Site icon İnsan ve Hayat Dergisi

Mükemmeliyetçilik: Motivasyon mu, Hayatın Yükü Mü?

Hayatta gerçekten mükemmel olan bir şey var mı? Bu soruya bir yanıt verebilseniz bile meselenin insanoğluyla pek ilgisi olmadığını fark edersiniz. Ne evrendeki kusursuz düzen ne de kitapların en yücesi Kur’ân-ı Kerîm, insan ürünüdür. Hiçbir buluş yoktur ki son noktaya gelmiş, geliştirilmeye açık olmasın. Hiçbir başarı yoktur ki sadece mükemmeliyetçi olunmakla açıklansın.

Mükemmeliyetçilik, benim için, üzerine yazması güç konulardan… Zorluğu, konunun kendisinden gelmiyor aslında. Öğrencilik yıllarımda beni en çok yoran huylarımdan biri. Bitmek bilmeyen test kitapları, bir konuyu tamamen anlamaya çalışmak, son güne bırakılan projeler, detaylı planlamalar, yavaşlık, kaygı ve nihayetinde lüzumsuz boşa harcanan zaman… Geriye dönüp baktığımda bu vakitleri nasıl daha iyi kullanabilirdim diye düşünmeden edemiyorum.

Mükemmellik aynı zamanda kulağa hoş bir nitelik gibi de geliyor. Hatta bazı kişilerin kendini böyle tanıttığını ve içten içe bundan gurur duyduğunu da biliyorum. Ancak yapılan araştırmalar, mükemmeliyetçiliğin iki tarafı, keskin bir bıçak olduğunu ve olumsuz tarafının daha keskin, olumlu tarafının ise olumsuz tarafıyla iç içe geçtiğini gösteriyor.

Günümüzde psikoterapiye başvuran ve genelde otoriter ebeveynler tarafından yetiştirilmiş olan Y kuşağının (1980-1996 arasında doğanlar) en yaygın sorunlarından biri, tam da bu mükemmeliyetçi yapının altında ezilmeleri.

Mükemmeliyetçi Kişiler

Psikiyatrist David Burns, mükemmeliyetçi kişileri; standartları, ulaşılabilir sınırların ötesinde ve dürtüsel olarak imkânsız hedeflere ulaşmak için aralıksız didinen ve kendi değerini üretkenlik ve başarıya göre ölçen kişiler olarak tanımlıyor.

Başarı odaklı, talepkâr ve kolay tatmin olmayan bir ebeveyn tarafından büyütülmüş veya bir şeylerde başarı sağladıktan sonra çevresi tarafından görünür olmayı başarmış bu kişiler, yetişkin olduklarında da kendi özdeğerlerini, yaptıkları işlerde ararlar. Ortaya koydukları iş, güzel ve takdire değerse sorun yoktur.

Hata yapmak, eleştirilmek ve onaylanmamaktan içten içe korkarlar. Bunun içinde aralıksız didinirler, detaylarda boğulurlar, tekrar tekrar kontrol ederler. Mesele başarı değildir, birilerinin önünde hata yapmamak, olası eleştirilerin önüne geçebilmek için öncesinde takıntılı şekilde davranmaktır. Bu durumun arkasında yatan duygu ise korkudur.

Mükemmeliyetçi Özellikler

Mükemmeliyetçilik kavramı, çok eskiden beri bilimsel çalışmalarda yer alan, temelde beklentilerinde ve öz değerlendirmelerinde katı ve aşırı bir şekilde mükemmel olana odaklanan ve mükemmele ulaşmakla ilgilenen kişileri tanımlamaktadır. Bazı mükemmeliyetçi özellikler:

Başkalarına Yönelik Mükemmeliyetçilik

Mükemmeliyetçiliğin alt alanlarından biri de başkalarının da şahsi, katı kurallarımıza uymasını beklemektir. Mesela iş yerlerindeki arkadaşlarını da kendilerine has ve doğruluğu çoğunlukla kendi düşüncelerine dayalı yüksek standartlarla çevrelerini yorarlar. Yöneticileri tarafından işi yavaşlatmadıkları sürece sevilen bu kişiler, arkadaşlarıyla genelde iyi ilişkilere sahip değildir.

Hayatı keyifle yaşamak, onlar için çoğu zaman gereksiz bir uğraş gibi görünür. Günlük telaşların arasında iyi hissetmek, onlar için vakit kaybı sayılır. Başarıya ulaşmayı, monoton alışkanlıklar ve takıntılı rutinlerle ilişkilendirirler. Ne var ki, başarıyı bazen bu davranışlarına rağmen elde ederler.

Mükemmeliyetçilik kavramı, çok eskiden beri bilimsel çalışmalarda yer alan, temelde beklentilerinde ve öz değerlendirmelerinde katı ve aşırı bir şekilde mükemmel olana odaklanan ve mükemmele ulaşmakla ilgilenen kişileri tanımlamaktadır.

 

Exit mobile version