EğitimMedya

Televizyon Ne Anlatıyor?

Medya; her yaştan, her cinsten ve her statüden insana ürettiği sisteme uygun düşünüş, duyuş, oluş kalıplarını hazırlayan ve yaşam tarzı elbiselerini diken bir terzidir.

Medya terzisinin hedef kitleyi yönlendirmede iğne-ipliği olan TV’ler kendi ilkeleri/ilkesizlikleri çerçevesinde; sunumlarını yaparken, toplumun kutsalları dâhil hiçbir özelliğini ve değerlerini göz önüne almamaktadır. Kimi programların hemen her yayını, bizi biz yapan hakikat ve değerlerimizi örseler durur.

Mevcut medya sistemi içerisinde TV’lerin çocuklarımız ve gençlerimiz üzerindeki tesiri, toplumun diğer kesimlerine nispetle çok daha fazladır. Bu etki sadece bir bilgi akışı olmayıp; daha ziyade tasarlanmış; kalıp davranış modelleri sunmaya dönüktür. Bu tiplemeler çocuklarımız ve gençlerimiz için mühim taklit kaynaklarıdır. Bu taklit kaynağı tiplerin hakikatte
değerli olan düşünüş, hissediş, oluş ve duruşlardan yoksun oldukları anlaşıldığı nispette tehlike fark edilebilir.

Hangi hassasiyet?

Günümüz TV yayın akışı içerisinde, gösterilen yabancı filmlerde Yahudi ve Hıristiyan ritüelleri yoğunluktadır. Bu ecnebi dini motifleri vurgulanırken; kendi itikat dünyamız hesaba niçin hiç katılmaz? Yabancı dizilerde ise; kültürümüzün yapısındaki temel taş olan “aile”mefhumunu çözmeye müteveccih farklı bir yaşam tarzı özendirilmektedir. Bu programların karakterleri tüketim çılgını, gayrimeşru ilişki müptelası, zevkperest serkeş tiplerdir. Yerli malı film ve dizilerimiz farklı mıdır? Yıllarca din görevlilerine ve dindarlara yönelik bir karalama çalışması yürütülmüştür. Bu film ve dizilerdeki dindar insan karakterleri, genelde ya ahlaksız ya sahtekâr veya menfaatperest bir formda izlettirilmiştir.

Ayrıca kılık-kıyafeti pejmürde bu tiplemelerle dindar insanların ancak böyle sosyal statüsü düşük ve gerici kimseler olabileceği göndermesi yapılagelmiştir.

Kimlerin “bizimkileri”?

Mesela yıllarca Türk TV’lerinde izlettirilmiş bir “Bizimkiler”dizisi karakter kadrosu ve senaryosu ile acaba gerçekten “Bizimkiler” midir? Ne kadar çıkarcı, katil, ayyaş varsa bu dizinin senaryosunda işlenmiştir. Şimdilerde ise yaygınlaştırılan “şiddet ve saldırganlık” eksenli yapımlardır. Saldırganca, gayriinsanî davranışlar idealize edilmektedir. Mesela müşterisi bol bir mafya dizisinde sürekli elindeki kibritle hasımlarına “-bunları ne yapalım? –yakalım! Tablosu gerçek hayata tatbik olunup bir cinayete akıl hocalığı yapmış olmakla gazetelere taşınmıştır.

Bu mesajlar “duvardan seken bir kurşun” olup yine cemiyeti vurmaktadır. Kanayan yara bizlerindir. İnsanlar, özelde çocuklarımız, izledikleri reklâmlarla daha fazla talepte bulunuyor. Dar gelirli aileler zorlanıyor, gittikçe zorlanıyor. Reklâmların başında ve sonunda yer alan kısa giriş ve müzik; masalların giriş ve sonuç cümlelerinin görevini üstleniyor. Masallar anlatıyorlar bizlere. Yarı baygın, uykulu halimiz en sevdikleri halimiz galiba! Dinç kalmamızı istemeyen birileri olmalı. Sistemin anayasasını şu cümle özetler kanaatindeyiz:”-sen sahip
oldukların kadarsın! Öyleyse tüket!” Etrafımızı kuşatan bu maddi ve manevi kirlenişi ayıklamaya ve manen diri günler temennisiyle!

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı