Temizliğin Kitabı – Lekenâme

0

Kimse iş yerine, okuluna yahut herhangi bir yere lekeli bir elbiseyle gitmek istemez. Gerekirse iş yerindeki toplantı bir şekilde iptal edilir ya da derse girmekten vazgeçilir ve o lekeli gömlekle insan içine çıkılmaz. Hatta o hale gelmiştir ki bırakın lekeli gömleği beyaz, daha beyaz gömlekler hedeflenmeye başlanmıştır. Bu vesileyle temizlik ürünleri, günümüz dünyasında milyarlarca dolarlık pazar payına sahip endüstriler haline gelmiştir.

Kullandığımız temizlik malzemelerinin büyük çoğunluğunun insan sağlığına zararı su götürmez bir gerçek. Yine de günümüzde alternatifi yokmuşçasına kullanılıyor. Gerçekten de alternatifi yok mu? Yahut, bu temizlik hassasiyeti sadece günümüz insanının bir özelliği mi? İnsanlar leke çıkartma mücadelelerinde kullandıkları etkin maddeler, günümüz kimyacılarına misal teşkil edebilir. Lekenâme isimli bu küçük risale, sorularımıza cevap mahiyetinde bilgilere sahip.

Lekenâme, Yahya Gaffarî tarafından Şehzade Korkud’a (ö.1513) ithafen kaleme alınan Yâkûtetü’l Mehâzin isimli eserin son sayfalarına ek olarak kaleme alınmış bir risale. Yâkûtetü’l Mehazîn, önemli ve kıymetli taşlar (yakut, zümrüt v.s.) hakkında yazılmış bir eser. Eserin devamında Yahya Gaffarî bir Lekenâme ve bir de panzehir risalesi eklemiştir. Lekenâme, kendi dönemi içerisinde insanların lekelerle nasıl başa çıktığını göstermesi bakımından önemli bilgiler ihtiva ediyor. Özellikle aşırı derecede kimyasal maddeye maruz kalmış günümüz insanı için de zararsız temizliğe dair önemli ipuçları verebilir. Eserde özellikle yağ lekeleri üzerinde durulmuş, bunun haricinde dut lekesi, mürekkep lekesi, katran ve kan lekesinin de nasıl temizleneceği hakkında izahatlar verilmiş. Temizlik hakkında yazılmış tek risale bu değildir. Yine aynı şekilde lekelerle mücadele açısından 19. asırda Avanzâde Mehmed Süleyman tarafından kaleme alınan Leke Risalesi de bu bakımdan önemlidir. Avanzâde, bu dönemde ortaya çıkan yeni lekeler için yeni temizleme yöntemlerini ele almıştır.

Lekenâme’den

“Elbiselere bulaşan lekenin nasıl temizleneceğini beyan eden eserdir.”

• Eğer elbiseye katran bulaşırsa keçi sütüyle yıkanır ve temiz olur.

• Bir şeye neft bulaşsa zeytinyağıyla ovulur ve ardından sabunla yıkamak gerekir.

• İç çamaşıra haşhaş yağı yahut başka bir yağ bulaşsa, kaynatılmış bakla suyuyla yıkandığında pak olur. Yağ lekesi bulunan iç çamaşırı, hamur mayasıyla ıslanmış ekşimik/çökelek ile yıkanınca temizlenir.

• Eğer beyaz iç çamaşırı bunlarla çıkmazsa deve dışkısı ile ıslatılıp suda bir gece bekletilse ve ertesi gün sabunla yıkansa o elbise temizlenir.

• Nar suyu lekesini çıkarmak için elbise Arap zamkı, çöğen otu ve sabun ile birlikte yıkanır.

• Bütün siyah lekeler, olgunlaşmamış turunç suyu ile yıkandığında çıkar.

• Mürekkep lekeleri, olgunlaşmamış turunç suyu ve tuz ile yıkandığında veya koyun ödü ile ıslatılıp bekletildikten sonra temiz su ile yıkanırsa temizlenir.

• Temiz çamaşıra bulaşan bütün yağ lekeleri, ekşi süt ile ovalanarak yıkandığında leke çıkar.

• Yünlü kumaşlardaki yağ lekesi, arpa kepeği ile ıslatılıp ardından üzerine su dökülerek çiğnendiğinde temizlenir.

• Eğer yağ lekesini çıkarmak gerekirse, tuz ezilerek toz haline getirilir ve lekenin üzerine bir miktar serpilir, üzerine kâğıt koyularak ağır bir nesneyle bastırılarak bekletilir. Böylece tuz, yağ lekesini emer. Ayrıca Nişâbur kili, sirke ile ezilip leke üzerine sürülür, kil lekeyi çekene kadar kuruması beklenir. Ardından lekeli yer, sabunla yıkanır ve temizlenmiş olur.

• Lekeleri çıkarmakta ak neft oldukça faydalıdır.

• Frenk kaftanı veya kadife kumaştaki balmumu ve yağ lekeleri, pamukla sürülen ak neft ile temizlenir.

• Atlas, sof ve kemha kaftana yağ döküldüğü vakit tebeşir ezilip bulamaç haline getirilerek lekenin üzerine sürülür ve güneşte kurutulur. Daha sonra ovulur ve şerbet haline getirilmiş sığır ödünü, şekerle leke üzerine sürülmesi ile leke temizlenir.

• Beyaz kaftana dut lekesi bulaştığında kaftan bir kap içerisine konulur ve üzerine kükürt atılır. Kaftandaki lekeler, su ve sabunla yıkanır, böylece kükürt dut lekesini kendisine çeker ve kaftan temizlenir.

• Kırmızı elbiseye yağ lekesi bulaştığında, üç tane yumurta sarısı ve akıyla beraber iyice ovulur. Ardından sabunlu suyla yıkanır ve gölgede kurutulur. Böylelikle leke gitmiş olur.

• Kadife, atlas veya çuka, altından veya gümüşten dolayı kararsa, beyaz gönen bezi ile iyice silince, leke gider.

• Kadife yahut kumaş cinsine bal mumu bulaşırsa, güneşe karşı bir miktar neft yağı sürülüp ovalanır, defalarca tecrübe edildiği gibi leke temizlenir.

16. asırdan bugüne geldiğimizde elbette çok şey değişti. Başta gıdalar değişti. Haliyle lekeler de eski lekeler, kumaşlar da eski kumaşlar değil. Yıkama ve temizlikten beklenti de 16. yüzyıldaki gibi değil. Ama yine de temizleyiciyi ararken en sağlıklısını da bulmak, bu zamanda temizlik uzmanları gibi bütün her dikkatli insanın işi olsa gerek.

Elbisedeki lekelerin temizlenmesi bu kadar zorken, kalpteki lekelerin temizlenmesi…

(Toplam 354 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.