AraştırmaİnsanSağlıklı Hayat

Huzursuz Bacak Sendromu

Bir sohbet ortamında bacağını sürekli sallayan, titreten insanları görebiliriz. Araba koltuğunda, bilgisayar karşısında, toplantı ya da program esnasında, istirahat etmek için uzanıldığında, belirli süre hareketsiz kalınması gereken durumlarda bu semptom, yani huzursuz bacaklar, kendini ele verir.

Günümüzde yaklaşık her 100 kişiden 5’inin yakalandığı hastalık olan huzursuz bacak sendromu (HBS); başta bacaklar, sonrasında diğer uzuvlarda tepki gösteren bir sendromdur. Klinik olarak nörolog ya da psikiyatrın muayenesiyle tanısı konulan huzursuz bacak sendromu, ilerleyen yaşlarda kötüleşir. Bununla birlikte çocukluk dâhil her yaşta görülebilecek kronik hareket bozukluğudur.

Çağımızın hastalıklarını bir bir sıraladığımızda, pek çoğunun tetikleyicisinin stres olduğunu görürüz. Günlük hayattaki uzun ve kısa süreli stres, bizi önce duygu durum bozukluklarına, daha sonra vücudumuzda kalıcı reaksiyon/tepki ve hastalıklara götürür. Bunlardan biri de huzursuz bacak sendromudur. Stres ve davranışsal tetikleyicilerin yanı sıra genetik yatkınlık da bu sendroma sebep olabilir.

Bir yerde otururken sürekli bacağını sallayan, titreten insanları görebiliriz. Araba koltuğunda, bilgisayar karşısında, toplantı-program esnasında, istirahat etmek için uzanıldığında, belirli süre hareketsiz kalınması gereken durumlarda bu semptom açığa çıkar. Bazen stres durumlarında veya rahatsız edici hisse kapıldığında vücut, bacakları sallayarak tepki verir. Bu hareket ettirme isteğinin bilinçli şekilde olmadığı, kontrol edilemeyen bir dürtü olarak ortaya çıktığı görülmüştür.

Belirtileri nelerdir?

Belirtisi; adından da anlaşılacağı üzere bacakları sürekli olarak istemsizce hareket ettirme durumudur. Bu da titretme, zıplatma, itme, çekme ve bulunduğu yerde dairesel şekilde hareket ettirme olarak görülür. Buradaki hareket ettirmenin sebebi, kasılma ya da kramp değildir. Hareket sayesinde, vücudu rahatlatma eğilimidir.

Diğer belirtisi, gece seğirmeleridir. Huzursuz bacaklar, uykuya daldıktan sonra, gündüz olduğu gibi sallanma şeklinde hareket etmez. Ancak uyku esnasında, periyodik olarak bacak seğirmesi oluşur. Bu durumda hasta, uyku esnasında sürekli bacaklarını kıpırdatır ve gece boyunca tekmeleme hareketi yapar.

Sıklıkla istirahat halinde gelişen bu durum, özellikle gece istirahat halinde kötüleşir. Yatarken hastanın bacaklarını sık sık hareket ettirmesi, sağa sola sallaması, yatağından kalkıp dolaşması şeklinde karşımıza çıkar. Genellikle iki bacakta beraber ortaya çıkar, nadiren bacaklarla birlikte kolların ve gövdenin de bu semptoma maruz kaldığı görülür.

Bu belirtilere nadiren ağrı, yanma, uyuşma gibi çeşitli his bozuklukları da eklenebilir.

Sebepleri nelerdir?

Stres, yorgunluk, gebelik, demir eksikliği anemisi, dopamin dengesinde bozukluk, aşırı karbonhidratlı beslenme ve düzensiz uyku, huzursuz bacakları tetikleyen faktörlerdir. Hastalığa neyin sebep olduğunun anlaşılması için, öncelikle kişinin hastalık öyküsü detaylı olarak öğrenilmelidir.

Nasıl tedavi edilir?

İki farklı yöntem vardır. Davranışsal yöntemler ve ilaç tedavisi.

İlaç kullanımında; hastalığın nedenine bağlı olarak eksik olan maddeyi -genellikle dopaminerjik aktiviteyi- sağlayan ilaçlar kullanılır. Bununla beraber kansızlık, gebelik, beslenme bozukluğu gibi durumlarda, doktor gözetiminde çok düşük dozlarda ilaçlar kullanılarak, kişinin hayat kalitesi artırılıp tedavi edilmektedir.

Davranışsal yöntemlerde ise uyku kalitesi çok önemlidir. Yatak odasının rahat olması, çok sıcak ya da soğuk olmaması, ses, ışık gibi faktörlere dikkat edilmesi gerekir. Bulmaca çözmek, zekâ oyunu oynamak, kitap okumak gibi zihinsel aktivitenin HBS semptomlarını hafiflettiği gözlemlenmiştir. Değişkenlik göstermekle beraber, sıcak ve soğuk kompres uygulamalarından da fayda görenler bulunmaktadır. Buna ek olarak en önemli tedavi yöntemi yürüyüş yapmak, hafif hareketler/egzersizler yapmaktır. Fakat bunda dengeli olmak gerekir. Çünkü ayakta çok kalındığında semptomlar ağırlaşır.

Dengeli beslenmelidir. Özellikle gece karbonhidrat, şeker alımı ve kafein kullanımını bitirmek gerekmektedir. Buna ek olarak, yeterli miktarda D vitamini (güneş) almak da şarttır.

En önemli davranışsal yöntemlerden biri de küçük şeyleri kafaya takmamak, uzun ve kısa süreli strese maruz kalmamaktır. Bedenimizin sağlığı, ruh sağlığımızla yakından alakalıdır. Sağlığımızı korumalı, tedavi yöntemleri aramalıyız. Bu hususta en iyi tedavinin, faydalı meşguliyetler olduğunu unutmamalıyız.

Stres Nedir?

Stres herkes için farklı manalara gelebildiği gibi; sıradan insanlar için baskı, gerginlik, rahatsız edici çevresel faktörler veya duygusal tepkiler manasına gelebilir.

Bir olayın stres tepkisine yol açması, kişinin o olayı, stresli olarak yorumlamasına (algılamasına) bağlıdır. Bazı olaylar, diğer olaylardan daha fazla stresli algılanır:

Öne çıkan olaylar: Kişinin önem verdiği hayat sahasındaki stresli bir olay, diğer olaylardan daha fazla strese yol açar. Örneğin biri için iş hayatı önemli görülürken, bir başkası için aile hayatı önemli görülebilir.

Aşırı yük: Aynı anda birden fazla işle uğraşmak. Var olan işe ilave olarak gelen iş, olduğundan daha fazla strese yol açar.

Belirsiz olaylar: Olay belirsizse, kişide yüksek düzeyde strese neden olur. Mesela iş yerindeki rol belirsizliği, işverenin kişiden ne beklediği, kişi tarafından bilinmiyorsa, kişide yüksek düzeyde strese sebep olur.

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu