Zaman Makinesi Takvimler

0

İnsanlar vaktin kıymetini anladıklarında, onu nasıl daha verimli kullanabiliriz, sorusuna cevap aramaya başladılar. Evet, zamanın kıymeti bilinmeliydi, ama tek maksat bu değildi. Bu kıymet geleceğe de taşınmalıydı. Arayışlar uğraşları, uğraşlar gayretleri, gayretler muvaffakiyetleri beraberinde getirdi. Netice olarak karşımıza, kâh evlerimizin köşesinde asılı duran, kâh telefonlarımızda uygulama şeklini alan, 1000 yılın tecrübesi takvimler çıktı.

Takvim, düzen demektir
Takvim için sözlükte şöyle yazar; eğriyi, yanlışı düzeltmek, işleri düzene koymak. İşte bu, tecrübelerini geleceğe aktarmak isteyen insanlara lazım olan bir şeydi. Çünkü insanlar, gece ile gündüz, yaz ile kış gibi sert değişiklikler, açlık, susuzluk gibi kaygılarının yanında bir de kaybetme korkusu içerisindeydiler. Korkularını ancak takvimlerle giderebilirlerdi. Ve bunu da başardılar. İlk başta, herkesin bildiği ve uyduğu halk takvimlerini buldular.
Halk takvimleri

“Tecrübe ile sabittir.”
Korkular ve ihtiyaçlar, hem resmî takvimleri hem de halk takvimlerinin insanlığa miras kalmasını sağladı. Yazılı bir takvimleri yok muydu? Bu soru, bana şu hadiseyi hatırlattı:

Çocukluk zamanlarımdı. Bir gün rahmetli dedem, çardakta çok sevdiği koltuğunda oturuyordu. Birdenbire gökyüzündeki bulutlara gözünü dikti. “Evladım, zeytin vakti yaklaşıyor.” dedi. Mevsim de sonbahardı. Merak ettim ve çocuk aklımla sordum. “Bulutlar mı söylüyor sana bunu dede?” Gülümsedi, “Evet evladım.” dedi. “Eğer bakmasını bilirsen bulutlar çok şeyler söyler insana. Sadece bulutlar mı? Gökyüzü, güneş, ay, ağaçlar, çiçekler… Yeter ki bakmasını bil.” diye ekledi.

Gerçekten de öyleydi. Köydeki herkesin ortak hareket ettiği takvimi vardı. Bu takvimde sayılar da yoktu hesaplamalar da. Bulutlar zeytin vaktini mi gösterdi, herkes zeytine gider; çift sürme vaktini gösterince de tarlalar sürülürdü. Nasıl ki öğlen ezanı okununca öğlen namazı kılınıyorsa insanların takvimi de neyi gösteriyorsa o iş yapılırdı.

Halk takvimleri, insanların işini kolaylaştırmıştı. Ekimler, dikimler hasatlar ve diğer faaliyetler artık zamanında yapılabiliyordu. Fakat yine de bir eksik vardı. Bunca tecrübe ve pratik unutulup giderse ne olacaktı?

Halk takvimlerinden resmî takvimlere geçiş denemeleri
Takvim; zamanın, doğal ve toplumsal hadiseler ve kurumlar aracılığıyla parçalanarak daha kolay anlaşılır hale getirilmiş haliydi. Takvimlerin sadece anlaşılır olması yeterli değildi. İnsanlar tarafından kabullenilmiş ve onaylanmış olması da gerekiyordu.

İlk takvimlerin temeli genel olarak ekonomiye dayanıyordu. Ekonomiden kasıt, hayatı devam ettirebilmenin şartı olan yiyeceği temin etmekti. Daha sonra köyler, kasabalar, şehirler kuruldu. Eskiye nazaran daha karmaşık bir sosyal ve ekonomik yapı ortaya çıktı. Giderek halkın istekleri ve öncelikleri değişmeye başladı. Değişimle beraber takvimler de gelişmeye; resmî takvimleri oluşturmaya başladı.

Mısır’ın Nil takvimi ve ilk büyük hata
Kaynaklara göre, takvimlerdeki bu gelişimi en iyi şekilde uygulamaya koyanlar Mısırlılardı. Mısır’ın geçimi tarıma, tarım da Nil nehrinin suyuna bağlıydı. Nil’in taşma zamanları halk tarafından yıllardır titizlikle takip ediliyordu. Ayrıca Mısır’da vergi miktarları Nil’in taşma düzeyine göre belirlenirdi. Bu sebeple krallar vergi temelli bir takvim hazırlattılar. Böylece halkın uzun yıllar boyu takip ettiği çizelge, resmiyete bürünmüş oldu. Fakat bu takvim, gerçek güneş senesinden 6 saat eksikti. Bu eksiklik birike birike tahminlerde büyük sapmalara sebep oldu. Bunun üzerine takvim, Sirius yıldızının hareketlerine göre tekrar tasarlandı. Şüphesiz yapılan hata herkesi etkilemişti. Hem çiftçi hem de devlet muzdaripti.

O günlerden bugünlere takvimler çok farklı boyutlara ulaştı. Ve bugün takvimlerde yapılan en ufak bir hata, tıpkı eski zamanlarda olduğu gibi herkesi etkileyecek. Hatta bu hata, namaz vakitlerinde olursa sadece bu dünya hayatını değil, ebedi hayatı da etkileyecek…

Bu yazının devamını İnsan ve Hayat Dergisi’nin 106. sayısından (Aralık 2018) okuyabilirsiniz.

BU SAYIYI SATIN AL E-DERGİYİ SATIN AL
(Toplam 163 kez okundu. Bugün: 1)
PAYLAŞ:

Fikrinizi Belirtin.