Rehbersiz Yol Uzun Olur “Biat”

5

İki yıl önceydi. Çanakkale’de şehitleri ziyaret ediyorduk. Bizimle birlikte misafirlerimiz de şehitlerimizden nasipleniyorlardı. Rehberimiz bize bu ziyarette yol gösteriyordu. Şehitliğin yolları, şehitlerimizin kabirleri, onlara ait anıtları görerek o kahramanlıklarını anlamaya çalışıyorduk.

Şehitlerimizi ziyaret sırasında bir hadise dikkatimizi çekti. Ellerini duaya kaldırmış Müslümanlar gayri Müslimlerin mezarları başında dua ediyorlardı. Merak ve biraz da tepkiyle rehberimize bu durumu aktardım. Bizimle birlikte ziyarete gelen herkes şaşkındı. Rehberimiz bu durumu açıkladı ve hemen o insanların yanına gitti, onlara o mezarların şehit mezarı olmadığını anlattı. İnsanlar utanarak ve biraz da hayıflanarak bizimle ziyaret yapmak istediklerini söyleyip kafilemize katıldılar.
Rehberimiz orada şunları söyledi: “Şehitliğimizi rehbersiz gezmek böyle yanlışlara sebep olabiliyor. İnsanlar rehber edinmedikleri için yanlış yollara girebiliyorlar. Yanlış mezarların başında dua edebiliyorlar ve çıktıkları bu ziyaretten bir şey anlamadan dönüyorlar. Rehbersiz çıkılan bir yolculuk ya bitmeyecek ya da zararlı sonuçlar doğuracaktır.”
Peygamber Efendimiz de Müslümanların hayat yolunda yegâne rehberidir. Onun sözleri, fiilleri, gösterdikleri, çizdiği yol bizi Hakk’a ulaştıracaktır. Rehbersiz bir ziyaret dahi zarara yol açıyorsa rehbersiz bir hayat kim bilir nasıl kötü sonuçlar doğuracaktır. Rehbersiz başıboş dolaşınca çok daha fazla yer görebiliriz, çok daha farklı noktaları yakaladığımızı zannedebiliriz; lakin keşfedilen güzelliklerin kıymeti bilinmiyor ve anlaşılmıyor ise hepsi büsbütün ziyana dönüşebilir.

Biat ne demektir?

İslam’daki biat kültürünün de işte tam bu noktada lüzumlu olduğu ortaya çıkıyor. Bir rehbere biat edilmeden yapılacaklar bize büyük kayıplar yaşatacaktır. Peki biat ne demektir. En bilinen manasıyla tâbi olmak demektir. Lügatlerde kabul ve tasdik, bağlılık, merbutiyet, sadâkat manasına gelmektedir. Dolayısıyla doğruluğunu kabul ettiğimiz Peygamberimize boyun eğmek, onun rehberliğini tasdik etmektir. Peygamberimizin hadis-i şeriflerine, onun bize bildirdiği haberlere ve yaptığı işlere biat edip uyulacak olursa hakikate ulaşılabilir.
İslam tarihinde ilk biat Mekke’nin 2 kilometre yakınlarında Akabe bölgesinde 621 yılında yapılan Birinci Akabe biatıdır. İkincisi ise 622 yılında yapılan biattır. Kur’an-ı Kerim’de müslüman erkek ve kadınların Hazreti Peygamber’e biatlarından söz edilmektedir.

Allah’ın Resülü Medine’ye hicret ettikten sonra Ensardan kadın sahabeler ona biat ettiler. Biatları konusunda da Kur’an-ı Kerim’de: “Ya Rasulallah, mümin kadınlar sana gelip Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamaları, hırsızlık etmemeleri, zina etmemeleri, çocuklarını öldürmemeleri, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemeleri (başkasının doğurduğu veya başka erkekten gayri meşru kazandıkları bir çocuğu kocalarına âit göstermemeleri), ma’rufta (emrettiği hususta) sana karşı gelmemeleri konusunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Mümtehine Suresi, Âyet 12)
Biatle gelen zafer

İslam tarihinde Rıdvan Biatı şehirlerin anası Mekke’nin fethine müjde niteliğinde idi. Hicretin altıncı yılında Hazreti Peygamber, ashabıyla hac etmek üzere Mekke’ye doğru yola çıkmış, fakat Kureyş, Müslümanların Mekke’ye girmelerine izin vermemişti. Hazreti Peygamber, Hudeybiye’ye geldi. Anlaşmak için Hazreti Osman’ı Kureyş’e elçi gönderdi. Hazreti Osman’ın dönüşü gecikince, Peygamberimiz, (Semre denilen) bir ağacın altında oturarak ashâbından, Osman öldürülmüş ise, ölünceye kadar Resûlullah ile birlikte savaşacaklarına dair biat istedi. Onlar da kendisine biat edip bu sözü verdiler. Bunu duyan müşrikler barışa razı oldular.

Sonunda Hazreti Osman geldi ve Kureyş ile Müslümanlar arasında on yıl süreli bir anlaşma yapıldı. İşte Hudeybiye Antlaşmasından önce Peygamber Efendimiz’e yapılan bu biata “Biat-i Rıdvan” denmiştir. Allah şu müminlerden razı olmuştur ki onlar, (Hudeybiye’de) ağacın altında sana biat ediyorlardı. Allah onların gönüllerindeki doğruluk ve vefayı bildiği için onların üzerine mânevi huzur ve güven indirdi ve onlara yakın bir fetih verdi. Yine onlara (yakında Hayber’de) alacakları birçok ganimetleri mükâfat verdi. Allah, her şeye gâliptir, hikmet sâhibidir.” (Fetih Suresi, Ayet18-19)

Hudeybiye anlaşmasının müşrikler tarafından bozulmasıyla Mekke’nin fethi gerçekleşmişti.

Deyimlerimizde biat

Biat, dilimizde bey’at şeklinde de kullanılır. Biat etmek, tabi olmak, rehber olarak kabul etmek gibi manalarla meşhurdur. Tasavvuf’tan Dilimize Geçen Atasözleri ve Deyimler adlı eserde biatın tasavvufi manasını şöyle açıklamıştır.

Biat, buyruk sahibinin buyruğuna uymayı kabul etmek, elini elinin üstüne koyup bu hareketiyle ona itaat ettiğini bildirmek manalarına gelir. Sufiler yani tasavvuf erbabı, mürşide intisabın esasına bey’at/biatle ulaşırlar.

Mürid, mürşidine bağlı kalacağına kayıtsız şartsız teslim olacağına söz verir. El alıp, mürşidin dostuna dost, düşmanına düşman olup mutlu ve zor zamanlarda ona itaat edip emrinden dışarı çıkmaz. Mürşide biat edip yola girmek, biatı kabul etmektir ki, mürşidin eli elden ele, Hazreti Peygamberimiz’e ulaşır.

Son olarak Kur’an-ı Kerim’de biat hakkında şöyle buyurulmaktadır: “Gerçekten sana biat edenler, (ölünceye kadar emrine bağlılık ve teslimiyet sözü verenler) ancak Allah’a biat etmiş olurlar. Allah’ın kuvvet ve yardımı, o biat edenlerin vefa ve sadâkatlerinin üstündedir. Onun için kim biatından (verdiği sözden) cayarsa, ancak kendi aleyhine caymış olur. Kim de Allah’a ahdettiği şeyi yerine getirirse, Allah da ona (kıyamette) büyük bir mükâfat verecektir… (Fetih Suresi, ayet 10)

Bütün bu bilgiler ışığında biatın olmadığını iddia etmek ve biatı insanlık karşıtı bir şeymiş gibi sunmak da artık düşünce sahiplerinin takdirindedir. Nasıl ki dünyalık ziyarette dahi bir rehbere tabi olmak şartsa inanç ve ibadetlerimizde de biat şart ve elzemdir.

(Toplam 359 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

5 yorum

  1. İSA AKTAŞ -

    Bu konuda atılmış başarılı bir eser yapmışsınız emeğinize kaleminize sağlık… Başarılarınızın devamını gönülden niyaz ederiz.

  2. Yaziniz cok guzel, gercekten harika olmus. Sizi hayranlikla takip ediorum. Allaha emanet olun selamlar…

  3. Günümüzde kölelik gibi gösterilen biat konusunu işlemiş olmanız güzel. Anlaşılması açısından oldukça başarılı.

  4. mustafa yılmaz -

    Rehbersiz yol uzun olur ile biat arasında çok güzel bi bağ kurmuşsun. . Okuyucaların anlaması daha da kolay olmuş. . Ancak giriş kısmındaki konu ile yada o konuya benzer bir yazı ile noktayı koysa idin parça parça olmazdı. . Puzzel ı bir bütün olarak görmek gerek. . Parçalar yerli yerine oturunca her şey harika olur. . Emeğinden dolayı tebrik ediyorum…

Fikrinizi Belirtin.