Doğal HayatAraştırma

Issız Suların Garip Canlıları: Süngerler

Süngerler, sinir ve sindirim sistemleri, beyinleri ve kasları olmadığı halde nefes alır, beslenir ve ürerler. Ayrıca sahip oldukları delikler ve vücut boşlukları sayesinde su pompalayarak filtre görevi görürler.
Süngerlerin parlak sarı, turuncu, kırmızı, siyah gibi renklerde ve hareketsiz olmaları, uzun yıllar bitki olarak tanınmalarına sebep olmuştur. 5000’den fazla türü bulunan bu omurgasız canlıların büyük bölümü deniz ve okyanuslarda yaşar. Süngerlerin boyları birkaç santimetre ile 2 metre arasında değişebilir.

[Aylin Atar]

Süngerler, sinir ve sindirim sistemleri, beyinleri ve kasları olmadığı halde nefes alır, beslenir ve ürerler. Ayrıca sahip oldukları delikler ve vücut boşlukları sayesinde su pompalayarak filtre görevi görürler.

Süngerlerin parlak sarı, turuncu, kırmızı, siyah gibi renklerde ve hareketsiz olmaları, uzun yıllar bitki olarak tanınmalarına sebep olmuştur. 5000’den fazla türü bulunan bu omurgasız canlıların büyük bölümü deniz ve okyanuslarda yaşar. Süngerlerin boyları birkaç santimetre ile 2 metre arasında değişebilir.

Suyun doğal temizlenme sürecine katkıda bulunurlar

Süngerlerde vücut boşluğunun dış ortama açıklığını sağlayan oskulum olarak adlandırılan bir boşluk bulunur. Vücutlarının tamamı deliklerle kaplıdır. Sünger, deliklerinden aldığı suyu vücut boşluğunda dolaştırarak oskulumdan dışarı atar. Vücut boşluğuna alınan su içindeki küçük organik maddeler, planktonlar ve bakteriler ile besin ihtiyaçlarını karşılar. Süngerler, sahip oldukları yaka hücreleri sayesinde beslenirler. Yaka hücrelerindeki uzantılar, bazı sünger türlerinde deniz kabuklularını yakalayan kanca görevi görür. Av yakalanır yakalanmaz süngerin hücreleri harekete geçer ve av 24 saat içinde hücrelerle kaplanır. Hücreler, et parçalarını emerek sindirir.

Sünger, sahip olduğu delikler ve vücut boşluğunu kullanarak günde 100 litreden fazla suyu pompalayabilir. Bu özelliği ile sünger, etkili bir filtre görevi görür. Suyun içindeki organik atıkları kullandığı için de suyun doğal temizlenme sürecine katkıda bulunur.

Tıbba ışık tutan savunma mekanizması

Süngerler, hareketsiz canlılar oldukları için kendilerini koruyacak gelişmiş savunma sistemleri yoktur. Fakat yapılan araştırmalar süngerlerin kimyasal zehirli bileşikler salgılayarak kendilerini koruduklarını ortaya çıkarmıştır.

Süngerlerin savunma mekanizması olarak kullandıkları kimyasal silahlar, tıp sektörünün alanlarında kullanılmaktadır. Süngerlerden alınan kimyasal maddelerin, kanser hücrelerinin bölünmesini önlediği tespit edilmiştir. Farklı tür süngerlerden alınan kimyasallar, organ naklinden sonra vücutta meydana gelebilecek olumsuz tepkileri azaltıcı yönde etkili olmaktadır.

Bakterilerle beslenen süngerlerin bunlara karşı güçlü bağışıklık sistemleri vardır. Süngerler, sahip oldukları bu doğal antibiyotik ile vücutlarında yaşayan parazit ve bakterileri uzaklaştırırlar.

Bu sebeple AIDS ve kanser gibi hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

Bilimi şaşırtan iskelet yapısı

Süngerlerin iskeleti bilim insanlarını ve yüksek mühendisleri hayrete düşürmüştür. Batı Pasifik Okyanusu’nun 1000 metre kadar derinlerinde yaşayan Venüs Süngerleri’nde göze çarpan ilk özellik, silindirik olmaları ve duvarlarında ızgara benzeri yatay ve düşey kirişlerin bulunmasıdır. Kirişlerin kesiştiği yerler cam çimento ile sertleştirilmiştir.

Venüs Süngerleri, okyanus tabanındaki yumuşak kumlara cam tellerle bağlanırlar. Cam tel bağlar hem çok sağlam hem de bildiğimiz camdan farklı olarak esnektir. Normal cam çabuk ve kolayca çatlar.

Çünkü darbe cam içinde çok hızlı iletilir. Venüs Süngerleri’nin tabakalı cam çubuğuna uygulanan darbe, tabakalar arasında bulunan doğal zamk içinde yok edilir. Bu şekilde silindirin ince dış tabakalarından bir tanesindeki çatlağın diğer tabakalara doğru ilerlemesi ve camsı yapının kırılması engellenir. Venüs süngerinin bu özel yapısı, günümüz mühendislerine ilham kaynağı olmuştur.

Suyu emme kuvveti

Suyu emme kuvveti olan bazı sünger türleri, evlerde, sanayi ve endüstri sektöründe kullanılmaktadır. Sünger olarak bildiğimiz kısım aslında canlının yumuşak yerinden ayrılmış iskeletidir. Bu süngerlerin suyu emme kabiliyeti, sanayide üretilen yapay süngerlerden daha fazladır. Yapay sünger üretimi doğal süngerlerin avlanmasını azaltmıştır. Bu da narin deniz canlılarının neslini tehlikeden kurtarmıştır.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu