1- Tesettürde işe kumaştan başla. Eline aldığında, kumaş dediğin, zayıf, ince durmamalı. “Ben buradayım” diyen, karakteri olan, tok ve güçlü bir doku seçmelisin. Dikim de bu kaliteye uygun olmalı. Penslerle daraltılmamış, yırtmaçlarla karakteri bozulmamış, potluk yapmayan düzgün bir dikim her zaman asildir.
2- Sıcak havalarda nefes alan keten ve pamuklu kumaşlarla katmanlar oluşturarak hem serin kalabilir hem de tesettürün sınırlarını koruyabilirsin. Özellikle sıcak yerlerde katmanlı giyim, kıyafetin vücuda yapışmasını engelleyen rahat ve estetik yöntemlerden biridir.
3- Elbise, vücuda hapsolmamalı. Kendi beden ölçünün en az bir, hatta yerine göre iki numara büyüğünü tercih etmelisin. Hem sağlık ve konfor için bu şarttır hem de kumaşın yıkandığında “çekme” ihtimaline karşı bir emniyet payıdır.
4- Eğer yolun başında, yani büyüme çağındaysan, bedeninden biraz daha büyükçe olanı seç. Boyunu şimdilik ayarlar, ileride boyun uzadığında o payı tekrar açarsın.
5- Pantolon meselesi mühim. Aman ha, o “fit” dedikleri, vücudu bir sarmaşık gibi saran dar kesimlerden uzak durun. Dar kesim ve düşük bel pantolon, insanı hem sağlıkta hem de edep dairesinde sınıfta bırakır.
6- Elbise alırken gözün hep “regular” ya da “oversize”, yani o bildiğimiz geniş kesimlerde olsun. “Fit” olanı büyük beden alsan bile dikiş yapısı yine vücuda meyillidir, seni huzursuz eder. Bol tercihi, kişiye hareket alanı sunar. Rahatlık, genişliktedir, bunu unutma.
7- Tesettürün bir merkezi de renklerdir. Gözü yoran, “bana bak” diye bağıran o çiğ sarılardan, ateş kırmızılarından, iddialı morlardan olabildiğince kaçınmalı. Elbise rengi, doğal renklere yakın durmalı, insanın vakarını tamamlamalı.
8- Sadece seçmek yetmez. Özenle aldığın elbisenin içinde nasıl durduğun, nasıl yürüdüğün de önemlidir. Elbise, tesettüre uygun olsa da hareketler o vakarın dışında kalırsa manası zedelenir. Kıyafetin adabı, hareketin nezaketiyle tamamlanır.
9- Kıyafetteki logo, senin kişiliğini yansıtmaz, başkalarının senin üzerindeki emellerini yansıtır. Kıyafette göze çarpan marka isimleri, tesettürün temelindeki mahremiyet ve sadelik ruhunu yaralar. Unutma ki, insanın markası kendi vakarıdır, kumaşın üzerindeki harfler değil. Ve bilezik, kolye veya yüzük gibi takıların şıngırtısıyla veya parıltısıyla kişiliğinin önüne geçmesine izin verme.
10- Unutma ki tesettür, evvela kalpte filizlenir, zihinde şekil bulur ve en son gözde neticelenir. Niyetin güzel olsun. Gözlerin etrafa hep kararlı, ne yaptığını bilen ve haya perdesini düşürmeyen bir nazarla baksın.

