Et Değil İbadet: Doğru Kurbanlık

Kurban ibadetini doğru şekilde yapmak, kurbana niyet etmekten, kurbanı satın almaya, kesime hazırlamaktan etini paylaşmaya ve kullanmaya kadar çeşitli safhalardan oluşuyor.

Kurban bayramına hazırlandığımız şu günlerde insanları aldatmak niyetiyle yanlışa tevessül edenleri geçmiş tecrübeler, bilinen usuller ve delillerle nasıl anlayabiliriz sorusunu sorduk. Böylece çirkinlikler fark edilebilsin, insanların kurban seçmedeki hakları korunabilsin, kurban ibadeti hakkıyla yerine getirilebilsin.

Öncelikle, kurban almak için Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları alanında çalışma yapan Prof. Dr. Mehmet Akif Karslı ile hayvan ırklarını ve beslenmelerini konuştuk. Bunun haricinde sahasında uzman yedi ayrı veteriner hekim dosyamıza destek verdi. Pazara gelen hayvanların ırklarının çoğunun yerli ırk olduğunu zannediyorduk ama öyle değilmiş. Türkiye’de yerli sığır ırklarından ziyade, daha gösterişli ve iri cüsseli olduğu için melez ırkları tercih ediyormuş.

Hayvanınızın cinsini biliyor musunuz?

Pazara büyükbaş sığır ırkları genelde üç kategoride geliyor. Birincisi yerli sığır ırkları ki bunlar siyah ya da kırmızı renkte, kısa boylu ve zor mera şartlarına uyum sağlayabilen hayvanlar. İkincisi, kültür sığır ırkı. Üçüncü sınıf ise bu iki ırkın birleşmesiyle elde edilen melez ırklar.

Yerli ırklar daha küçük yapılı, et verimi kültür ırkı diye ifade edilen hayvanlara oranla daha düşük. Ancak, meralarda yetiştirilen yerli ırk hayvanlar, etleri daha lezzetli bulunduğu için bazı bölgelerde diğer hayvanların önüne geçebiliyor.

Yurt dışından getirilen kültür ırkı hayvanlar, açık sarı ve beyaz renkleriyle karşımıza çıkıyor. Bunlar iri cüsseli ve yüksek miktarda ete sahip. ‘Karkas randımanı’ yani, hayvanın kesildikten sonra elde edilen karkasının kesim öncesi canlı ağırlığa oranı, kültür ırkı hayvanlarda daha yüksek. Bu yüzden kültür ırkı hayvanlardan elde edilen et miktarı diğer ırklardan daha verimli. Ancak Türkiye şartlarında bakımı zor olduğu için sadece ahırlarda yetiştirilmek üzere tercih ediliyor.

Neden melez ırklar tercih ediliyor?

Melez ırklar, bu iki grup arasında yer alıyor ve bu hayvanlar merada beslenebiliyor. Ancak meraya çıkan melez ırkın karkas randımanı daha düşük oluyor. Meradan sonra yoğun yemlerle (besi yemleri) beslenen melez hayvanlar pazara çıkarılıyor. Böylece halk arasında işkembe diye ifade edilen ‘rumen hacmi’ daha düşük oluyor. İşkembesi küçük olan melez ırkın randımanı daha yüksek oluyor. Bunun yanında, iyi beslenen kültür ırkı hayvanların et miktarı yüksek olsa da mera hayvanlarının etlerinde bulunan aroma bu hayvanlarda bulunmuyor.

Hayvanların cinsiyetleri de et kalitesi ve verimi üzerine etki ediyor. Dişi hayvanlarda karkas randımanı daha düşük ve özellikle belirli yaştan sonra yağ miktarı erkeklere oranla daha fazla oluyor. Bu yüzden dişi hayvan alırken buna hazırlıklı olmak gerekiyor. Bunun yanında dişilerin daha ucuz olması bazen kurban için cazip olabiliyor.

Süt dişleri meselesinde takip edilmesi gereken usul

Sığır ve mandanın kurban olabilmesi için 24 ayını doldurması şart. Erkek ya da dişi, 2 yaşını doldurmayan hayvandan kurban olmuyor. İki yaşını doldurup doldurmadığını bilmenin en pratik şekli, hayvanın ön iki dişine bakmak. Şayet ön iki süt dişi düşmüş, yerine daha büyük iki diş çıkmış ise bu hayvan iki yaşını doldurmuş oluyor. Halk arasında süt dişlerini değiştirme için “kapak atmak” tabiri kullanılıyor.

Ancak konu bu kadar da basit değil. Nadir de olsa iki yaşını doldurduğu halde süt dişlerini dökmemiş hayvan olabiliyor. Unutmamak gerekir ki, dinî açıdan kurbanlık hayvanın kapak atma şartı yok; hayvanın 2 yaşını doldurmuş olması yeterli. Pazara gelen hayvanlarda aranması gereken vasıfları konunun dinî yönünü de bilen Mustafa Şahin Bey ile konuştuk. ‘En güvenli çözüm, kulak numarasından veteriner yardımıyla bakmak’ diyor. Kulak numarasından bir veteriner yardımıyla turkvet.gov.tr üzerinden detaylı bilgi temin edilebiliyor.

Yaşını doldurmayan hayvana dikkat!

Kültür ırkları 24 aya kadar beslendiğinde 500-600 kilo karkas et veriyor. İri cüsseye ulaşan hayvanın fiyatı da pahalı oluyor ve alıcı bulmak zor oluyor. Bu yüzden kurban hayvanı olarak satılan büyük başın çoğunluğunu makul kilodaki hayvanlar oluşturuyor. Bunlar da ortalama 200-300 kilo karkas et veriyor.

Yerli ırklar bekletildiğinde iki yaşlarında kilo alıp daha fazla fiyata verilebiliyor. Ancak hoştayn, montofon ve simental dediğimiz kültür ırkları iyi bakımla 15-16 aylık iken et verimini tamamlayabiliyor. Bu aylardan sonra onu tutmak yetiştirici için çok kârlı olmayabiliyor. Zaten besi için ayrılan hayvanlar 17-18 ayda et tutmayı tamamlamış oluyor. Kurban alıcısı için problem de burada başlıyor. Yetiştirici, bu hayvanı fazladan 4-5 ay daha bekletmeden satmanın yolunu arayabiliyor. Oysa bu durum Kurban’ın şartlarına uymuyor.

Bazen de iyi niyetli olmayan bazı satıcılar 3-4 ay daha az yem verip daha fazla para kazanmak için hileli yola başvurabiliyorlar. Bazen de satıcı bilmeden de 2 yaşını doldurmamış hayvanı satabiliyor. Özellikle kültür ırkı ve bazen de melez ırkta görülen bu iki durum için kurbanlık alıcısının dikkatli olması gerekiyor.

[accordions] [accordion title=”Uzman Görüş: İlaçla Şişirilen Hayvanları Bilmek Zor Değil” load=”show”]Mustafa Şahin (Çiftlik Yöneticisi)

“Kurban kesmek ibadet olduğu için, kusur olmadığı müddetçe, sahibinin niyetiyle ibadet yerini bulacaktır. Ancak, kurban sahibini üzecek durumlar olabiliyor. Bazı satıcılar çeşitli ilaçlarla hayvanı olduğundan farklı gösterebiliyorlar. Hormon vurulan hayvan her şeyi yer, kepekten bile kilo alır; ancak et tutmaz. Böyle hayvanlar kesildiğinde beklenenden daha az et verirler. Bu durumu anlamaları için alıcılara tavsiyemiz, satıcı ile canlı kilo pazarlığına gitmeleri yönündedir. Şayet satıcı bu hileyi biliyorsa kilolu görünen bu hayvanı tartıya çekmek istemez.

Siz kiloya çekmek istediğinizde satıcı fiyatı yüzde 25-30 oranında artırıyor ise bu hayvanda bir kusur olabilir. Yüzde 5-10 arttırma isteği normal karşılanabilir.”[/accordion] [/accordions]

Strese girip korku hormonları çalışan hayvanın önce böbrek üstü bezlerindeki kortizol salınımı artıyor. Kendini kasan ve strese giren hayvan kesildiğinde hem hayvana eziyet edilmiş oluyor hem de ibadetten beklenen manevi fayda azalıyor. Zira, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde “Kurban kesiniz ve ona iyi muamele ediniz.” buyurmaktadır.

Veteriner Hekim Mehmet Efek kesim sırasında takip edilmesi gereken usulleri “hayvan refahı” şeklinde tanımlıyor. Helal kesim kurallarını hatırlatan veteriner
Hayvanın stresi, kesim usulü kadar önemli

Kurbanın sıhhati ve verimliliği açısından satın alınan kurbanlıkların kesimindeki usullere riayet etmek, kurbanın sıhhatinin yanında hayvana saygı konusunu da içinde barındırıyor. Konuyu Veteriner Hekim Muhammed Akpınar ile konuşurken hayvanın stresinin bilinenden daha önemli olduğunu öğreniyoruz.

Hayvan kesim usulü, üzerinde konuşulan ve mesai harcanılan bir konu. Ancak hayvanın stresi ve kesim refahı mezbahalarda ve kesim yerlerinde daha çok önemsenmeli. Kesime giderken hayvanın yaşadığı safhalar ve kesim sırasındaki kaba davranışlar onun stresini doğrudan artırıyor. Bu da hayvanın hormonlarını olumsuz etkiliyor.

[accordions] [accordion title=”Uzman Görüş: Küçükbaş Hayvanları Nasıl Seçmeli?” load=”hide”]Mehmet Efek (Veteriner Hekim)

Küçükbaş hayvanlarda görülen hastalıklar derilerine, ağızlarına ve hareketlerine bakılarak anlaşılabilir. Derisinde döküntü ve kabuk varsa bu hayvanlar çiçek hastalığına yakalanmış olabilir. Ağızlarında şişlik, morluk ve solunum zorluğu varsa bunlar da mavi dil hastalığına yakalanmış olabilirler. Ağzından salya akıyorsa bu hayvan da şarbon olabilir. Ancak şunu söylemek gerekir ki birçok küçükbaş hayvan hastalığı kolayca sürüye yayılır ve bir anda bütün sürü aynı hastalığa yakalanabilir. Bu yüzden veteriner kontrolünde, resmî yollarla nakli yapılan sürülerde hastalıklı hayvan bulunma ihtimali düşüktür. Yine de sürüden küçükbaş hayvan seçerken dikkatli davranılmalı ibadet bilinci ile iştahlı, geviş getiren, burun uçları soğuk ve nemli olan hayvanlar seçilmelidir. Herkes kurbanını dikkatli ve bilinçli seçerse kurban bayramından beklenilen aff-ı umumînin tecellisi umulur. Yoksa kurban iyi seçilmez, kesilmez ise ibadetin tehlikeye düşeceği gibi, Allah esirgesin, kişinin çoluğundan çocuğundan ve servetinden çıkabilir.[/accordion] [/accordions]

kesim sırasındaki usullerin ölçüsü hayvanın ağıldan kesim anına kadarki ruh halini sakin tutmaya endekslenmesine dikkat çekiyor. Ve şöyle devam ediyor:

“Bize derslerde anlatılanlar, kurban bahsini anlatan kitaplarda yazan ‘hayvana güzel davranılmalı, kıbleye çevrilmeli, gözleri bağlanmalı, bıçak hayvanın önünde bilenmemeli, başını birden kesmemeli, canı çıkmadan yüzmemeli, kesimden önce dışkılardan temizlenmeli’ gibi anlatımlardan farklı değil.

“Ayrıca, hayvan etraftaki seslerden olumsuz etkilendiği için, özellikle çelik kapı gibi gürültülerin mümkün mertebe azaltılmasını tavsiye ediyoruz. Bundan başka kesime giden yolun düzenli olmasına dikkat edilir. Kesim yolunda hayvan farklı bir ortama girdiği için huzursuzlaşabiliyor ve yürümeyebiliyor.

O huzursuzlaştıkça kuyruğunu bükmek, kabalaşmak ona yardımcı olmadığı gibi daha da strese sokuyor.”

Mehmet Bey kesime girişten, kesim anına kadar davranışların dikkatle seçilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Hayvanların psikolojilerini bilinerek ona göre davranmak, son anlarına kadar şefkat göstermek, özellikle kurban hayvanının duyguları ve rahat kesilmeleri açısından önemli. Hayvanın kesim esnasındaki stresi, hayvan refahının yanında et kalitesini de etkiliyor. Bu anlatılanları okuduğunuzda hayvanın psikolojisi de mi olur, abartmıyor muyuz diyebilirsiniz. Ancak, Hazreti Allah’ın rızası için kendi bedenimize bedel olarak kurban ettiğimiz hayvanların makbul bir kurban olması için ne kadar ihtimam gösterilse o kadar iyi olur. “Kurban kesilen memlekette harp olmaz.” sözündeki esrarın gerçekleşmesi de kurbana verilmesi gereken ehemmiyeti ifade etmiyor mu?

Son nokta; omurilik

Bugüne kadar şoklama kesim ya da hayvana elektrik verilerek yapılan kesimi duymuş olmalısınız. Bazı veterinerler kesim öncesi şoklama ya da elektrikle bayıltmanın hayvanın acısını hafiflettiğini düşünüyorlar. Bunların aksine en uygun usul, keskin bıçakla bir defada kesimin gerçekleşmesi. Kesim sırasında verilen acının asıl sebebi hayvana sürülen bıçak değil, ona yapılan yanlış ve kaba davranışlar. Şunu unutmamak gerekir ki, kurbanlık hayvanlar Allah’ın emrine boyun eğerek kesilirler. Bu yüzden kesmeden önce hırpalanmamalı, sürüklenmemeli ve “Ya Rabbi, benim şu vücudum çok isyankâr, onu azat ettirebilmem için kendimi senin yoluna feda edip kanımı akıtmam lazım. Bunu da sen haram kıldın. Senin rızan için kendi yerime bu hayvanı kesiyorum. Vücuduma bedel bunu benden kabul buyur.” dediğimiz kurbanlarımıza layık oldukları değer verilmelidir.

Son olarak kesim sırasında omuriliğin tahrip edilmesi konusu var. Bütün damarlar kesildikten sonra omuriliğe ya da hayvanın başka bir yerine bıçağın saplanması doğru değil. Zaten kesimden itibaren beyne kan ve oksijen pompalanması duruyor, hayvanın bilinci kapanıyor ve artık acı hissetmiyor. Bu küçükbaş hayvanlarda ilk iki saniyede, büyükbaş hayvanlarda ise 7-14 saniye içinde gerçekleşiyor. 5-6 dakika içinde hayvan yüzmeye hazır hale geliyor. Veteriner Hekim Muhammed Akpınar sırf bu 5-6 dakikayı beklememek için omuriliğin zedelenmesinin doğru olmadığının altını tekrar tekrar çiziyor. Çünkü şah damarından sonra hemen omuriliği kesmek beyin ile kalp arasındaki irtibatı koparıyor. Kalp duruyor ve yeterince kan atılmıyor. Omurilikten önce 4-5 dakika beklemek kanın boşaltılmasını hızlandırıyor.

[accordions] [accordion title=”Uzman Görüş: Et Nasıl Muhafaza Edilmeli?” load=”hide”]Uzm. Dr. Ramazan Gözüküçük

(Hisar intercontinental Hospital Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bl.)

“Bir bakteriden uygun şartlarda 12 saatte 16 milyar bakteri ürer. Bu durum, hafif bir bakteri yüküne sahip bir etin iyi muhafaza edilmediği takdirde insan sağlığı açısından ne derece büyük bir tehlikeye dönüşebileceği konusunda fikir verebilir. Bu sebeple, hastalık yapan ve bozulmaya yol açan mikroorganizmaları normal seviyede tutmak ve toksin salgılamalarını engellemek için kesim, yüzme ve eti parçalama işlemlerinin serin yerlerde yapılması son derece önemlidir. “Gıda zehirlenmesi, genellikle hafif geçirilmekle birlikte bazen ölümcül de olabilen yaygın bir hastalıktır. Kişi bakteriler veya toksinlerle kontamine olmuş yiyecek veya içecekleri yediğinde zehirlenme meydana gelir. Bazı bakteriler gerekli nem, beslenme, sıcaklık ve zaman şartları oluştuğunda milyonlarca üreyebilirler. En yaygın görülen enfeksiyon belirtileri sindirim yolunun (mide ve bağırsak) enflamasyonundan kaynaklanan kusma, karın ağrısı ve ishaldir. Sebebe bağlı olarak, belirtiler dâhilinde ateş ve üşüme, kanlı dışkılama, dehidrasyon (bedenin çok fazla sıvı kaybetmesi) kas ağrıları, halsizlik de sayılabilir.”[/accordion] [accordion title=”Uzman Görüş: 4-5 Dakika Beklemek, Kurban İçin Zor Olmasa Gerek” load=”hide”]

Muhammed Akpınar (Veteriner Hekim)

“Kesim sırasında, hayvan hızlı ölsün diye omurilik kesilmemelidir. Bu, şoklama etkisi yaparak hayvanın bilincini harekete geçireceği için hayvanın bir müddet daha acı çekmesine sebep olur. Mezbahanelerde şahdamarının bilinçsizce kesilmesinin bir sebebi de 4-5 dakikalık kan akımı sırasındaki beklemeyi azaltmaktır. Bunu azaltmak ve kan akışını hızlandırmak için göğüs boşluğuna ikinci bir kesim yapanlar da var. Bu iki uygulama da doğru değildir. En doğrusu ve ette kan bırakmayan yöntem, kesildikten sonra 4-5 dakika da olsa hayvanın beklemesidir. Bekleme süresi küçükbaşta 2, büyükbaşta 5 dakikayı geçmez. Bu zaman zarfında kesilen yere su değdirmek bile uygun olmaz.”

[/accordion] [/accordions]

Kurban ibadetini suistimal etmenin yolu çok çeşitli. Başta itikadî konularda yersiz ve hesaplı yorumlar var. Ve bunların tamamına yakını kadim ulema tarafından ele alınmış, ciltler dolusu kitaplarla cevap verilmiş meseleler. Özellikle, kurban kesmeyi ibadet olarak değil de, her dakika binlerce hayvanın kesildiği ve etlerinin tüketildiği dünyamızda acımasızlık olarak gösterme niyetinde olanlar var. Müslümanlığa olan düşmanlıkların hayvana acıma perdesi altında yürütüldüğünün bariz göstergesi olan o meselelere girmenin bir lüzumu yok. Kurban ibadetini, satın alınmasından kesimine kadar Hazreti Allah’ın emrettiği şekilde yerine getirilmesi gerekir. Kurbanda yapılan hileleri bildikten sonra dedikodulara aldanmamak, ucuz olmasına kanmamak yerinde olur. Usulüne uygun satış ve kesim yapan yerler tercih edilebilir.

Exit mobile version