EğitimKapak

İdeal Ortam

Bir varmış, bir yokmuş. Zamanların her birinde tatlı mı tatlı bir çocuk dünyaya gelirmiş. Her çocuğun masalı böyle başlarmış. Anneler, babalar, kıymetli evlatlarının eğitimi için iyi bir anaokulu arar, her çocuk, ilkokula hazırlanmak için, bu okulun yolunu tutarmış. Bu yüzden ideal okulu bulmak, çocuğun eğitimini güvence altına almak için şartmış.

Okul öncesi dönemde olan her çocuk, iyi planlanmış eğitim ortamı ile serüvenine başlamalıdır. İdeal anaokulu ortamı; başta “özünde sevgi olan”, ebeveynlerin en kıymetlilerini emanet edebileceği, maddi ve manevi değerler eğitimine güvenebileceği bir ortam olmalıdır.
•  Çocuğun gelişimine uygun
•  Güvenli
•  Çok amaçlı, potansiyel sahibi
•  Problem çözme becerisini geliştiren
•  Üretkenliği destekleyen
•  Sıcak ve şefkat dolu bir ortam olmalıdır.
Verilen eğitimin kalitesini belirleyen pek çok unsur vardır. Erken çocukluk eğitimi vermek amacıyla yapılan bir binanın hizmetini verimli bir şekilde yapabilmesi için eğitim ortamı ve donanımının, çocukların gelişimlerine ve sağlığına uygun olarak planlanması gerekmektedir.

Kurumun muhiti

Okul öncesi eğitim kurumu, kolayca görülebilir ve ulaşılabilir bir yerde olmalıdır. Olumlu çevre koşulları ve güvenli çevre, mutlaka başvurulması gereken iki ana özelliktir.
Olumlu çevre koşulları; hem açık alan hem de kapalı alanların gün ışığından en yüksek derecede güneş alabilmesi, doğal gün ışığından yeteri kadar faydalanılması ve binanın, rüzgârı engelleyecek ara bir bölgede yer almasıdır.

 Güvenli çevre ise;

• Binanın trafik, zararlı ve tehlikeli endüstri ve kirli alanlardan uzak, doğa açısından ise zengin olan bir mekanda olmasıdır. Yüksek gerilim hattı, baz istasyonları, fabrikalar vb. tesislerin uzağında olmalıdır.
• Etrafında kuyu, çukur gibi tehlikeli alanlar bulunmamalıdır. Zemin olarak sert zeminli yerlerde inşa edilmeli, yumuşak veya doldurma zeminler tercih edilmemelidir. Arazi sağlık, teknik ve manzara yönünden uygun olmalıdır.
• Okul öncesi eğitim binasının çevresinde okullar, kütüphaneler, müzeler, parklar, doğal ortamlar, sağlık kuruluşları gibi kapsamlı yaşam alanları bulunmalıdır. Gürültüden uzak, mümkün olduğunca sessiz alanlar tercih edilmelidir.

Mekânın kullanım amacı doğrultusunda renkler seçilmelidir. Önemli olan, renklerin geçişlerinin yumuşak olması ve genel uyumu bozmamasıdır.

Binası

İdeal bir anaokulu yapısı, uzmanlar tarafından onaylanmalıdır. Zemini, havalandırması, yalıtım gibi özellikleri tescillenmiş, onay almış olmalıdır. Bir anaokulu binasının, sıcak ve sevimli bir görüntüsü olmalıdır. Dış duvarları, pencere çevresi ve kapısı, renkli ve sevimli şekilde süslenmelidir. Güneye bakmalı, güneş görmeli ve mümkünse tek kat olarak planlanmalıdır. Merdiven sorunu olmayan, enine doğru geniş binalar, anaokulu eğitimi için uygundur.

Kurumun renkleri

Renk, fiziksel çevre düzenlemelerindeki etkili tasarımlardan biridir. Aynı zamanda ruhsal olarak da rahatlatması için açık, pastel tonlar özellikle krem, somon, açık turuncu tercih edilebilir. Farklı renkler de kullanılabilir fakat renklerin birbirine uyumlu olması ve renkler arasında geçişlerin yumuşak olması gerekir.
Dış cephe için kullanılan renklerin, kurumun içinde bulunduğu çevreyle ilişkili ve uyum içinde olması gerektiği vurgulanmaktadır.
Okul öncesi eğitim kurumlarında kullanılacak renklere karar verirken renklerin insanlar üzerindeki psikolojik etkilerinden yararlanmak gerektiği belirtilmektedir. Örneğin, kırmızı renk, heyecanlandırıcı bir renktir. Zekâ atölyesi, bilim atölyesi gibi sınıflarda bu renklerle figürler oluşturulabilir. Fakat duvarda tek renk olarak kullanılması, ferahlıktan uzak, daraltıcı bir atmosfer oluşturacaktır. Mor ve yeşil renk sakinleştirici, sarı renk ise dinlendirici bir etkiye sahiptir.
Mekânın kullanım amacı doğrultusunda renkler seçilmelidir. Derinlik algısı oluşturmak için birden fazla renk kullanılabilir. Önemli olan, bu renklerin geçişlerinin yumuşak olması ve genel uyumu bozmamasıdır.

Duvarda veya kapılarda nasıl figürler olmalı?

Her mekânın kendisine yönelik süslemeleri, çocukların dersi daha iyi bütünleştirebilmesini sağlar. Örneğin; zekâ atölyesinin duvarlarına ve kapısına puzzle parçaları, eşleştirme kartları, tangram şekilleri gibi figürler çizilip, boyanabilir. Sanat atölyesi; çocuğun hayal gücünü geliştirecek farklı renk boyalar, uçurtmalar, balonlar, kuklalarla; bilim atölyesi deney tüpleri, haritalar, gezegenler, bitki ve hayvan figürleri ile süslenebilir.
Sınıflarda ise; her sınıfın adına uygun şekilde kapı süslemesi yapılabilir. Örneğin çalışkan arılar sınıfının kapısı, çocuklarla beraber arı figürleriyle süslenmelidir. Bu sayede sınıfını benimsemesi daha kolay olacaktır. Sınıfların duvarlarının açık renk ile boyanması ve figür olmaması daha iyidir. Çünkü her ay ele alınan kavramlar ve kazanımlar (örneğin sayılar, renkler, şekiller, mevsimler, haftanın günleri) sırayla panoya ve köşelere asıldığı için çocuklar dikkatlerini bunlara kolayca yoğunlaştırır.

Sınıfta çocukların ilgilerine göre merkezler (köşeler) bulunmalıdır.
Bu merkezler; blok merkezi, dramatik oyun merkezi gibi aktif oynanan, ses getiren köşelerle başlar.

Dış mekan

Apartman dairelerinde “Dur, sus, yapma” ikazlarıyla büyüyen çocuklar, enerjilerini atabilmek için koşup hareket edebilecek açık ve geniş alanlara ihtiyaç duyar.
Bir etkinliğin sadece sınıf ortamında değil, doğayla iç içe bahçe ortamında yapılması her çocuğun hoşuna gider. Bir hikâye vaktini düşünelim. Bahçede bir ağacın gölgesinde oturup dinlemek, onları daha mutlu hissettirecektir. Aynı zamanda belirli zamanlarda yapılan şenlikler, törenler vb. aktiviteler için de büyük bir ayrıcalıktır.
Peki, bir anaokulunun bahçesi nasıl olmalı? Bahçe, anaokulu binasının yaklaşık 2 katı büyüklüğünde geniş ve güvenli olmalıdır. Etrafı güvenlik açısından yeşil çit, tel örgü veya betonarme dekoratif duvar olarak yaptırılmalı ve bahçenin kapısı, çocukların açamayacağı şekilde düzenlenmelidir.
Günümüzde büyük şehirde yaşayan çocukların büyük bir çoğunluğu doğadan uzakta ve gerekli tecrübeleri edinemeden büyümektedir. Okul bahçesi, iyi planlandığında çocuğa doğayla ilgili tecrübeler kazandırılabilir. Erken yaşlarda doğayla ve hayvanlarla olan olumlu etkileşim, çocukların hayat boyunca, doğayı ve hayvanları sevmelerini ve korumalarını sağlayacaktır.
Bahçede gölgelendirme görevini üstlenen ağaçlar bulunmalıdır. Çocukların yaşayarak öğrenmelerini sağlayan meyve ağaçları tercih edilmelidir. Bahçenin bir kısmı yıl içerisinde çocukların ekip, dikmesi için ayrılmalı; o bölgeye, yetiştirilmesi kolay salatalık, soğan, maydanoz, tere, çilek vb. bitkilerin tohumları ekilerek, gözlemlenebilmelidir. Buna yönelik çocuklara uygun tırmık, kürek, sulama kovası bulunabilir. Bahçenin etrafına çam ağaçları dikilerek yaz kış yeşil olan bu ağaçlarla okul bahçesi cazibeli hale getirilebilir. Bahçede sınıf adedine göre yetecek kadar çardak da bulunabilir.
Bir neslin ihyasına vesile olacak yavrularımız için, maddi ve manevi değerlerin temelini atacağı bir anaokulu şarttır. Zira ağaç yaş iken eğilir. İlmiyle ve ahlakıyla numune olacak evlatlarımız, böylesi bir eğitimden ve ideal anaokullarımızdan mahrum kalmamalıdır. Donanımlı anaokullarımızın potansiyel sahibi gençleri burada yetişmeye başlayacaktır.

Kurumun Detayları 

• Giriş ve vestiyer/ayakkabılık bölümü: Çocukların ve yetişkinlerin okul öncesi eğitim kurumlarının iç mekânlarına ilk adım attığı yer olduğu için ilgi çekici ve sıcak bir atmosfere sahip olması, iç mekânlara güvenli geçiş sağlayacak önlemlerin alınması, giriş ve çıkışlar için uygun bir şekilde dizayn edilmiş olması gerekir. Ayakkabılık, çocuğun boyuna uygun ve isim veya sınıf olarak ayrılmış şekilde olmalıdır. Eğer kıyafet askıları giriş bölümde ise askılar, 15 cm aralıklı olabilir. Ama askıların sınıf içinde olması daha güzeldir.
• Gözlem odası: Kurumda, çocuğun günlük etkinlikler sırasında sergilediği davranışları, uygun şekilde izlemek için etkinlik odalarına bakan bir bölmedir. Tek tarafında aynalı cam kullanılması, gözlem yapmayı kolaylaştırır. Böylece gözlendiklerinin farkına varmayan çocuklar, doğal davranışlarıyla etkinliklerini sürdürürken, gözlemciler de daha objektif bulgular elde ederler. Rehberlik öğretmeni veya uzman bir öğretmen eşliğinde gözlem yapılır.
• Dinlenme/uyku odası: 36-48 ay veya daha küçüklerin dinlendiği yerdir. Öğle saatlerinde dinlenmeleri, enerjilerini toplamaları için bu uyku çok önemlidir. Mümkün olduğunca okulun en sessiz bölümünde bulunmalıdır. Dinlenme odası mümkünse diğer alanlardan ayrı planlanmalıdır. Ranza yerine yatak tercih edilmelidir. Kolay temizlenebilir ve taşınabilir özellikte olanlar tercih edilmelidir. Ayrıca çocukların değiştirdikleri kıyafetler için dolap olmalıdır. Yatakların yerden yükseklikleri 30 cm, yatak araları 50 cm olmalıdır. Odanın ısısının 18-20 derece arasında olması ve havalandırma sisteminin iyi çalışıyor olması gerekir.
• Lavabo ve tuvaletler: Erken çocukluk döneminde çocuğun tuvalet ihtiyaçlarını karşılayabilmesi veya bir sorun olduğunda yardım isteyebilmesi önemlidir. Lavabolar, hemen sınıfların yanında olmalı ve lavabolar, tuvaletler, sabun ve kağıt havlu gibi hijyen malzemeleri, çocuğun boyuna uygun olmalıdır.
• Oyun odası: Her çocuk oyun oynamayı sever. Kendini oyun yoluyla rahatlıkla ifade edebilir. Top havuzu, trambolin, kaydırak, buna ilave olarak küçük tahterevalli, arabalar vb. olabilir. Oyun odaları havalandırılmalı ve öğrenciler arası geçişte temizliği sağlanmalıdır. Oyun alanları belirlenirken dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, bu yerlerin güvenli, zemini sağlam olmasıdır. Bahçede kum havuzu, kaydırak, salıncak, tahterevalli gibi oyun parkı bulunmalıdır.
• Sınıflar: Kendini buraya ait hissetmeli, bu sınıfın bir öğrencisi olduğunu intibak haftasında kabul etmelidir. Çocukların ilgisini çeken, rahatça hareket etmelerini sağlayacak, hoş ve pratik bir ortam olmalıdır. Çocuğa dolabı, askılık ve suluk yerleri gösterilip, sınıfı sahiplenmesi sağlanmalıdır. Sınıfta çocukların ilgilerine göre merkezler (köşeler) bulunmalıdır. Bu merkezler;  blok merkezi, dramatik oyun merkezi gibi aktif oynanan, ses getiren köşeler, kitap merkezi gibi sessizlik gerektiren ve sanat merkezi, fen merkezi gibi inceleme ve dağınıklık gerektiren köşelerdir. Buna ilave olarak kukla merkezi, montessori eğitiminin ele alındığı günlük becerileri kapsayan bir merkez veya temizlik merkezi diye bir bölüm de yapılabilir. Bu merkezlerin özelliği, sınıfta geçirilen oyun vaktinde çocukların ilgilerine göre kendilerini ifade edebileceği bir köşede oynamasıdır. Bu merkezler, yaklaşık 3-4 kişilik olmalı ve sessizlik gerektiren köşe, diğerlerinden ayrı tutulmalıdır. Hayal güçlerini geliştirici, rahat ve temiz olmalıdır.

En Yeniler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu