AraştırmaBilimMakale

Sebep sonuç İlişkisinde Hedef “Araç / Vasıta”

Reklamlarda otomobilin nasıl sunulduğuna bakacak olursak bu ideal, modern özne her şeyden önce bir erkek, otomobil reklamlarında aracı kullanan da, aracın satış için sunulduğu, hitap edilen cinsiyet de erkek. Nasıl bir erkek bu kişi? Kusursuz bir bedene sahip ve yarışmacı, sürekli bir rekabet içinde olan ve kazanan bir erkek. Reklamlarda bu otomobili, kayak yapmak için telesiyejle dağa tırmanırken, ya da dağda slalom yaparken görebilirsiniz.

Sebepler ortaya çıktığında kişi “araç” olarak otomobil satın almak istiyor. Ancak reklamla arzu seviyesine çıkartılan, sebebin sonucun önüne geçtiği, kredinin de işin içine dâhil olduğu yeni sistemde işler değişiyor. Kişi aşırı uçlara kayıyor.

Yeni sistemin karşısında olunabilir mi, alt bir kültür grubu oluşturulabilir mi, ya da otomobille oluşturulan gösteriş kimliğinin karşısında alternatif fikir-grup kurulabilir mi? Yani kısaca, tüketim toplumu sistemine karşı çıkılabilir mi?

Karşı akım, karşı kültür üzerine çok sayıda çalışmalar yapıldı. Ancak yapılan bütün çalışmalarda görüldü ki düzen her türlü isyanı bir şekilde tekrardan pazarlıyor. Şehir kültürüne karşı olanlara dağcılık ekipmanları satılarak doğa sporlarına yönlendiriliyor. Modern tıbba karşı olanlara alternatif tıp satılıyor. Sistem karşında alternatif olmak kolay değil. Ancak ihtiyaç doğrultusunda alternatifler iyi sıralanıp sebep sonuç ilişkisi yitirilmeden hedef vasıta olan otomobil seçilebilir.

Evin mahremi ile caddenin kamusallığı arasında korunaklı bir geçiş sağlayan otomobile farklı simgeler yüklemek maliyeti arttırıyor ve insanın meta ile olan ilişkisinde aşırı uçlara meylini kolaylaştırıyor.

Simgeler üzerinde araştırma yapan Andrew Wernick “Sembolik Anlatım” kitabında insanın meta ile olan ilişkisinde zihnini karıştıran durumu üç noktada topluyor. Bu üç temel noktada ilişki düzeltilmediği müddetçe insan otomobili kimlik, statü ve amaç olarak görüyor.

Birincisi meta ile onun sembolik anlamı arasında ilişkisinde insan otomobile bakarken sadece onu görmüyor. Markanın o güne kadar oluşturduğu bütün marka değeriyle beraber otomobile bakıyor. Bu da ilk baştan yapılan hata demek oluyor.

İkinci hatalı nokta otomobile bir vasıf atfedildiğinde oluşuyor. Otomobile vasıf atfedildiğinde kişinin ihtiyaç duyduğu araç gidiyor yerine statü olacak otomobil geliyor. Bu yeni aracın özelliklerinin kendi özelliklerine dâhil olacağını zannetmesi kişinin ikinci büyük hatasını oluşturuyor.

Üçüncü problem otomobili alacak kişi ile onun sembolik düzeydeki ilişkisinde ortaya çıkıyor. Reklamlar yıllar içerisinde otomobile semboller yüklüyor. Otomobile kazandırılan bu sembolleri kişi otomobilin kendisinden ayıramadığında hata yapıyor. Bu üç durumla karşılaşan alıcı, tersinden giderek otomobil alırken amacına doğru değil aracına doğru yürüdüğünü hissetmesi gerekiyor.

Daha Fazla Göster

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı