden değil, soldan sağa yazılan metinlerden de düzenli okumalar yapın.
  • “Ve, hem, daha, bundan başka, buna ilaveten, aynı zamanda, buna paralel olarak, bunun gibi, aynı şekilde, ama, fakat, lakin, halbuki, ancak, buna rağmen, bilâkis, buna karşın, mamafih gibi metni anlamayı kolaylaştıran işaretlere dikkat edin.

Uygulama 1: Eni 9-10 cm. olan karton bir şerit kesiniz. Bu karton şeritle üstüne sürgü şeklinde hareket edebilen başka bir karton parçasını kemer halkası biçiminde takınız. Bu kartonun ortasına 0,5 cm. eninde ve 7 cm. uzunluğunda bir pencere açınız.

Hazırladığınız kartonun üzerine takılabilecek ende kâğıt şeritler hazırlayınız. Bu kâğıt şeritler üzerine üç harfli kelimeler yazınız. Kâğıt şeritleri sırayla karton üzerine yerleştiriniz ve sürgülü kartonu aşağı doğru kaydırırken ortadaki pencere içinden görünen kelimeleri sessiz, zihinden tekrarlamadan okuyunuz. Bu çalışma sırasında sürgüyü kaydırma hızınız, daima okuyabildiğinizden biraz daha süratli olmalıdır.

Daha ileride söz edeceğimiz göz yelpazesini (aktif görme alanı) genişletme imkânı bulacaksınız. Çalışmayı her gün en az üç seans halinde ve hiç olmazsa onar dakika yapmalısınız. Çalışma ilerledikçe sürgüyü kaydırma hızınızı artırırız. Çalışma ilerledikçe ve siz üç harfi çok rahat okur hale gelince kağıt şeritler üzerine dört, beş, altı harfli kelimeler yazınız.

Uygulama 2: Gözlerinizi dinlendirmeniz için başka bir yöntem daha vardır. Biz buna “palming” veya “avuç içi ile dokunma” diyoruz. Avuç içlerinizi göz yuvarlaklarına fazla bastırmadan, fakat gözlerinize tam bir karartma sağlayacak şekilde gözlerinizin üzerine koyunuz. Avuç içlerinizin ısısı gözlerde bir rahatlama meydana getirir. Bu işleme başladığınızda karanlığın içinde gözlerinizin önünden ışık pırıltılarının geçtiğini göreceksiniz. Bu pırıldamaların kaybolmasını bekleyiniz. Pırıltılar kaybolduktan sonra, on saniye kadar daha bekleyerek gözlerinizi açınız ve okumaya devam ediniz.

Uygulama 3: Örnek olarak “ova” kelimesini okuyan bir göz, merkez olarak “v” harfini alarak 1-2 mm. aşağısına bakacaktır. Bu durumda “v” harfinin sağ ve solunda kalan diğer iki harf de kolayca okunabilir. Öyleyse “ova” kelimesi her hece için ayrı bir saptama yapmadan tek saptamada okunabilir. Fotoğraf makinesinde tek film harcanabilecek bir yerde iki poz film harcamaya gerek yoktur.

“Ova” kelimesi üç harften oluşan bir kelime olduğu için bir saptamada kolayca okunabiliyor. Ya daha uzun bir kelime olsaydı ne olacaktı? Örnek olarak bu defa “ovalarından” kelimesini alalım. Bu kelimede 11 harf vardır. Biz gözümüzü ortada yer alan “r” harfine ayarladığımızda kelimenin tamamını okuyabiliyorsak hızımız yüksek olacaktır. Normal okuyucu bunu başaramaz. Hele bir metni okurken bu çok zordur. Tek başına bu kelime üzerinde çalışan kişiler bile tek bir saptamayla bu kelimeyi okumakta güçlük çekerler.

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı