AraştırmaKapak

Tavşan Kaç Tazı Tut

Kapak Dosyası

Karlı bir günde av senaryosu hazırdır: Tavşan kaçacak, tazı kovalayacak, avcı avı yakalayacak. Ancak  “Kim av, kim avcı?” günün sonundaki kovalamacada belli olacak.

Hayvanlar ve insanlar arasında, daimî bir harp mevcuttu. Başlangıçta her iki taraf birbiriyle harp ederken fizikî güçleriyle müsavi silahlar kuşanmışlardı. Taşlardan yapılan silahlar, ok ve yaya dönüşünce uzaktan tuzaklar kuruldu. İnsanın avlanma zekası sayesinde hayvanlara hakim olmak gecikmedi. O derecede ki bugün, hayvanları yaşatıp yaşatmamak, insanların insafına kalmış bir meseleydi.

Köpeğin zekası

Bir fare, peynir tuzağı ile yakalanabilirdi. Tabii ki kokuya gelirdi. Bir kedi ise oyuncak bir fare ile kandırılamazdı. İnsanlar, hayvanları neden kolay kolay kandıramazdı? Çünkü insanın en aldatıcı vasfı olan dilinden, sözünden anlamadıkları için. Çünkü söze yalan ve hile karışır, dille taşınırdı.

Fare-kedi-köpek üçlüsü insana en çok yaklaşabilen hayvandı. Tabii, hayvanın hayvana da tuzak kurduğu vaki idi. Tavşan peşinde koşan köpeğin, avcılık zekasına evvela bir misal verelim. Madagaskar Adası’nda tamamıyla serbest gezen köpek sürüleri vardır. Orada “kayman” denilen bir nevi timsah vardır ki köpeklerin düşmanıdır. Kayman, köpek avlamak için fırsat kollar. Köpekler başıboş gezintilerinde ekseriya kaymanların bulunduğu ırmak veya bataklık araziden geçerler. Kaymanlar, köpekleri daima beklerler. Fakat köpekler, kaymanları şaşırtmak için hangi taktiğe müracaat ederler? Köpeklerin bir kısmı ırmağın kenarına gelip sesleri çıktığı kadar havlarlar. Kaymanlar da köpek sesinin geldiği tarafa hepsi birden yüzerek yönelir. Ve suyun üzerinde müthiş ağızları görünür. Bunun üzerine köpekler başka tarafa olanca hızlarıyla koşmaya başlarlar ve kaymanlardan biraz uzaklaşınca hep birden ırmağı geçerler. Kaymanlar da koşar fakat çok geç kalırlar, çünkü “Tavşan yamaca atladı” sözü gerçekleşir.

Kedi evin içinde, köpek ise ev dışında en iyi yoldaş oldu insana. İnsanın fareyi kendi avlaması yerine kediyi beslemesi tabii ki avlanma zekasının ürünüydü. Peynirleri de kahvaltıda katık ederdi kendine. Hiçbir avcı ise kediye tuzak kurmanın peşinde değildi tabi. Avcılık daha ziyade sadık dost köpekle yapılırdı.

Tavşan avı başlıyor

Avın en dikkat çekici yeri “koku”dur, havayı iyi koklamak lazım. Çünkü sesler işitilmez; av sessizdir. Şekiller görünmez; çünkü av kendini gizlemiştir. Ama kokusunu gizlemeyi başaramaz, gittiği her yere götürür. Tavşan avının köpek nezdinde en heyecanlı yeri, takip edilen bu kokulardır. Zira buz tutmuş karlar üzerinde kokunun neticesinde sıcak bir av ziyafeti, köpeği harekete geçirir. Avcının gözünde ise en değerli şey ilk aşama alametler, işaretler ve izlerdir. Onun için avlanma sınırlarını yani coğrafyasını bir kişinin bilmesi, rehber olması esastır. Yoksa “Ava giden avlanır” sözü “Karda kışta kurda yem olur” atasözü ile mütenasip bir manada birleşebilir. Kar üzerindeki ayak izleri onu ava götürecektir. Ancak tavşan uyanıktır, tıpkı sosyal medyadaki belirsiz paylaşımlar gibi iç içe geçen ve bir yere bağlanılamayan sıçramalar yapar, zikzaklar çizer, dolandırır. Tavşan, yiyecek için dışarı çıkmıştır. Avcı ise avlanmak için. İkisi de karnını doyuracaktır; biri av olur diğeri avcı.

Ayak oyunları

Tek başına karda tavşan avlamak mümkün değildir. Zira tavşanın “ayak oyunları” yapay zekanın algoritmaları gibi akşama kadar insanı içinden çıkmaz bir hale koyabilir. İz takip etmek, bir yere kadardır. Öyle olur ki 5 kilometrelik alan taranır, tavşan ortaya çıkmaz. Yapılacak şey, planlı bir sürek avından geçer. Ekip kurulur, yola çıkar.

İkinci aşama, sahaya yayılmaktır. İlk iz bulununca 6-7 kişilik avcı ekibi her biri izin peşinden bitiş noktasını içine alıncaya kadar bir son varış yeri belirleyerek ekibe haber verir. Her biri bir ses aralığında sahaya yayılır. Çünkü devamlı irtibat, avcılığın en temel prensibi, ekip ruhunun tek vasıta kanalıdır.

Üçüncü aşama, avı ürkütmektir. Yiyecek bulma kaydıyla dışarı çıkan tavşan, keyfî olarak durmaz, bunu biliyordur ve her an tetik üzerinedir. En hafif kıpırdamada kaçacaktır. Avcı da bunu bildiği için tavşanı gördükten sonra ilk iş onu ürkütmektir. Bunu iki sebepten yapar. Birincisi, avı ekiptekilere haber vermek, takip için diğer izlerden vazgeçilerek odak noktası oluşturmak dikkati tek yere çekmektir. İkincisi, tavşanı ürküterek onu panik havasına sokmak ve kontrolsüz şekilde bırakmaktır. Avcı ekibin diğer üyeleri “Vardı ha!” sesini duyduktan sonra, gözler namluda eller tetikte pozisyon alırlar. İşte o arada hiç konuşmayan, avı burnuyla takip eden avcı köpeğin sesi açılır. Ve avlı ses takip sistemi devreye girer. “Tavşan kaç, tazı tut.”

Plan beyinde gizli

Zemin karlı olunca köpek eğer kilolu ise ayakları daha çok kara batar ve hızlı yorulur. Ancak minyon tipli av köpekleri sesli takibin uzmanıdırlar. Zaten asıl av köpekleri de böyle olmalıdır. Kıvrak, hızlı hareket edebilen ve avın geçtiği yerden geçebilen… Tavşan, köpeğin kendisini yakalayamayacağını bilir; çünkü sesinden ve hızından tanır onu. Köpek ise avını sadece takip etmekte ısrarcıdır. Zira sahibi, uygun zamanda tavşanı vuracaktır. Onun işi, takip etmektir. Tavşan kendi coğrafyasını iyi bildiği için kaçış planını da ona göre yapar. Mesela, daima dikine gitmez. Anatomik olarak ön ayakları küçük, arka ayakları daha büyük olduğu için yokuş yukarı daha hızlı koşar, iniş aşağı hızı yavaşlar ve dengesi azalır. Düz gitse köpeğin anatomik yapısına uygun platformda ona yakalanır. O yüzden çok az düz, biraz iniş aşağı, çokça da yokuş yukarı tırmanarak hareket kabiliyetini artırır ve bu ani dönüşleri de beraberinde takibi zorlaştırır.

Kim kazandı?

6-7 kişilik bütün ekip, köpeğin sesli takip sistemine göre hareket eder. Bu bazen kilometrelik alanları içine alır. Eğer usta bir avcıysa, tavşanın bütün hamlelerini bilir. Daha çok ani manevra yapılan yerde pusuya yatar yani, kendini konumlandırır. Tek yapması gereken de budur zaten. İkinci yapması gereken ise bütün herkesin ateş ederken asla bir avcıyı vurmamalarıdır. Ava giden avlanır, sözü önemli burada. Tavşan, kendi coğrafyasının dışına çıktığında risk başlar. Saklanma ihtimali yoktur, tek çaresi köpeğin sesinin kesilmesinden emin olduğu bir mesafede durmaktır. Ancak bıraktığı izler yine tehlikelidir, peşinden geleceklerdir. Kaldığı yerden bir nefes alıp tekrar koşması gerekir.

Herkes koştu. Kim kazandı şimdi? Kaçan mı kovalayan mı yoksa günün sonunda eli boş dönen avcı mı?

Etiketler

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı