İnsanSağlıklı Hayat

Virüs Korkusu

Korona Virüsünün Ortaya Çıkardığı Problemler

Korku, kaygı, endişe…  Yaşanan küresel virüs salgını sebebiyle bütün insanlık bu duygulardan nasibini aldı, peki korku bizim vücudumuzda nelere sebep oluyor, bunları biliyor muyuz?

“İbn-î Sîna bir deney yapar; İki kuzuyu iki ayrı kafese koyar. Kuzular aynı yaşta, aynı kiloda, aynı cinstir ve aynı yemlerle beslenir. Tüm şartlar eşittir…  Ancak, tek farklılık; yan kafeste bir kurt vardır ve kurdu sadece kuzulardan biri görebilmektedir.

Kurdu gören taraftaki kuzu, aylar sonra huzursuz, zayıf ve çelimsiz bir hâle düşer. Gördüğü kurt kendine hiçbir şey yapmamasına rağmen yaşadığı stres ve korku yüzünden ölür! Kurdu görmeyen diğer kuzu ise oldukça huzurlu olduğundan, ölen kuzunun aksine besili ve kilolu olarak hayatını sürdürmüştür. Bu deneyle; zihinsel etkinin, sağlık ve bünye üzerindeki tesiri gözlenmiştir.”

Varılan sonuç, gereksiz stres, endişe ve kaygının insan bünyesine tahmin edilemeyecek boyutta zarar verdiğidir. Endişe ve kaygının insan vücuduna neler yapabileceğini anlatan başka bir hikayeyse şöyledir:

Bir fırıncı, fırının içine girip  temizleyip ertesi gün için yanmaya hazır hale getirir. Ancak bir gün üzerine  fırının kapısı kapanır, fırıncı içerde kalır. Sabah olduğunda farkedilmeyip fırının ateşleneceğini düşündüğü için çok korkar. O kadar korkar ki diğer fırıncılar gelip onu bulduğunda stresten bütün saçları ağarmıştır.

Bu üzücü hikayeyse bize, insan zihninin ona vereceği tahribatı gösterir. Bilinçaltının ne kadar güçlü olduğunu, korkularımızın bize neler yapabileceğini göstermektedir.

Henry Beecher tarafından 1955 yılında yayımlanan ‘Kuvvetli Plasebo’ adlı makalede konuyla ilgili ilginç detaylar vardır. Makale sonuçlarına göre tedavi sürecinin ortalama %35.2’ si plasebo etkisine dayanıyor. Yani hasta kişilerin %35’i iyileşeceğine inandığı için iyileşiyor. Tabii bunun tam tersi de geçerli, kişi kendini düşünceleriyle hasta edebiliyor.

Küresel boyutlara ulaşan salgın sürecinde yaşanan “belirsizlik” sebebiyle oluşan stres, endişe ve kaygı, sadece bizleri değil bütün insanlığı, tahmin edilemeyecek boyutta etkilemektedir.

Korku, mantıklı düşünmeyi engeller, stres yapar

Stres, vücudun her türlü uyarana cevap verme yoludur. Tehlike altında olduğunu hissettiğinde sinir sistemi, acil eylem için vücudu uyandıran, stres hormonu salgılar.

Stres anında salgılanan adrenalin, nöradrenalin ve kortizol hormonlarının etkisiyle, kalp atışları hızlanır, kaslar kasılır, kan basıncı yükselir ve hissiyat keskinleşir. Bu sayede dayanıklılık artar, odaklanma hızlanır. Bu, “savaş ya da kaç” tepkisi olarak bilinir. Vücudu korumanın yoludur. Acil durumlarda hayatımızı kurtarır.

Zorlukların üstesinden gelmemize yardımcı olur. Ancak sürekli stres durumu vücuda zarar verir ve büyük hasarlara yol açar.

Vücudumuz stres anında ölüm kalım savaşına girer. Hayatta kalmak adına önlemler alır. Fakat sinir sistemi, günlük stres faktörlerini ve hayatı tehdit eden olayları ayırt edemez ve aynı şekilde tepki verir. Mesela, trafik sıkıştığında ya da iş yerinde yaşadığınız ufak bir tartışmada, salgılanan stres hormonları sebebiyle, vücut, hayatî tehlike olduğunu zanneder ve ona göre önlem almaya çalışır.

Stres anında vücut hayatta kalmaya çalıştığı için dolaşım ve solunum gibi hayatî fonksiyonları gerçekleştirmeye yoğunlaşır. Bağışıklık ve üreme gibi diğer sistemler ise baskılanır. Pek çok hastalık, vücudun direnci düştüğü için stresli durumlarda ortaya çıkar. Çünkü bağışıklık sistemi kapatılmıştır ve vücut mikroplarla savaşmayı bırakmıştır.

Vücudumuzda var olan bazı virüsler, bağışıklık sistemi zayıfladığında enfeksiyon oluşturur. Örneğin uçuk virüsü, korktuğumuzda ya da yoğun stres yaşadığımız zamanlarda enfeksiyon oluşturur. Stres aynı zamanda damar tıkanıklığı, yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasına sebep olur.

Virüs salgınında ruh sağlığını korumak için neler yapmalıyız?

  • Koronavirüsün yol açtığı kaygı ile baş edebilmek için güvenilir kaynaklardan bilgi edinin. Virüs ve salgın haberlerine aşırı maruz kalmaktan kaçının.
  • Medya tüketiminizi sınırlayın.
  • Endişenizi gereksiz yere şiddetlendiren, korku uyandırıcı haberler veya sosyal medya yayınlarından uzak durun.
  • Manevî hayatınıza dikkat edin, dengeli ve düzenli beslenin. Ruh sağlığının iyi olması için beden sağlığı büyük önem taşır.
  • Ruh sağlığını korumada iyi uykunun da rolünün çok büyük olduğunu unutmayın. Verimli bir uyku için manevî bilinçaltınızın temiz olması büyük önem taşıyor. İyi uyumak için uykudan önce kafeinli içeceklerden uzak durmak gerekir.
  • Çocuğunuz kendini üzgün ve endişeli hissediyorsa, bununla nasıl başa çıkabileceğini ve kendini nasıl koruyabileceğini anlatın. Çocuklarınıza salgınla ilgili haberleri seyrettirmeyin, onlarla oyun oynayın, kendi başlarına etkinlik yapabilecekleri imkânlar sunun. Örgü, halı dokuma ya da evdeki yoğurt kapları gibi nesnelerden çeşitli ürünler tasarlaması için ortam hazırlayın.
  • Dışarı çıkışları sınırlamak gibi riski azaltabileceğiniz eylem planları yapın.
  • Sağlık otoriteleri tarafından önerilmeyen eylemleri, sırf başkaları da yapıyor diye yapmayın.
  • Hijyen kurallarına uyun ve sık sık ellerinizi yıkayın.
  • Her şeyi kontrol etmeye çalışmayın, bireysel tedbirlerinizi alıp takdir-i ilahiye güvenin.
  • Ruh sağlığınızın aşırı endişeden etkilendiğini düşünüyorsanız bir uzmandan destek alın.
  • Evde kendinizi meşgul edecek hobilerle uğraşın. Üretmek, ruh sağlığına çok iyi gelir. Bir şeylerle meşgul olmak, sizi olumsuz düşüncelerden uzaklaştırır.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı