Gelenekten GeleceğeKültür Sanat

Çeşmeler

Fotoğrafik Hafızamız

Mermer bir kalbi, güzel hikmetli sözden sonra, iyi bir su yumuşatabilir. Pet şişelerden dem vurmuyoruz; şırıl şırıl akan çeşmelerden bahsediyoruz.

Ne zordur suyu kesik bir çeşme olmak? Feyiz kanalları tıkalı bir kalp gibi boşa çalışır, sadece durur orada. İslâmî çeşme mimarisinin nadidelerinden İshak Ağa Çeşmesi talihlidir ki 500 yıldır, kesintisiz akıyor. Adına “on çeşmeler” demişler, tunçtan yapılmış 10 lülesine istinaden. 1746 yılında Gümrük Emini İshak Ağa tarafından yaptırıldığı mervi ise bile, onun geçmişi Mimar Sinan’a kadar uzanır. Su medeniyetinin gözde mekanlarından İstanbul Beykoz’da yol kenarında yer alır. Hoca Ali Rıza resmeder, Faruk Nafiz şiirine mısralar çeker. Su, tasvire bürünür.

Nasıl her gün yayarsa davarını bir çoban,

Sürükler düşüncemi sükûndan tevekküle

Sekiz mermer direğe dayanmış bir şadırvan,

Bilek kalınlığında su akıtan on lüle…

Sanat tarihçilerini “Dünyanın sayılı mimarî eserlerinden biri.” diyerek hayran bırakır. “Ve her gelen sükûta ayrı bir sükût ekler.” Aramızdan susuzca ayrılan çeşmeler, ne söyler bize? Su, hâlâ mermer kalbimizi yumuşatabiliyor mu?

En Yeniler

Başa dön tuşu
Kapalı