Eğitim

Yazın!!! Kendinizle Tanışın

Yazarken arkanızdaki mânevî desteğin, çevrenizdeki mânevî himayenin, içinizdeki mânevî rehberliğin farkına varırsınız. Yazmak bu bakımdan mânevî yönü kuvvetli bir ameliyedir.

Yazmaktan zevk alır mısınız? Günlük tutar mısınız? Yazmayı bir görev olarak görür müsünüz? Bir saat sonrasına yetişmesi gereken bir köşe yazısı kaleme aldınız mı hiç? Elinizdeki kaleme, parmaklarınızı oynattığınız klavyeye saldıran küçük çocuğunuzun çığlıkları arasında, zihninizin derinliklerinden bir şeyler yakalamaya çalıştığınız oldu mu? Ya da bir sayfa makale için on kitap karıştırdığınız?

Cevabınız “hayır”sa yazmayı deneyin. Yazarsanız anlarsınız çok şeyi ve kendinizle yeni tanıştığınızı görürsünüz.
Belki gizli bir yazar’sınız. Bu sırrın açığa çıkması için bir kişinin, en azından kendinizin bunu fark etmesi gerekir.

Yazmaktan korkmayın. Bir yazıyı yazmak için hiç kimse sizi bir saatliğine bir odaya hapsetmez, onu başı sonu belli bir konuya zorlamaz ve faydalanacağı kaynaklardan mahrum bırakmaz. Sizin anlayacağınız, yazarın işi Türkçe-Edebiyat sınavında kompozisyon yazmaya çalışan öğrencininkinden çok daha kolaydır. Okul tecrübelerinize bakarak umutsuzluğa kapılmayın sakın.

En Yeniler

Bir Yorum

  1. “Sternum sağlam olunca cora cor düşer, gül olur;
    Sternum yapboz olunca cora kör düşer, kül olur…”

    Sternum: İman tahtası (göğüs kafesi üzerinde kemik)
    Cor: Kalp

    kelimelerin gücü…)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı