Kişisel GelişimTarih

Gemileri Yaktı ve Devrinin Kilit Adamı Oldu “Târık Bin Zİyâd”

Nasıl Yönetirdi?

Kilit adam ya da vazgeçilmez eleman olma, birilerinin, ne yapacağınızı açıkça söylemediği durumlarda ortaya çıkar. Tarihte buna çok misal vardır. Biz, örnek olay İspanya’nın fethi ve örnek komutan Târık Bin Ziyâd’ı anlatalım.

Bugünkü yöneticilerin çoğu, sanayi endüstrisi döneminde iş yapan ailelerin çocukları olarak dünyaya geldiler. Babaları, kendilerine söylenen talimatları izleyerek iş yaptılar ve para kazandılar. Artık binlerce işçinin iş gücünü, alet ve edevatla buluşturan eski sistemde sona gelindi.

Kılavuzda yazılan talimatlar yine hayat kurtarmaya devam ediyor. Taşeron kullanımı, otomasyon ve yeni pazarlama usulleri, eski düzeni değiştirdi. Şimdi, istikrarı düşük, riski yüksek, yenilikçi buluşları bünyesinde barındıran ve kimsenin yapamadığı (niş) işler öne çıktı.

İş değişti, işçiler de değişti. Özellikle yönetici kısmında, işyerinde vazgeçilmezliği arama, “mor inek” kavramıyla ifade edilen kilit görevlerin adamı olma öne çıktı. Vazgeçilmezliği ön plana çıkmış ekipleri kurup yönetme başarısına ulaşanlar, fark oluşturdular.

Kilit adamlık ya da vazgeçilmez eleman olma, birilerinin, ne yapacağınızı açıkça söylemediği durumlarda ortaya çıkar. Tarihte buna çok misal vardır. Biz, örnek olay İspanya’nın fethi ve örnek komutan Târık Bin Ziyâd’ı anlatalım.

“Gemileri yakmak” kavramının mimarı

Târık Bin Ziyâd, gençliğinde kabiliyetiyle dikkatleri çekti. Emevîler’in Kuzey Afrika valisi Mûsâ Bin Nusayr, ondaki farklılığı keşfetti. Kuzey Afrika’da gerçekleştirilen fetihlerde öncü birliklerin kumandanı sıfatıyla önemli hizmetlerde bulundu. Tanca şehrine Mûsâ Bin Nusayr tarafından vali tayin edildi.

İsmini duyuracağı hizmetlerini İspanya’da yaptı. Mûsâ Bin Nusayr tarafından oraya gönderilecek birliklerin kumandanlığına tayin edildi. Kendisine 7000 kişiden oluşan bir ordu verildi. Arap dünyasının Mağrip, Batılıların Morocco, bizim ise Fas dediğimiz ülkenin, Endülüs’e bakan tarafından, Sebte’den gemilere bindiler. İspanya’nın en güneyindeki Calpe bölgesine ulaştılar.

Târık Bin Ziyâd karşıya geçtikten sonra, kendi adıyla anılacak olan Cebelitârık’ta (Gibraltar) karargâh kurar. Askerlerini azme, sabra teşvik etmek amacıyla gemileri yaktırma hadisesi burada vuku bulur. Bu davranışı, birilerinin ne yapacağını açıkça söylemediği durumlar için, söylemek değil gemileri yakarak göstermek noktasında yöneticilere ders olarak anlatılır.

Fakat bunları yaparken ne yöneticilere ders verme düşüncesindeydi ne de vazgeçilmez olmayı hedefliyordu. Sadece işini iyi yapmaya çalışıyordu. Kilit adam olmanın el kitabını, yaşayarak yazdığının farkında değildi.

İlk anda Endülüs topraklarında bir direnişle karşılaşmadan kuzeye doğru ilerledi. Lakin çok geçmeden büyük bir ordu toplandığı haberi geldi. Bu ordunun asker sayısı hakkında tarihçiler 40.000 ile 100.000 arasında rakamlar vermektedir. 10 kat büyüklüğündeki bir orduyla karşılaştığında, hiç beklemeden geriye kaçabilirdi. Ama o zaman, vazgeçilmezlik kitabını yazma işi, başlamadan biterdi.

Târık Bin Ziyâd, askerî kuvveti az bile olsa Hazreti Allah’a sığınarak düşmanın üzerine gitmeyi seçti. Bir taraftan da bağlı olduğu komutanı, Mûsâ Bin Nusayr’dan yardım istedi. Kendisine 5000 kişilik yardım birliği ulaştı. İki ordu birleşip Şezûne (Sedona) şehri yakınlarında düşmana karşı durdular. Târık Bin Ziyâd, o meşhur konuşmasını burada yaptı:

“Ey mücahit kardeşlerim! Arkamızda deniz¸ önümüzde düşman var. Düşmana saldırmaktan başka hiçbir şeyimiz kalmadı. Nereye kaçacaksınız? Düşmanın silahı, teçhizatı ve erzağı boldur. Sizin silah olarak ancak kılıçlarınız, erzak olarak sabrınız ve düşmanın elinden sahip olacaklarınız vardır.”

Ekibi toplayıp karşıya geçtiniz ve başarmanın heyecanıyla gemileri de yaktınız. Tarihe geçeceğini düşündüğünüz tarihî konuşmanızı yapıp düşman karşısına dikildiniz. Peki, sekiz gün aralıksız meydan savaşına dayanabilecek misiniz? Savaş meydanını ve orada can cana yaşanan mücadeleyi biraz hayal edin…

Eğer öyle bir kişiliğiniz var ise iyi bir ekip kurmada ve büyük işlere yelken açmada tereddüt etmeyin. Çünkü Târık Bin Ziyâd, Hazreti Allah’a sığınıp sekiz gün savaştı ve galip geldi. Siz de galip gelebilirsiniz.

Savaştan daha büyük savaş “karar vermek”

Savaştan sonra Mûsâ Bin Nusayr, Târık Bin Ziyâd’a yolladığı mektupta, kendi emri olmadan ilerlememesini söyledi. Çünkü iç bölgelere doğru girdiğinde, İslâm ordusunu tehlikeye atabilirdi. Ancak büyük savaştan ortaya çıkan bir boşluk vardı. Târık Bin Ziyâd, Endülüs topraklarındaki boşluğu görüyordu. Şimdi savaştan daha büyük bir savaşla karşı karşıyaydı, müsaitlikten “ilerleyip ilerlememe kararını vermek”. Komutanını ikna edeceği gerekçeleri düşündü. Onun emrini biraz bekletmek zorunda kaldı. Ve bunu yaparak, kısa sürede Malaga (Mâleka), Elvira (İlbîre) Cordoba, Ecija (İsticce) ve Toledo gibi önemli yerleri fethetti.

Mûsâ Bin Nusayr 18.000 kişilik bir orduyla Endülüs’e geçerek Sevilla, Carmona, Niebla (Leble), Mérida (Mâride) şehirlerini fethetti ve Târık Bin Ziyâd’la Toledo’da buluştu. Bu buluşma sırasında Târık Bin Ziyâd neden inisiyatif alarak fetihlere devam ettiği konusunda, makul sebeplerle komutanını ikna etti. Kayıtlarda komutanına karşı saygılı davrandığı ve onun gönlünü aldığı nakledilir.

Vefatından birkaç yıl önce pek çok hediyelerle Hicri 95 (M. 714) yılında Endülüs’ten ayrılıp merkeze döndü. Halife Velîd’in son günlerinde, görüşüp ona teslim oldu. Kabiliyetli, dirayetli ve cesur bir kumandan, aynı zamanda güçlü bir hatip olan Târık Bin Ziyâd’ın bundan sonraki hayatıyla ilgili, kaynaklarda bilgi yoktur. Ömrünün geri kalan kısmını herhangi bir görev almadan gözden uzak bir yerde geçirdiği ve 102 (720) yılında vefat ettiği belirtilmektedir. Neticede Târık Bin Ziyâd, işini iyi yaptı, gerek olmadığında ortalıkta çok gözükmedi ve tarihteki yerini almayı bildi.

Kilit adam olmak için CEO mu olmak gerekiyor?

İsmi coğrafyaya verilen bir tarihî şahsiyet Târık Bin Ziyâd, aslında Mûsâ Bin Nusayr’a bağlı bir askerdir.

Bütün büyük fetihlerde, başarılı savaşlarda ve iyi organizasyonlarda bir kilit adam muhakkak vardır. Hatta bazı organizasyonların kilit adam sayısı onlarca hatta binlercedir. Operasyonun parçalarını bir arada tutan kilit adam önemlidir. O olmazsa her şey dağılabilir.

Şirket ya da organizasyonlarda kilit adamlar genellikle üst yönetimlerde aranır. Doğrudur, CEO, Genel Müdür ya da Genel Koordinatör…  Bütün baskıyı onlar karşılar. Firmalara, kurumlara yön verirler, kazançları artırmak için yeni alanlar açarlar, gösterilen alanları kullanabilmek için ise gerekiyorsa kuruma yeniden şekil verirler.

Kilit adam, daima CEO’lardan olmayabilir

Kilit adamlar, her zaman CEO’lardan olmaz. Onların ortak özelliğidir, nerede olurlarsa olsunlar, insanları kendilerine çekerler. Halkla ilişkiler, satış-pazarlama, kasiyer, güvenlik amiri, mutfak görevlisi fark etmez. Büyük bir süper marketin yanı başında, meyvelerini satan manav amca bunlardan biridir. Hiç aklınızda yokken bir takım elbise aldıysanız, o konfeksiyoncu, işinin kilit adamıdır. Sizin gibi müşterilerle ilgilendiği sürece o, vazgeçilmezdir.

