AraştırmaMedya

İnternetin Devası İyi Çevre İyi Arkadaş

İnternetin devası olur muydu?

İnternet kullanımı başta çocuklar olmak üzere gençlerin hayatında söz sahibi. Hatta internet bununla da kalmayarak aile yapısı üzerinde tesirli olmaya çalışıyor. Bilişim ve İnternet Araştırma komisyonu tarafından bu konuda türkiye çapında geniş bir araştırma yapıldı. İnsanlar interneti kullanıyor. peki, bunun sosyal etkileri neler? Aileler internetten nasıl etkilenmişler? Çocuklara yönelik ne tür tehditler var ve neler yapmak gerekiyor?

Bilişim İnternet Araştırma Komisyonu’nun üç ayda tamamladığı araştırma, Ocak 2013 tarihinde rapor şeklinde açıklandı. Bu araştırma, Türkiye’de bilişim sektörünü iktisadi, sosyal, eğitim, sağlık ve güvenlik ekseninde etraflı bir şekilde inceliyor. Araştırma, birçok uzmandan fikir alınarak ve ailelerle görüşülerek hazırlanmış.

Çocuklar siber zorbaları ailesinden gizliyor

Yapılan bu araştırmada bana ilginç gelen, siber zorbalığa ve çocuk istismarına dair açıklanan sonuçlar oldu. Türkiye’de şu ana kadar bu konularda yapılmış akademik çalışma henüz yoktu. Araştırmaya göre çocuklar, bu durumu aileleriyle paylaşmıyorlar. O yüzden de aile çocuğunun böyle bir zorbalığa maruz kaldığını bilemiyor. Bu konuda kapsamlı bir araştırmanın ilgili çevrelerce yapılması ve gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor. Zira Türkiye’deki çocuklar siber zorbalığa ve istismara maruz kalıyor; ama bunu söylemiyor.

İnternet kafe kötü arkadaş

Araştırmada internet kafe meselesi de ele alınmış. Başka ülkelerde internet kafelerin faydalı olabildiği modellerden bahsediliyor. Mesela kafede  sadece internete girilebiliyor, oyun ya da sosyal platformlara erişim engelleniyor. Buna faydalı model mi denir, yoksa zararlıları kısıtlama mı denilir, o ayrı; lakin araştırmaya göre Türkiye’deki internet kafelerde en fazla zaman, bilgisayar oyunları ve sohbet yapmak için harcanıyor olması düşündürücü. Birçok insan, özellikle gençler ve çocuklar, evde, iş yerinde, internet erişimi olmasına rağmen, yine de internet kafeleri tercih ediyor. Bu da yine son derece düşündürücü.

İnternet kafelerin tercih edilmesinde en önemli faktörün “arkadaş” olması, zararlı şeylere alışmada kötü arkadaşın ne kadar tesirli olduğunu gösteriyor.

Aileler çocuklarını internet kafe ortamına arkadaşıyla da olsa göndermemeli. Çocuk orada kötü misallerden etkilenebiliyor. Aslında ailenin çocuğunun yanında gitmesi gerekiyor. İnternet kafeler de yanında velisi olmadan çocukları almamaya dikkat etmeleri gerekiyor.

Aileler internetin devasını bulmak için uğraştılar elbette. Önce çocuğunu internete göndermediler, oranın ortamını biliyorlardı. Sonra baktılar ki bu işin önünü açamadılar, çünkü interneti çöplük değil de bilgi merkezi zanneden öğretmenler devamlı öğrencileri internete yönlendiriyorlardı. Sonunda aileler interneti evlerine almak zorunda kaldılar.

Eve internet girdikten sonra problemler bitmedi, dallandı budaklandı. Araştırmada doğrudan ailelere dönük çözümlerin sunulmaması da bir eksiklik.

Bu konularda ebeveynlerin bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesi çok önemli.

Bu araştırmanın gözden kaçırdığı bir nokta daha var, o da mobil kullanım. Bu çok önemli bir mevzu olmasına rağmen raporda hiç değinilmiyor. Şimdiki çocukların çoğunda (ya kendisinde ya da ailesinde) akıllı telefon var. Akıllı telefonda da internet var. Bu yaşta çocukların 7/24 online olmaları doğru değil. 10 – 20’li yaşlar onların ilimle meşgul olmaları gereken zamanlar ve bu zamanların çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Ancak bu unutulduğu için küçük çocukların akıllı telefonu kullanması, çoğu zaman övünç olarak görülüyor. Çocuk kendi başına telefondan internete giriyor, dokunarak ilerliyor vesaire. Ama bunlar gurur duyulacak bir şey değil. Çocukta görsel hafıza olduğundan gördüğünü hatırlar. Ayrıca bu durum sizin çocuğunuza özel değil, bütün çocuklarda zaten var.

İnternetin devası

Çocuğun bulunduğu ortamda, arkadaş çevresinde, okuduğu sınıfta, diğer çocukların bilgisayarla ve internetle iletişim seviyeleri bizi çözüme götürecek püf noktayı oluşturuyor. Mesela, internetten sadece araştırma-ödev yapılan bir ortam düşünün, çocuğunuz böyle bir ortamda bulunuyorsa, sizin uğraşmanız gereken problem daha farklı oluyor. Ama tersi olursa çok hassas davranmanız gerekir. Bu noktada ailelerin yapılabileceği en güzel şey, çocuğu iyi arkadaşlıklar kurabileceği yerlere yönlendirmek olmalı.

Çocukları tehlikeden korumak için, her fırsatta onu karşımıza alıp sıkmadan neler öğrendin, okulda neler yapıyorsun, arkadaşlarınla nerelere gidiyorsunuz, gibi konuları konuşmak, onunla sohbet etmek önemli. Burada annenin ve babanın yerini unutmadan, çocuklarıyla ayrı ayrı ilgilenmesi, onları yetiştirmesi gerekiyor. Çünkü teknoloji herkesi fert fert, ayrı ayrı ağlarına takıp sürüklüyor. Çocuğun ne ile uğraştığını, kiminle arkadaş olduğunu, internette nerelere girdiğini aile bilmeli. Siz bu önemli dönemde çocuğunuzun hayatının merkezinde olmazsanız, onu tehlikelerle baş başa bırakmış olursunuz.

İnterneti mobilden kullanmak daha çok çocukların ve gençlerin işi; belli bir yaşın üzerindeki insanlar mobile bariyer koymuş, kullanmak istemiyor. İnterneti en çok kullananların mazeretleri, çevre edinme, internetten iş kurma. Ancak internetin siyah dehlizlerinde boğulma meselesi de yabana atılmamalı. Son olarak bir de haberler meselesi var.

İnsanlar, iletişim araçlarının artmasıyla günceli takip etme adına “haber takip etme hastalığına” yakalandı. İnternetten, mobilden, televizyondan devamlı haber takibi yapıyorlar. Yağan yağmur misali insanlar enformasyonlardan ister istemez, ıslanıp etkileniyorlar.

İnternetin devası için devamlı haber takip etmeyin

Çocuğun bulunduğu ortamda, arkadaş çevresinde, okuduğu sınıfta, diğer çocukların bilgisayarla ve internetle iletişim seviyeleri bizi çözüme götürecek püf noktayı oluşturuyor. Mesela, internetten sadece araştırma-ödev yapılan bir ortam düşünün, çocuğunuz böyle bir ortamda bulunuyorsa, sizin uğraşmanız gereken problem daha farklı oluyor.

İnsana zararlarını görmek maksadıyla, dört ay haber takibini bıraktım. Neticede güncelden kopmadım ama bu hastalıktan kurtuldum, iyileştim. Bu dört aylık zamanda tam 27 kitap okudum. Tabi araştırmam halen devam ediyor, çok güzel tespitlerim oldu. Onları da inşallah sonraki yazılarımda İnsan ve Hayat okurlarına aktaracağım. İnternetin devasını daha da bulmaya çalışacağız.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu