Foto GaleriGelenekten GeleceğeKültür Sanat

Tokat Yazması

Tasarımı Tabiattan Emeği Ustasından

Tahta üzerine kalıbı alınan yaprak veya meyve, kumaşa işlendiğinde desenlerimiz oluşur. Tasarımı tabiattan alınan bu desenler, ustasının elinde sanata dönüşerek kumaşın tamamına yayılır. Kırk derece sıcaklıkta on iki saat bekletilen kumaşımız mendil, bohça, yazma, yorgan yüzü ya da havlu kenarı olarak kullanıma hazırdır.

Yazmacılığın 600 yıllık bir mazisi var. Birçok Anadolu şehrinde kalıp ve baskı usulü bilinir; ancak Tokat’ın yeri farklıdır. Evliya Çelebi Tokat yazmaları için “Beyaz pembe bezi Diyar-ı Lahor’da dahi yapılamaz. Güya altın gibi mücellâdır. Kalemkâr basma yüzü, münakkaş (nakışlı) perdeleri gayet memduh (övülmeye layık) olur.” der ve övgüyle söz eder.

Pamuklu kumaş üzerinde kompozisyonlar oluşturarak elle motif çizmek, özel bir fırça ile boyamak veya bu iş için oyulmuş ağaç kalıplarla basmak yoluyla uygulanan zanaata, “Yazmacılık” adı verilir. Batı literatüründeki kalıp baskı sisteminin bizdeki adıdır “yazmacılık”. Özellikle Anadolu’da gelişen yazmacılık, ustasının elinde yoğrularak kendine has bir sanat olarak eşyalarda yerini bulmuştur. 17-18’inci yüzyıllarda zirve yapan yazmacılık, saray eşyaları arasına girmeyi başarmıştır. İstanbul yazmaları, Boğaziçi’nin kıyı bölgeleri özellikle Kandilli’de yapılıyordu. Bu devirde yapılan yazmalar, boyalarının kalitesi, desenlerin zerafeti ile yazma sanatının zirvede olduğu zamanlardır. Hem Anadolu’da hem de Dersaadet’te yazmacılık, başörtüsü, mendil, bohça, yastık ve yoran yüzü, sedir örtüsü, havlu kenarı süslemesi olabiliyordu.

Çeyizlerde ve evin hemen her köşesinde en gözde kullanım eşyalar arasına girmişti.

Günümüzde ayakta kalma mücadelesi veren el sanatı yazmacılık bir zamanlar Tokat, Kastamonu, Zonguldak, Gaziantep ve Diyarbakır yörelerinde çok yaygındı. Desenleri ve renkleri birbiriyle yarışıyordu. Ancak bunların arasında tarihte Tokat yazmacılığının bir adım önde olduğunu yazan kaynaklar da mevcuttur.

Tokat yazmacılığı

Tokat’ta kırk yıl öncesine kadar beş büyük handa yazmacılık atölyeleri vardı. Bu beş han Horozlu, Hacı Musa Oğlu, Askerler, Beypazarı, Gazi Oğlu Hanlarıydı. Buralarda yapılan yazmacılık, bugün sadece yeni yapılan 75. Yıl Yazmacılar Sitesi’nde vardır. iki asır kadar önce bir kervansaray olarak yapılan Gazi Oğlu Hanı ise, ortasında kuyusu olan büyük dikdörtgen biçimli avlusu ve üst kattaki sıra sıra odaları ile eski zamanlarınkinden farksızdır.

Klasik baskı türü yazmalarda, karakalem ve elvan olmak üzere iki baskı türü kullanılıyor. Tokat yazmaları kalemkâr ve batık yazmalarıyla ün salmıştır. Hürriyet, kayseri, çengelköy, kirazlı, şebeke, elmalı, beyaz karakalem Tokat’a has yazma desenlerinden birkaçıdır. Bu desenlerle yapılan yazmalarda, sofra bezi, yorgan ve yağlıklarda (Peşkir) zengin çiçek, meyve ve ağaç sembolleri kullanılıyordu.

Yazmalar, desen kaynağını tabiattan alarak kendine mahsus tasarım kimliğini ortaya koymuştur. Meyve çeşidi bol olan Tokat, yazma desenlerinde kendini göstermiş, elması, üzümü, kirazı motifler halinde yer alarak desenlere kaynaklık etmiştir. Tokat’a ait motifler, bütün özellikleri ile yazmalara yansıtılmış, çiçek ve meyve motifleri ustaca kumaşa nakşedilmiştir. Asması da meşhur olan Tokatın, asma yaprağı motifi yazmalarda sıkça kullanılmıştır.

Başörtüsü olarak kullanılan yazmanın çit, yemeni, çevre, çember gibi değişik isimleri de vardır. Yazmanın etrafı oyayla çevrelenerek sanat değeri arttırılır. Desen ve kompozisyon yönüyle doğal bir görünüş hâkim olan Tokat yazmalarında, doğadaki motifler özelliklerinden hiçbir şey kaybetmeden, inançla işlenerek kalıp üzerine aktarılmıştır.

Tokat’ta yazmalarının en önemli özelliklerden biri de Elvan baskı oluşlarıdır. Kara kalemin renklendirildiği baskı türü elvan baskıdır. Bu tarzda ekseriyetle kırmızının koyu tonları, bordo, patlıcan moru gibi koyu renkler hâkimdir. Sağlam bir renk armonisi vardır. Tokat’a özgü desenlerin yanı sıra değişik yörelere ait motiflerle de çalışılmaktadır.

Ustasının dilinden: Tokat yazması nasıl yapılır?

Yazmacılığın klasik üslubu olan batık yazma, günümüzde unutulmaya yüz tutmuştur. Tokat’ta bu zanaatı tek başına ayakta tutmaya çalışan yazma ustası Hüseyin Er, büyük bir mesuliyetin altında olduğunun farkında. Bundan hareketle kendi oğluna da yazmacılığı öğretmekte kararlı olduğunu söylüyor. Bir yandan da hakiki yazmalara alakanın her geçen gün arttığını da bizlere gülümseyerek ifade ediyor.

Tokat’taki tek batık yazma ustası olduğunu belirttiğimiz Hüseyin Er, yazmacılığın nasıl yapıldığını şu şekilde anlatıyor: “Desenler, ağaç tahtalara kalıp ustasınca bir nakış gibi işlenerek aktarılır. Kalıp oymacılığı sabır ve el becerisi ister. Herkes yazmacı olur ama kalıp ustası olamaz. En güzel kalıplar ise ıhlamur ağacından oyulur. Ihlamur ağacından yapılan kalıplar, on beş ila yirmi yıla kadar dayanabilir.

Kumaşlar ilk geldiği şekilde alınır ve bir havuz içerisinde yıkanır. Daha sonra bu kumaşlar tek tek kurumaya bırakılır. Kuruma işlemi bittikten sonra kök boya ve tahta kalıp baskılar ile kumaşlar üzerine boyamalar yapılır. Boyaması yapılan yazmalar yaklaşık 40 derecelik odada, 12 saat süreyle beklemeye bırakılır. Bundan sonra yazmalar kullanıma hazır hale gelmiş olur.”
Yazmacılığın artık hemen her elbise ve ev eşyasında değişik şekillerde kullanılmakta olduğunu belirten Hüseyin Er, bugün yazmaların çeşitli özelliklere sahip motiflerinin, günün anlayışına uygun olarak sunulduğunu ifade ediyor.

Bugün şehirlerde kurulu özel atölyelerde de yazmacılık yapılmakta. Buralarda benzer motiflerle oluşturulan giysiler piyasada çok rağbet görmektedir.

Ancak tekstil sanayisinin gelişmesi, doğal boyaların yerini yapay boyaların alması gibi sebeplerle birkaç yöre dışında diğerleri el sanatı olma vasfını kaybetmiştir. Bunda teknolojinin ağaç baskı tekniği yerine, daha kolay olan serigrafiyi kullanıma sunması çok tesirli olmuştur.

Tokatta yaygın yazma desenleri:

1.Tokat içi dolusu 2.Tokat beşlisi 3.Tokat üzümlüsü 4.Tokat elmalısı 5.Tokat yarım elmalısı 6.Tokat kirazlısı 7.Tokat içi boş (Kayseri kenar) 8.Purket 9.Kaşık sapı 10.Kaynana yumruğu 11.Asma yaprağı 12.Ev işi yazma 13.Trabzon kenar

 

(Ali Topçu)

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı