Kolay Hayat

Yanlış Tasarrufun Bedeli

Tasarrufun Püf Noktaları

Ali Koray Pamukçu

Bir duvar ustası ya da tuğla ustası çalıştığı dönemde kazandıklarını tasarruf etmek zorundadır. Çünkü rüzgara güneşe ihtiyaç duydukları için düzenli çalışma saatleri yoktur.

Yalnız hiçbir zaman tasarruf olsun diye kullandığı tezgâhını ya da alet ve edevatını satılığa çıkarmaz. ‹şletmeler de öyledir. Şayet tasarruf olsun diye temel dinamitlerle oynanırsa işlerin açıldığı dönemde yanlış tasarrufun sonunda savurganlığa davetiye çıkartılır.

19. y.y. meşhur devlet adamı ve “Mecelle”nin yazarı Ahmet Cevdet Paşa “Maruzat” isimli eserinde Sultan Abdülaziz dönemindeki sık değişen sadrazamların görevlerinde kalıcı olmak, Padişahın gözünden düşmemek için aldıkları tasarruf önlemlerinden bahsederken şu yorumda bulunur: “Tasarruf ve iyi idare, lüzumsuz yere para sarf etmemek demektir. Yoksa tohum parası vermemek, tarlayı boş bırakmak tasarruf usulüne ve iyi idareye aykırıdır. Devlet, kendi bütçesini düzeltmek için geliri artırmaya muhtaç olup; bu ise memleketin imarı ile olur.”

Bu yorum aklıma son dönem yaşadığımız ve bence çeşitli tezahürleri ile yaşamaya devam edeceğimiz ekonomik krizin şiddetini derinden hissettirdiği günlerde, başta hükümetler olmak üzere şirketlerin uyguladıkları “tasarruf paketleri”ni, adeta bir rekabet unsuru olarak kullandıkları günleri hatırlattı. Bazı şirketler hesapsız ve plansız olarak işçi çıkardılar ya da yetişmiş, tecrübeli personelini kadro azaltma hedeflerini tutturmak için zorunlu emekliliğe sevk ettiler. Uzun vadede sonuç ve getirileri alınacak yatırımların ya tamamen askıya alındığına ya da ciddi kısıntılar yapıldığına şahit olduk.

Oysa Ahmet Cevdet Paşa’nın 150 yıl önce ifade ettiği gibi; tasarruf gerçekte, hiç para harcamamak değil, gereksiz para harcamamaktır. Nitekim krizin etkilerinin yavaşladığı şu günlerde alınan yanlış geri çekilme kararları nedeniyle hayıflanan girişimcileri görüyoruz. Özellikle kriz dönemlerinde; özel teşebbüsün kendini geri çekme refleksinin kamunun bütünleyici ve yönlendirici yaklaşımıyla kırılması gerektiği, kamunun böyle dönemlerde tasarruf şöyle dursun, ekonomiye canlılık kazandırmak için gerekli yerlere para harcaması gereğini Ahmet Cevdet Paşadan 50 – 60 yıl sonra Keynes, Büyük Bunalım’dan (1929 ABD ekonomik krizi) çıkış stratejisi olarak ifade edecekti.

Paşanın yalın ifadesiyle “yeni gelir kaynağı için lazım gelen parayı harcamak” her devirde her organizasyon için geçerli temel bir idari düstur bence.. Tasarruf elbette bir performans kriteridir, kaliteli ürün ya da hizmeti rekabet koşulları ve alım gücünden faydalanarak ucuza (optimum maliyetle) temin etmek başarıdır. Ancak; yatırımlardan kısmak, verilmiş sosyal hak ve ödemelerden kesinti yapmak ya da prim vermemek için prim almanın kriterlerini zorlaştırıcı yönde değiştirmek ne derece başarıdır, ya da bu yöntemler başarılı sonuçlar almayı sağlar mı?

Kamuda ya da özel sektörde çalışan kimi profesyonellerin, şirketleri ile ilgili sağladıkları tasarrufa yönelik beyanlarına seçici bir kuşkuyla yaklaşmak gerekir. İşin özü; gelir için harcama şart..

Şimdilerde hepimiz et fiyatlarını konuşur olduk. Verilmesi lazım gelen hayvancılık teşviklerini zamanında vermemek, kim bilir hangi tasarruf paketinin bir parçasıydı? Demek ki tasarruf kisvesi, içerisinde ileride daha büyük maliyetlere katlanma sonucunu doğurabilecek bir savurganlığı barındırabiliyor.

Tasarruf kavramı

Tasarruf kavramsal olarak güzel bir anlamı çağrıştırır, ancak geleceğin başarılarına köstek olacak gündelik karar ya da menfaatlerin gerekçesi tasarruf olmamalıdır.

Marifet; ülkelerin ya da kurumların uzun vadeli hedefleri için gerekli olan harcamaları kısa vadeli ve anlık aksiyonlarla kısmadan menzili uzun kararlarla başarıyı yakalamalarındadır.

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı