Sokak Çoçukları İçin Çare Arıyoruz

0

Tarih boyunca yabancısı olamadığımız göç, özellikle 1950’li yıllardan itibaren ülkemizde sosyal ve coğrafi yapının değişmesine sebep olmuştur. Göç ile beraber değiştirilen mekân sosyal çevreyi de değiştirdiği için aile fertlerinin ruh hallerine de olumsuz yönde tesir etmektedir. Ayrıca bu değişimden en çok etkilenen çocuklardır.

Göç ve bozulan aile yapısı

Göç öncesi, köyde geliri belki az ama gideri de aynı oranda az olan ailelerde herkesin çalışmasına gerek duyulmazdı. Fakat göçten sonra bu durum değişti. Çünkü ailenin karşısında attıkları her adımda para alan bir şehir hayatı vardır. Şehir hayatının beraberinde getirdiği maddi ve manevi problemler bir süre sonra aileyi parçalanmaya kadar götürebilmektedir. Ailenin giderleri arttığı için artık babanın yanında diğer fertlerin de çalışması gerekir. İlk olarak bu görev çocuklara verilir. Ancak kaç yaşında olursa olsun bir çocuğun şehirde tehlikelerle dolu sokağa, sırf çalışmak amacıyla bile çıkması onun sokağın tehlikelerine karşı savunmasız bırakıldığın gösterir.

Ailesine maddi anlamda yardımcı olmak için çalışıp akşamları evine geri dönen çocuklar, sokakta yaşayan çocuklara göre tehlikeden daha uzaktırlar. Ömürleri sokak köşelerinde geçen çocuklar ise adeta tehlikenin kucağındadırlar.

Sokak çocukları mı, sokağın çocukları mı?

Temel olarak sokaktaki çocukları 4 ana gruba ayırmak mümkündür. Birinci grup: Geceleri ailesine dönen, suça karışmayan çocuklardır. İkinci grup: Aile bağları bozulmaya başlayan ve yavaş yavaş suça meyletmeye başlayan çocuklardır. Üçüncü grup: Sokakta ailesiyle birlikte yaşayan sokak çocuklarıdır. Dördüncü grup: Ailesi olmayan, sokaklarda yaşayan ve suça bulaşma ihtimalleri olan çocuklar.

Sokakta “yasayan” ve “çalışan” çocuklar

Bütün günlerini sokakta çalışarak geçiren ve akşam evlerine dönen birinci ve ikinci grup çocuklar “Sokakta çalışan çocuklar” dır. Üçüncü ve dördüncü grup çocuklar ise “Sokakta yaşayan çocuklar” dır. Sokakta çalışan çocuklar gerçek sokak çocuğu olmaya adaya olanlardır. Bu çocukların aileleri her ne kadar birlikteymiş gibi gözükse de ailenin onları tam koruyamaması ve para kazanmanın verdiği hazla kendileri yetişkin gibi görmeleri, onları sokağın sınırsız ve sorumsuz özgürlüğünü seçerek sokak çocuğu olmalarına sebep olmaktadır. Bu çocuklar sokakta zamanla fizikî şiddet, hırsızlık, dolandırıcılık gibi riskler ile karşı karşıya kalacaklardır.

Sokakta yaşayan ve çalışan çocuklar, ülkemizin son 30 yıldır en büyük problemlerinden birisidir. Bugün sokaklarda yaşayan ve çalışan çocukların sayısının 42.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Kilit nokta: Aile içi güçlü bağlar

Sokak çocukları konusunda kilit nokta ailedir. Çocuğun sokağa yakınlığı ile aileye olan yakınlığı birbiri ile doğrudan alakalıdır. Çocuk ailesine ne kadar uzaksa sokağa o kadar yakın demektir. Bu sebeple her durumda aile içi bağların güçlü tutulması gerekmektedir.

Göç sonrası şehir hayatına uyum sağlama sürecinin rahat bir şekilde atlatılabilmesi toplum içi yardımlaşma ve sosyal dayanışmanın geri kazandırılmasına bağlıdır. Ayrıca aile içerisindeki güçlü iletişim, aile yapısı ve değerler ailenin göç sonrasındaki hayata kolay uyum sağlamalarını ve birbirinden kopmamalarını sağlayacaktır.

(Toplam 398 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.