Kilit adam, yerel bir sanayi sitesinde alçak gönüllü araba tamircisidir. Otuz kişilik birinci sınıf öğrencilerinin kahramanı, öğretmenleridir. 300 kişilik bir kurumda herkesin memnuniyetini kazanan, yemekhanenin aşçıbaşısıdır. Belki cezbedici ve yaptıklarıyla kendilerini şöhret eden birileri değildir lakin motoru çalıştırmak için ona ihtiyaç vardır. Öğrencilerin gönlünü eğitim kurumuna bağlar ve kurumu ayakta tutar. Damakta lezzet bırakan bir aşçı ise muhabbeti oluşturur, en zoru gönülleri yumuşatır. Dümeni vagona, klavyeyi bilgisayara bağlar.

Kilit adamlar, organizasyondan ayrıldıklarında durum ne olur? Yeri hiçbir zaman doldurulamaz mı? Muhtemelen doldurulur ama gözler hep bir eksik varmış gibi bakar. Önemli kişilerin yerini doldurmak çok zordur. O kadar değerli oldukları için yerleri doldurulamayabilir.

Kilit adam olmanın sırrı “ileri doğru hareket”

Târık Bin Ziyâd’ı düşünün. Büyük fethi nasıl görebilmişti? Hedefleri, onun gibi görmeye çalışın. Çalıştığınız yer nasıl bir ortam olursa olsun, içinde bulunduğunuz durumu anlayın. Potansiyel sonuçların nasıl olması gerektiğine kafa yorun. Biraz daha kendinizi Târık Bin Ziyâd’ın yerine koymaya çalışın. Küçük ya da büyük, kendi ortamınızın varlığında, güzel şeyler yapabilme hayalleri kurun.

Her firma, her organizasyon ya da kâr elde etme düşüncesinde olmayan vakıflar, kilit adamlarını ararlar. Bu kilit adamlar, sınıftaki eğitimcimiz, mutfaktaki aşçımız, pazarlamacımız, yöneticimizdir. Onların en büyük özelliği sürekli ileriye doğru hareket oluşturmalarıdır.

Kilit adamlar, aslında sıradandırlar. Birçok sıradan insan, işlerini ondan daha iyi yapabilir. Kilit adamların yaptıkları işler arasında bazıları vardır ki sadece beş on dakikalarını alır. Lakin parayla ölçülemez kıymettedir. Bu beş on dakikada kimsenin başaramayacağı işler yaparlar. Ne siz ne de başka biri bunu, bu şekilde yapabilir.

Târık Bin Ziyâd, Cebelitarık Boğazı’ndan karşıya geçtiğinde yeni fırsatları gördü. Yeni durumu iyi okudu ve bu durum karşısında sonuç getiren güzel kararlar verdi. Kendi cesaretini, arkadaşlarının cesaretine bağladı ve muvaffak oldu. Bunları kısa zamanda yaptı ama ismi hâlâ yaşıyor.

Kilit adamlara tavsiyeler

  • Her zaman haklı olmanız önemli değildir. Her zaman gayret etmeniz önemlidir.
  • Dâhiler, kahramanlar, kilit adamlar ve vazgeçilmezler, her zaman dâhi ve kahraman değillerdir. İleriye doğru küçük atılışlar yapabiliyorsa o zaman, dâhi, kahraman ya da kilit adamdırlar.
  • Kilit adamların başları sürekli yukarıdadır. Bu, onları yıpratabilir. Fırsatını kollayıp büyük işinizi yaptıktan sonra gerçek hayatınıza dönebilirsiniz.
  • Kilit adamın iki motoru vardır: Kavrayış çabukluğu ve cesaret.
  • Kilit adamlar normal zamanların adamları değildirler. Siz bir kilit adam iseniz, değişim zamanlarının ve büyümenin olduğu yerlerin adamısınız demektir.
  • Kilit adamlara bilgi gerek olduğunda, apar topar bir yerden bulduklarına bel bağlamazlar. Onlar için geçerli bilgi, iyi muhakemeyle birleşmiş, derinliği olan, mesnedi hakiki yere bağlı bilgidir.
  • Vazgeçilmezler, acemi şansına çok kıymet vermezler. Mevcut durumu herkesten daha iyi anlamaya çalışırlar.
  • Vazgeçilmez işler yapan kilit adamlar; başarıyı kendilerine bağlamamaya dikkat etmelidirler.
  • Besmele ile başladığınız işi şükürle bitirip neticesini Hazreti Allah’a havale edebiliyorsanız siz de bir kilit adam oldunuz. Şimdi zihninizi rahatlatıp yeni fırsatları bekleyebilirsiniz…

En Yeniler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı