Sekîflilerin Biatı

0

Sekîflilerin Resûlüllah Efendimiz’in (s.a.v.) huzuruna gelerek biat etmeleri hadisesi, birçok hikmeti günümüze taşımaktadır.

[ M. Mehmet Göndoğdu ]

Urve b. Mes’ûd (r.a.) Mekke’nin fethinden sonra Hicret’in 9. senesinde Medine’ye gelerek Müslüman olmuştu. Kavmine İslâm’ı tebliğ etmek için Resûlullah’tan izin istedi. Urve (r.a.) kavmince sevilip sayılıyordu. Onlar nazarında mevkiini düşünerek kendisine karşı koymayacaklarını umuyordu. Kavmini İslâm’a çağırıp Müslüman olduğunu ilân edince ok yağmuruna tuttular, öldürücü bir ok isabet etti ve bir süre sonra şehid oldu. Henüz ölmemişken sordular:

— Urve, kanında ne görüyorsun?

— Allah’ın bana ikramını! Cenâb-ı Hakk’ın, şehâdet şerbetiyle beni suladığını görüyorum. Benim için de Resûlullah’ın maiyetinde (Tâif muhasarasında öldürülen) şehidlere va’dedilen vardır. Beni onların yanına gömünüz, dedi. Onlar da şehidlerin yanına defnettiler.

Urve’nin şehâdetinden sonra Sekîfliler birkaç ay beklediler. Bilâhare aralarında istişare ettiler. Çevrelerindeki Araplara karşı koyacak güçleri olmadığını görüp, biat edip İslâm’a girme kararı aldılar. Bunu gerçekleştirmek için de içlerinden bir heyeti Peygamber Efendimiz’e (s. a.v.) göndermek üzere sözbirliği ettiler. Müttefiklerinden iki kişi ile Mâlik oğullarından üç kişiyi Abdi Yâlîl başkanlığında gönderdiler. Heyet, Medine’ye yaklaşınca Kanâh mevkiinde konakladılar. Orada Muğîre b. Şu’be’ye rastladılar. Muğîre, nöbet kendisinde olduğu için Sahâbe-i Kirâm’ın develerini otlatıyordu. Onları görünce gelişlerini müjdelemek için koşarak gitti. Yolda Hz. Ebû Bekir’e (r.a.) rastladı. Ona biatta bulunmak, İslâm’a girmek üzere Sekîf heyetinin geldiğini, Resûlullah kendilerine birtakım şartlar koştuğu takdirde keyfiyeti kavimlerine yazarak öyle karara varacaklarını haber verdi. Hz. Ebû Bekir “Allah aşkına bırak, Resûlullah’a ben söyleyeyim.” dedi. Muğire de kabul etti.

Sekîfliler Huzura Geliyor

Ebû Bekir Peygamber Efendimiz’in huzuruna girip gelişlerini arz etti.

Muğîre heyetin yanına döndü. Onlarla birlikte develeri getirirken Resûlullah’a nasıl selâm vereceklerini öğretti. Fakat onlar cahiliye selamıyla selamladılar. Resûlullah’ın yanına vardıklarında onlar için mescide bir çadır kuruldu. Hâlid b. Said b. As, Peygamber Efendimiz ile heyet arasında elçilik yapıyordu. Onlara yemek getirdiğinde kendisi yemeden o yemekten yemiyorlardı. Anlaşmayı da onlar namına Hz. Hâlid yazmıştı.

Taviz Yok

Resûlullah’a koştukları şartlardan biri şu idi: Üç sene süreyle Lât putlarını kendilerine bırakacaktı. Bu istekleri kabul edilmeyince iki seneye, sonra bir seneye indiler. Bu da kabul görmeyince, döndüklerinde sefihlerini (düşük ahlaklı) alıştırabilmeleri için bari bir ay süre ile ilişilmemesini talep ettiler. Resûlullah bunu da kabul etmedi. Put diye adlandırılan ne varsa yıkıp yok etmek için yanlarında Süfyân b. Harb ile Muğîre b. Şu’be’yi göndereceğini bildirdi. Heyet namaz
kılmamak ve putlarını kendi elleriyle kırmamak şartlarını da ileri sürünce Resûlullah:

— Putlarınızı kendi ellerinizle kırmanızdan sizi muaf tutarız. Namaza gelince; namaz olmayan bir dinde hayır yoktur! buyurdu.

Onlar da:

— (Alınları yere koyarak secde etmek bizim için) zillet de olsa bunu senin için yapacağız, dediler…
Taif’te İbn-i Abbas Mescidi (H. 1297, M. 1880; Yıldız F. Arşivi:90789-8)

(Toplam 208 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.