Gelenekten GeleceğeİnsanKültür Sanat

Ya Fotoğraf Konuşursa

Fotoğrafik Hafızamız

Bazen birkaç eski fotoğraf geçer elinize. Fotoğraf mı yaşadığınız âna gelir, siz mi o zamana gidersiniz, anlaşılmaz. Bir his gelir ardından, oturur hemen yanı başınıza. Eskiden daha mutluymuşsunuz hissi. Seyredersiniz uzun uzun kadraja girenleri. Bazıları unutulup gitmiş, bazıları hayal meyal hatırlanıyor. Yitip gidenlerin yüzlerine bakarsınız… Fotoğrafların haberi yoktur gittiklerinden, hâlâ gülümsüyorlar orada. Bir damla suyla kocaman bir yangını söndürmek gibidir hatıralar.

Ve bir fotoğrafta saklıdır vuslat. O fotoğrafı bulmak, özlenen geçmişle buluşmak sanki. Kana kana saatlerce bakmak. Dile gelir onlar da. Suskun bir dille konuşurlar. Anılar denizinde yüzeriz.

Hepsinin, anlattığı ayrı bir hikayesi var. Üstelik hikayeleri son derece samimi ve bizden. Çok az şeyle, söz ve yazıya gerek duymaksızın, dile gelen kahramanlar.

Evimizin en özel yerlerinde sakladığımız albümlerden çıkar gelir geçmişimiz. Paytak paytak ilk adımlarımız, babamızın daha saçına aklar düşmemiştir kucağındayken. Koca koca dantel yakalarla gözümüzde yaş ilkokul günümüz, mezuniyetimiz, afili üniformalar içinde askerliğimiz ve hayatımızın diğer zamanları…

Çocukluğumuzu koyarız çocuğumuzun yanına, gülümseriz. Aklımıza gelmeyecek en olmadık anlar, siyah beyaz bir fotoğrafta can bulur. Hepsi birbirinden farklı olsa da fotoğrafların ortak bileşenidir gülen yüzler… Kâh zorlamayla kâh “çekiyorum” sesiyle. Tebessüm dolu yüzü miras bırakır geleceğe…

En umutsuz anda umut verirler bize,  o mutlu ve aziz günlerin geri gelme ihtimali durur. Belki de en mutsuz anlarda geçmişi hatırlamamız, fotoğraflara sarılmamız, bundandır bilinmez.

Sahi çok mu mutluyduk eskiden? Hiç mi yoktu tasa, keder? Çok mu derdimiz var artık? Kayıplarımız mı ya da telafisi olmaz hatalarımız, yanlış tercihlerimiz sapmalarımız mı, hayal kırıklıklarımız mı yaşadığımız andan ziyade geçmişe arzumuz mu?  Bakın ne diyor fotoğraflar…

“Aslında bizler, belirsiz noktalara değil, size bakıyoruz. Gülüyorsak eğer tebessüm hatırlansın; sıkıntıyla, kederle somurtan yüzleriniz birazcık gülsün diyedir. Bir albüme bakmak kadar kısa olan bu hayata bu kadar sarılmanız, telaşınız niye? Ömrün akıp gitmesinden korkmayın. Bırakın gelecek kaygısını bir kenara. Biraz olsun tebessüm edin birbirinize, hayata. Ve yarınlara ümit ile bakmayı ihmal etmeyin. Bu ümittir sizi ayakta tutacak olan. O vakit bizden daha mutlu olacaksınız, şüpheniz olmasın!”

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı